Blog

Oca1

2020 Türkiye’sinden 7 Talihsiz Arkeoloji Olayı

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  NewsRestorasyonSkandalTahribatTalihsizTrajikomik

2020 Türkiye’sinden 7 Talihsiz Arkeoloji Olayı

Suratınızda acı bir gülümseme yaratabilecek bu olaylar, kültürel miras bilincinin hem yetkililer, hem de toplumun bazı kesimi tarafından tam kavranamadığını gösteriyor.

Geçtiğimiz senelerde takip ettiğimiz olaylardan biliyoruz ki, Türkiye’de yaşanan talihsiz arkeolojik olaylar hem yetkililer, hem de defineciler tarafından gerçekleştirilebiliyor.

Yaşanan bunca trajikomik olay, arkeologlar tarafından yapılan bilimsel araştırmaları kesinlikle gölgede bırakmamalı. Güzel şeylerin de olduğunu görmek isterseniz sizi 2020 yılında Türkiye'de yapılan en önemli arkeolojik keşifler görmeye davet ediyoruz.
 

7- Antik kentte kazı yapan defineci, profesöre yakalandı

Çanakkale’de yüzey araştırması yapan profesör, antik kentin olduğu arazide çukur kazan defineciyi suç üstü yakaladı. Şaşırtan karşılaşma, sadece Türkiye’de olabilecek olaylar arasında yerini aldı.

Çanakkale, Gelibolu Yarımadası’nda arkeolojik yüzey araştırması yapan Prof. Dr. Reyhan Körpe, Roma İmparatorluğu’na ait Coela Antik Kenti’nin yerini tespit etti. Antik kentin bulunduğu arazideki araştırmaları sırasında bir barakaya rastlayan profesör, barakanın içinde bir define çukuru olduğunu gördüğünde büyük bir şaşkınlık yaşadı. Bu sırada Körpe’nin sesini duyup çukura inen merdivenlerden bir kişi çıktı. Körpe, bu kişiye ne yaptığını sorduğunda, ‘Su arıyorum’ yanıtını aldı. Ancak Körpe bu cevaptan tatmin olmadı ve Eceabat İlçe Jandarma Komutanlığı’nı telefonla arayıp, durumu bildirdi. Kısa süre sonra olay yerine gelen jandarma ekipleri, bu kişiyi ifadesini almak üzere karakola götürdü. Şüpheli kişinin, kazı yaptığı arazinin kendisine ait olduğu, daha öncede zeytin fidanı dikmek için çukur kazdığında antik kalıntılar bulduğunu söylediği öğrenildi.
 

6- Defineciler Mersin’deki Gülek Yazıtı’nı deldi

Mersin’in Tarsus ilçesinde yer alan ve herkesten uzak, kendi halinde duran bir antik yazıt, defineciler tarafından tam ortasından delindi.

Halk arasında İskender Yazıtı olarak da bilinen tarihi yazıt, aslında Kilikya bölgesinin sınırını belirtiyordu. Ancak defineciler, yazıtın arkasında “altın” bulma umuduyla tarihi yazıtı farklı yerlerinden deldi. İmparator Caracalla tarafından yaptırılan yazıt, otoyol inşaatından önce yoldan görülebiliyordu ancak yolun yükseltilmesinden sonra günümüzde oldukça alçak bir seviyede kaldı ve sadece bir merdiven yoluyla yanına inilebiliyor. Yazıta göre buranın kuzeyi Kapadokya, güneyi de Kilikya bölgesi olarak geçiyor.

5- Çorum’da 100 yıldır dua edilen türbe boş çıktı

Çorum’da insanların yaklaşık 100 yıldır dilek dileyip dua ettiği Garip Dede Türbesi’nin içi boş çıktı.

Çorum’da insanların dilek dileyip, dua ettiği yaklaşık 100 yıllık Garip Dede Türbesi, yol yapım çalışması nedeniyle kaldırıldı. Yapılan kazıda, türbedeki mezarın boş olduğu ortaya çıktı. Yavruturna Mahallesi’nde yer alan Garip Dede türbesi, Gazi Caddesi’ni Kıbrıs Caddesi’ne bağlamak için yapılması planlanan yol nedeniyle kaldırıldı. Mahalle Muhtarı Metin Kaşar, “İtinalı bir şekilde kazı yapıldı. Belli bir seviyeden sonra küreklerle kazı yapıldı, içinden herhangi bir kemik çıkar diye. Ancak hiçbir şey çıkmadı.” dedi.
 

