Blog
Parthenon’un Batı Cephesi 220 Yıldır En Eksiksiz Haline Kavuştu
Atina’da 2017’de başlayan proje; anıtın üçgen alınlıklarından birine yeni mermer blokların çıkarılması, taşınması, elle oyulması ve yerleştirilmesini içeriyordu.
www.arkeofili.com
2017’de başlayan restorasyon çalışmasının ardından Atina Akropolisi’ndeki Parthenon’un batı alınlığına iki yeni mermer blok yerleştirildi.

Batı alınlığındaki boşluklar mermer bloklarla dolduruldu. C: Acropolis Restoration Service
Atina’da 2017’de başlayan proje; anıtın üçgen alınlıklarından birine yeni mermer blokların çıkarılması, taşınması, elle oyulması ve yerleştirilmesini içeriyordu.
Koruma uzmanları, ikonik tapınağın batı alınlığına mermer levhalar ekleyerek anıtın önemli bir bölümünü restore etti. Tanrıça Athena’yı onurlandırmak için inşa edilen Parthenon, MÖ 5. yüzyıldan bu yana Atina’nın üzerindeki kayalık tepede yükseliyor.
Akropolis Restorasyon Servisi’ne göre yeni mermer eklemeleri, alınlığı son 220 yılın en eksiksiz haline getiriyor. Yapı son 2.500 yıl boyunca depremler, askeri çatışmalar, hava kirliliği ve iyi niyetli ancak zararlı olan tarihsel restorasyon çabaları nedeniyle yıpranmıştı.
Yaklaşık 220 yıl önce, Yedinci Elgin Kontu Thomas Bruce adlı bir İngiliz aristokrat; Parthenon’un doğu ve batı cephelerinde mermer heykeller ve panellerin bulunduğu üçgen yapılar olan alınlıklarından pek çok dekoratif öğeyi söküp aldı. Parçaları İngiltere’ye taşıdı ve daha sonra İngiliz hükümetine sattı. Toplu olarak “Parthenon mermerleri” ya da “Elgin mermerleri” olarak bilinen eserler, o günden beri Londra’daki British Museum’da sergileniyor.
Son yıllarda British Museum ile Yunanistan hükümeti, eserlerin olası bir biçimde Yunanistan’a iadesine ilişkin hassas müzakerelerde bulunuyor. Bu arada restorasyon ekipleri, alınlıklardan birinin mimari çerçevesini onarmak için yoğun biçimde çalışıyordu.
Ekipler yakın zaman önce iki yeni mermer bloğu yerleştirmeyi tamamladı. Taşlar yalnızca antik yapıdaki uzun süredir var olan boşlukları doldurmaya yardımcı olmuyor. Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, taşların aynı zamanda “Parthenon’un batı yüzünün benzersiz oranlarının ve geometrik mükemmelliğinin yeniden görülebilmesine” olanak sağladığını söylüyor. Mendoni, “Manzara gerçekten nefes kesici” diye ekliyor.

Batı alınlığının restorasyonu zorlu bir projeydi. C: Acropolis Restoration Service
2017’de başlayan çalışma karmaşık ve zorlayıcıydı. Restorasyon uzmanlarının önce yaklaşık 32 kilometre uzaklıktaki Dionysos taş ocağından yeni mermer temin etmesi ve taşıması gerekti. Ardından taşları elle yontmak, doğru yüksekliğe kaldırmak ve mevcut yapının içine özenle yerleştirmek zorundaydılar. Bir blok, iki antik parçayı onarmak için yeni mermer takviyeleri kullanılarak restore edilirken diğeri tamamen yeni mermerden yapıldı.
Akropolis Restorasyon Servisi’nin (YSMA) açıklamasına göre “Mermer taşların büyük boyutları ve ağırlıkları nedeniyle proje, ‘cerrahi’ bir hassasiyet ve yenilikçi teknik çözümler gerektirdi.”
Taşlar Mart ayı başında yerleştirildi. Ancak Akropolis Restorasyon Servisi, projenin tamamlandığını Haziran ayı ortasında, iskele sökülerek batı cephesinin engelsiz görünümü ortaya çıktığında duyurdu.
Mendoni, “Anıt için, Akropolis için ve dünya kültürü için tarihi önemde bir an. Bizi gurur duyuran fakat aynı zamanda Batı uygarlığının en önemli sembolünü korumak ve sergilemek için yürütülen büyük çalışmayı aynı tutarlılıkla sürdürme sorumluluğuyla da dolduran bir an” diyor.
Parthenon’daki modern restorasyon çabaları, Yunanistan’ın demokrasiye dönüşünün ardından 1975’te başladı. Ekipler batı cephesini restore etmenin yanı sıra yakın zamanda merkezi iç oda olan cella üzerinde de çalışıyor.
Neredeyse sürekli olarak iskeleyle kaplı olmasına karşın milyonlarca turist her yıl Parthenon’u ziyaret etmeyi sürdürüyor. Bu yapı, 1987’den bu yana UNESCO Dünya Mirası alanı olan ünlü Atina Akropolisi’ni oluşturan anıtlardan biri. Akropolis aynı zamanda MÖ 426 ile 421 yılları arasında inşa edilmiş Athena Nike Tapınağı’na ve MÖ 5. yüzyılın sonlarına doğru inşa edilmiş Erechtheion’a da ev sahipliği yapıyor.
Smithsonian Magazine. 24 Haziran 2026.


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >