Blog

Tem8

Amerika’nın İlk Özgür Siyahilerinden Birinin Mezar Taşı Keşfedildi

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  BostonKöleSiyahi



Amerika’nın İlk Özgür Siyahilerinden Birinin Mezar Taşı Keşfedildi

Mezar taşının üzerine Boston’ın kendi seçtiği ad olan “Boston” yazılmış ve üzerinde, New England’da 17. ve erken 18. yüzyıl mezar taşlarında yaygın bir imge yer alıyor: ölüm başı.

 

www.arkeofili.com

 

Koruma uzmanları ekibi, Sebastian adında köleleştirilmiş ama daha sonra 1729’da özgür olarak ölen bir adamın mezar taşını keşfetti.

 

Massachusetts, Boston’da 18. yüzyılda ölen, eskiden köle olan “Boston” adlı adamın mezar taşı. C: Boston Parks and Recreation Department

Boston Belediye Başkanı Michelle Wu, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmasında, “Bu keşif, büyük olasılıkla Amerika’da özgür bir siyah kişiye ait en eski mezar taşlarından biri. Başından beri oradaydı. Bizim yalnızca gidip bakmamız ve bu hikâyeyi paylaşmamız gerekiyordu” dedi.

Mezar taşının üzerine Boston’ın kendi seçtiği ad olan “Boston” yazılmış ve üzerinde, New England’da 17. ve erken 18. yüzyıl mezar taşlarında yaygın bir imge yer alıyor: ölüm başı. Bu sembol, belki de ruhsal dirilişi simgelemek amacıyla, iki yanında kanatlar bulunan stilize bir kafatası içeriyor.

18. yüzyıl Amerikan yazısında “the” sözcüğü çoğu zaman, “th” sesini temsil eden ve “thorn” adı verilen, Y biçimli bir harfle kısaltılıyordu. Mezar taşlarında ayrıca sıklıkla “deceased” (merhum) sözcüğü ve ay adı da kısaltılıyordu. Biraz kafa karıştırıcı biçimde, 1752’den önce Amerikan kolonileri, tıpkı Britanya gibi, yeni yılın 25 Mart’ta başladığı Jülyen takvimini kullanıyordu. Boston’ın ölüm yılı mezar taşında 1728 olarak yazılı, ancak 28 Şubat’taki ölümü, modern Gregoryen takvimimizde aslında 1729’a denk geliyor.

Boston Parklar ve Rekreasyon Departmanı’na bağlı Tarihi Mezarlıklar Girişimi’nin direktörü Kelly Thomas, mezar taşını kentin üçüncü en eski mezarlığı olan Granary Mezarlığı’ndaki bir restorasyon projesi sırasında tanımladığını söylüyor. 1660’ta kurulan mezarlık, Bağımsızlık Bildirgesi’ni imzalayan Samuel Adams ile John Hancock’ın; ABD Bağımsızlık Savaşı subayı Paul Revere’in ve Afrika ile Yerli soyundan gelen, Boston Katliamı’nda öldürülen ilk Amerikalı olduğu düşünülen denizci Crispus Attucks’ın mezarları da dahil olmak üzere 5.000’den fazla mezar içeriyor.

Thomas, “Mezar taşlarının fotoğraflarını incelerken, taşın üzerinde” bir ad ve soyad yerine “yalnızca tek bir ad olduğunu fark ettim” diyor. Bu da Boston’ın öldüğünde ya köleleştirilmiş ya da özgür olduğunu düşündürüyordu. Thomas, tarihi kayıtlar üzerinde yaptığı bir araştırmaya dayanarak, Boston’ın köleyken taşıdığı adın Sebastian olduğunu ve onun ayrıca Bastian olarak da anıldığını belirledi.

Boston ve karısı Jane Lake hakkında şaşırtıcı miktarda bilgi kaydedilmiş. 1701’de, düzenli olarak ibadetlerine katıldıkları Boston’daki First Church’te, yine Jane adını verdikleri kızlarını vaftiz ettirdiler. Ancak tarihçi Gloria Whiting’in 2016 tarihli bir çalışmasında yazdığına göre, ikisi çocuk sahibi, evli bir çift olsa da, aynı zamanda ikisi de köleleştirilmişti ve farklı hanelerde yaşıyorlardı.

Boston, büyük olasılıkla 18. yüzyılın başlarında, onu kölesi olarak tutan John Waite’in 1702’deki ölümünden bir süre sonra özgürlüğüne kavuştu. Whiting’in çalışmasına göre, 1708’e gelindiğinde özgür Siyahları listeleyen bir belgede Boston adı yer alıyordu ve o, kentte çalışkan, elinden her iş gelen bir tamirci olarak ün kazanmıştı. 1729’da öldüğünde yaklaşık 30 yıldır özgürdü ve adına New-England Weekly Journal’da bir ölüm ilanı yayımlanacak kadar tanınıyordu. Bu, sömürge dönemi Amerika’sında köleleştirilmiş ya da azat edilmiş Siyahlar için ender görülen bir durumdu.

Wu ayrıca, son haftalarda Boston’daki arkeologların, 17 Haziran 1775’te gerçekleşen ünlü Bunker Hill Muharebesi’nden misket tüfeği kurşunları ve tüfek çakmaktaşları keşfettiğini söylüyor. Muharebe, Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın ilk aşamasında, Britanya Kraliyet güçleri ile New England birlikleri arasında yapıldı.


Live Science. 7 Temmuz 2026.

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için