4- Galata Kulesi’ndeki özgün ve taşıyıcı duvar hilti ile parçalandı

Sosyal medyada dolaşıma giren bir video sayesinde, tarihi Galata Kulesi’nin duvarlarının hilti ile yıkıldığı ortaya çıktı.

Yıkımın büyük tepki toplaması üzerine, önce yıkılan yapının muhdes yapı olduğu (sonradan ekleme) açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, iddiaların asılsız olduğunu, ancak kullanılan yöntemler konusunda ilgili firmaya yaptırım uygulanacağını söyledi. İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı tarafından yayınlanan rapora göre, Galata Kulesi’nde hilti ile yıkımı gerçekleştirilen duvar, özgün ve yapının taşıyıcı duvarıydı. Raporda ayrıca restorasyon uygulamasının, herhangi bir onaylı restorasyon projesi olmadan başlatıldığı ifade edildi.

3- Ankara İngiliz Enstitüsü’ndeki arkeolojik tohumlara el kondu

Türkiye, Ankara’daki İngiliz Enstitüsü’nün arkeolojik ve modern tohum koleksiyonlarına el koydu.

Türkiye’nin en saygın yabancı araştırma enstitülerinden biri olan Ankara’daki İngiliz Enstitüsü’nden ülkenin en eski ve en zengin arkeobotanik ve modern tohum koleksiyonlarına el koydu. Tohumlar, iki yıl önce hayatını kaybeden arkeobotanikçi Gordan Hillman’ın mirasıydı. Yetkililerinin 108 kutu arkeobotanik numuneyi ve modern tohum referans koleksiyonlarından oluşan dört dolabı devlet tarafından işletilen Ankara’daki müze depolarına götürdüğünü belirtildi. Söz konusu koleksiyon, kullanmak isteyen herkese açık olan küçük bir araştırma tesisiydi. Tohumlara el koyma işleminin resmi gerekçesi, 3 Eylül 2019’da yayınlanan bir kararnameye dayanıyordu. Bu kararname, hükümete yerel bitki ve tohumların kontrolünü üstlenme ve üretim ve satışlarını düzenleme yetkisi veriyordu.

2- Adnan Oktar’ın kaçak fosilleri milyonlarca yıllık çıktı

Adnan Oktar’ın Ankara’daki iki lüks villasında bulunan fosillerin, Devoniyen ve Kretase dönemlerine ait olduğu anlaşıldı.

Harun Yahya takma ismiyle de bilinen Adnan Oktar’ın Ankara’daki iki evine yapılan baskında çok sayıda bitki ve hayvan fosili bulundu. Evlerden birinde 802, diğerinde 77 adet bitki ve hayvan fosili ile çeşitli hayvanlara ait kafatasları ele geçirildi. Ele geçirilen eserler, Türkiye’deki müzelerde sergilenen fosil sayısıyla yarışabilecek düzeyde. DHA’nın haberine göre kaçak yollarla yurt dışından ülkeye getirilen fosillerin, Oktar grubuna gelir sağlamak amacıyla piyasaya sunulmak istendiği saptandı. 

1- Tarihi çeşmenin kitabesine vekilin babasının adı yazıldı

Fatih semtinde yer alan tarihi I. Mahmud Çeşmesi kitabesinin içeriği değiştirildi ve İstanbul milletvekilinin babasının adı eklendi.

2018’de restorasyonu tamamlanan İstanbul Fatih’teki I. Mahmud Çeşmesi kitabesinin içeriği değiştirilerek, kitabeye orijinalinde bulunmayan eklemeler yapıldı. Kitabeye adı eklenen Ahmed Zeki Çamlı, AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı’nın 2017 yılında vefat eden babasıydı. Kitabenin orjinali “Ayn-ı dilcûy-ı şifa çeşme-i Sultan Mahmud” şeklinde bitiyordu. Ancak yapılan eklemeyle artık şöyle yazıyor: “Sahibü’l hayrat merhum Ahmed Zeki Çamlı ruhiçün el fatiha”

 

www.arkeofili.com

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için