Blog

Nis12

5.000 Yıl Önce Megalitik Mezar İnşası Neden Bırakıldı?

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Antik DNAÇöküşGöçHastalıkMegalitikNeolitik



5.000 Yıl Önce Megalitik Mezar İnşası Neden Bırakıldı?

Bu süregelen belirsizliklere karşın, yeni çalışmanın sonuçları Neolitik gerilemenin yaygın niteliğini doğrular görünüyor ve megalitik mezar inşasının sona erişinin gerçekten Avrupa genelinde yaşanan toplu bir yok oluşla bağlantılı olduğuna işaret ediyor.

 

www.arkeofili.com

 

İnsanlar 5.000 yıl önce megalitik mezar inşa etmeyi bıraktıktan sonra bunları, güneyden gelen başka topluluklar kullanmaya devam etti.

 

İrlanda’daki Newgrange, en ikonik Neolitik mezarlardan biri. C: Wikimedia Commons

Karmaşık megalitik mezarların inşası Avrupa’daki Neolitik dönemin belirgin özelliklerinden biriydi. Ancak bu pratik MÖ 4. binyılın sonunda oldukça ani bir biçimde sona ermiş gibi görünüyor. Bu ani değişimi açıklamak için pek çok hipotez öne sürüldü. Yeni bir çalışma ise nedenin “Neolitik gerileme” olarak bilinen büyük bir nüfus çöküşüyle bağlantılı olabileceğini ileri sürüyor.

İskandinavya’daki önceki genetik analizler, megalitik mezar inşasının sona erişinin nüfusta hızlı bir değişimle, yani Neolitik çiftçilerin Avrasya Bozkırı’ndan gelen göçmen bir dalgasıyla yer değiştirmesiyle eş zamanlı olduğunu ortaya koymuştu. Benzer bir olgunun Avrupa’nın başka yerlerinde de yaşanıp yaşanmadığını test etmek amacıyla çalışmanın yazarları, Paris yakınlarındaki Bury’deki allée sépulcrale Neolitik mezarına gömülen 132 kişinin DNA’sını inceledi.

Sonuçlar, mezarın iki ayrı evrede kullanıldığını ortaya koyuyor. Birinci evre yaklaşık MÖ 3.200 ila 3.100 yılları arasına uzanıyor ve yerel soydan gelen bireylerle karakterize ediliyor. İkinci evre ise İber Yarımadası ve güney Fransa kökenli cesetlerden oluşuyor. Bu durum, yaklaşık MÖ 2.900 civarında başlayan bir nüfus değişimine işaret ediyor.

Çalışmanın yazarı Frederik Seersholm, “İki gömüt evresi arasında belirgin bir genetik kırılma görüyoruz. Çöküşten önce ve sonra mezarı kullanan insanlar, birbirinden tamamen farklı iki nüfus gibi görünüyor. Bu bize, bir nüfusun gerilemeye ve bir diğerinin ortaya çıkmasına yol açan büyük bir kırılma gibi önemli bir şeyin yaşandığını söylüyor” diyor.

Araştırmacılara göre bu sonuçlar, MÖ 3. binyılın başında nüfus değişiminin kanıtlarını ortaya koyan Almanya, Danimarka ve İsveç’teki diğer Neolitik mezarlardan elde edilen bulgularla örtüşüyor. Bu bulgular bir bütün olarak, megalitik mezar inşacısı toplulukların yok olmasının ve ardından güney Avrupa ya da Avrasya Bozkırı’ndan gelen göçmenler tarafından yerlerinin alınmasıyla yaşanan yaygın bir Neolitik gerilemeye işaret ediyor.

Yabancı DNA taşımalarının yanı sıra, bu geç dönem göçmenler özgün mezar inşaatçılarıyla karşılaştırıldığında kültürel farklılıklar da sergiliyor. Bu farklılıklar özellikle cenaze pratikleriyle ilgili. Bury’de örneğin birinci evre gömütleri tipik olarak mezarın ana eksenine hizalanmış ve cesetler uzatılmış biçimde yerleştirilmişti. İkinci evre gömütleri ise böyle bir hizalama göstermiyor ve cesetler kıvrılmış biçimde yerleştirilmişti.

Dolayısıyla asıl büyük soru, kıta genelindeki bu Neolitik gerilemenin nedenine ilişkin. İpuçları arayan çalışma yazarları, Bury’deki birinci evrenin olağandışı biçimde yüksek sayıda bebek ve çocuk iskelet içerdiğine dikkat çekiyor. Bu durumun, “özellikle genç bireyleri etkileyen aşırı ölüm oranına, belki de savaş, kıtlık veya salgın hastalık gibi felakete yol açan bir olaya işaret ettiğini” yazıyorlar.

Çalışma yazarları ayrıca Bury’deki birinci evre iskeletlerinde veba hastalığına neden olan Yersinia pestis gibi ölümcül patojenlerden yüksek oranda DNA buldular. Bu durum, Neolitik gerilemenin bir salgın hastalıktan kaynaklanmış olabileceği ihtimalini gündeme taşıyor. Bu görüş daha önce de öne sürülmüştü fakat şu aşamada tartışmalı ve spekülatif bir hipotez olma özelliğini koruyor.

Çalışmanın yazarı Martin Sikora, “Yalnızca vebanın nüfus çöküşüne yol açtığını kesin olarak söyleyecek güçlü bir kanıt mevcut değil; ancak toplam hastalık yükü, birkaç katkıda bulunan etkenlerden biri olmuş olabilir” diyor.

Bu süregelen belirsizliklere karşın, yeni çalışmanın sonuçları Neolitik gerilemenin yaygın niteliğini doğrular görünüyor ve megalitik mezar inşasının sona erişinin gerçekten Avrupa genelinde yaşanan toplu bir yok oluşla bağlantılı olduğuna işaret ediyor. Bir aradan sonra, bu Neolitik toplulukların inşa ettiği ortaklaşa mezarlar, nüfus çöküşünün yarattığı yeni boş topraklara yayılan ayrı kültürler tarafından yeniden kullanıldı.

Araştırmacılar şu sonuca varıyor: “Dolayısıyla hem İber’in kuzeye yönelik göçünün hem de bozkırdan genişlemenin Neolitik gerilemeye bağlı yanıtlar olduğu ihtimalini göz önünde bulundurabiliriz. Çünkü yaygın demografik daralma, komşu grupların içine yayılabileceği bir boşluk yaratmış olabilir.”


IFL Science. 10 Nisan 2026.

Makale: Seersholm, F.V., Ramsøe, A., Cao, J. et al. (2026).

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için