Blog

Haz7


Buz Adam Ötzi'yi koruyan buzlar eriyip yeniden donmuş olabilir

Araştırma sonuçları, mumyanın yalnızca tarihî bir imsan kalıntısı olmadığını, aynı zamanda antik ve modern mikroorganizmaların bir arada bulunduğu dinamik bir ekosistem olduğunu gösterdi.

 

www.arkeolojikhaber.com

 

Bilim insanları dünyanın en meşhur mumyalaşmış bedeni üzerinde sıra dışı bir deneye imza attılar. Mumya, steril koşullarda yaklaşık beş saat boyunca 4 derece sıcaklıkta kontrollü olarak çözdürüldü ve mikrobik canlılar araştırıldı. Sonuçlarla ilgili açıklamaya göre Buz Adam'ın içindeki antik bağırsak bakterileri merak edilen bir çok soruya yanıt buldurabilir.

Buz Adam ve binlerce yıllık mikrobiyal çeşitlilik

5.300 yıl önce yaşamış ünlü Alp mumyası Ötzi'nin (Buz Adam) mikrobiyomunu şimdiye kadar yapılan en kapsamlı analizlerden biriyle incelendi. Araştırma sonuçları, mumyanın yalnızca tarihî bir imsan kalıntısı olmadığını, aynı zamanda antik ve modern mikroorganizmaların bir arada bulunduğu dinamik bir ekosistem olduğunu gösterdi.

 Eurac Research Mumyalar Enstitüsü'nden Mohamed S. Sarhan, Marco Samadelli, Albert Zink ve Frank Maixner tarafından yürütülen araştırma ile ilgili bulgular, Microbiome dergisinin 3 haziran 2026 tarihli 14. cildinin 135 numaralı makalesi "The Iceman's microbiome: unveiling millennia of microbial diversity and continuity" başlıklı çalışmada yayımlandı.

Ötzi'nin bedenindeki mikroorganizmalar haritaladı

Araştırmacılar, DNA dizileme, metagenomik analiz ve kültür yöntemlerini bir araya getirerek Ötzi'nin bedenindeki mikroorganizmaları ayrıntılı biçimde haritaladı. Analizlerde, antik bağırsak mikrobiyotasına ait olduğu düşünülen Romboutsia hominis, Ruminococcus bromii, Treponema succinifaciens ve çeşitli Clostridium türlerinin izlerine rastlandı. Bu bakterilerin DNA'larında gözlenen yaşlanma hasarları, söz konusu mikroorganizmaların modern kirlenme değil, Tunç Çağı öncesinden kalmış özgün biyolojik kalıntılar olduğunu gösterdi.

Çalışmada ayrıca, mumyanın korunma süreci boyunca bazı soğuk-sever maya türlerinin yüzeyde çoğaldığı belirlendi. Özellikle Glaciozyma watsonii, Mrakia robertii, Phenoliferia glacialis ve Goffeauzyma cinsine ait mayaların 2010 ile 2019 yılları arasında artış gösterdiği saptandı. Araştırmacılar bunun, Ötzi'nin günümüzde korunduğu eksi 6 derecelik ortamda dahi bazı mikroorganizmaların yaşamlarını sürdürebildiğine işaret ettiğini belirtti.

Bulgular, Ötzi'nin iç dokularındaki mikrobiyal toplulukların büyük ölçüde korunmuş olmasına rağmen dış yüzeyinde modern çevresel mikroorganizmaların etkisinin arttığını gösterdi. Bilim insanları, gelecekte mumyanın korunması için yalnızca fiziksel şartların değil, mikrobiyal değişimlerin de düzenli olarak izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Avrupa Bakır Çağı insanlarının bağırsak ekosistemi

Araştırmacılara göre çalışma, Avrupa Bakır Çağı insanlarının bağırsak ekosistemine ilişkin şimdiye kadarki en ayrıntılı biyolojik referanslardan birini sunarken, antik mumyaların korunmasında mikrobiyal gözetimin önemini de ortaya koyuyor.

Ötzi birkaç kez çözülüp yeniden donmuş olabilir

Araştırmacılar, Ötzi'de bulunan bazı soğuk-sever maya türlerinin antik DNA izleri taşıdığını belirledi. Bu durum, mikroorganizmaların binlerce yıl boyunca mumyayla birlikte varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Bilim insanlarına göre bu bulgu, Ötzi'nin ölümünden sonraki yaklaşık ilk 1.500 yıl içinde birkaç kez çözülüp yeniden donmuş olabileceği yönündeki görüşlerle uyumlu.

Bilim insanları Ötzi'yi kontrollü şekilde çözdü

Araştırma kapsamında mumya, steril koşullarda yaklaşık beş saat boyunca 4 derece sıcaklıkta kontrollü olarak çözdürüldü. Eriyen buz ve su örnekleri toplandı, Deri ve yumuşak doku örnekleri alındı, Vücudun farklı bölgelerinden sürüntü örnekleri toplandı, Müze havası, nemlendirme suyu ve Ötzi'nin bulunduğu bölgeden alınmış eski toprak örnekleri de analiz edildi. Bu yöntem sayesinde antik ve modern mikroorganizmalar birbirinden ayrıştırılabildi.

Beş bin yıllık soğuk savar mayalar laboratuvarda yeniden üretildi

Araştırmacılar, Ötzi'nin vücudundan tespit edilen dört farklı soğuk-sever maya türünün canlı kolonilerini laboratuvarda üretmeyi başardı.

Buna karşılık, Ötzi'nin bağırsak mikrobiyotasına ait olduğu düşünülen antik bakteriler kültürde büyütülemedi.

Bilim insanları, canlı maya kolonilerini "zamanda korunmuş biyolojik kapsüller" olarak tanımlıyor.

Çalışma, Ötzi'nin yalnızca tarihî bir kalıntı değil, aynı zamanda halen biyolojik süreçlerin devam edebildiği bir mikro-ekosistem olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar, özellikle soğuk-sever maya ve mantarların kontrol altına alınamaması halinde uzun vadede deri ve dokular üzerinde bozucu etki oluşturabileceğini belirtiyor.

Bu nedenle uzmanlar, sıcaklık ve nem kontrolüne ek olarak düzenli mikrobiyolojik takip yapılmasını öneriyor.

Stanford Üniversitesi'nden Alp arkeolojisi uzmanı Patrick Hunt, Ötzi'yi "20. yüzyıl ve günümüz arkeolojik biliminin en önemli keşiflerinden biri" olarak tanımlıyor.

Ötzi üzerinde yapılan araştırmalar sayesinde:

Bakır Çağı insanlarının beslenme alışkanlıkları,
Dövme uygulamaları,
Saç ve sağlık durumları,
Kullanılan giysiler,
Uzun mesafeli ticaret ağları,
Avrupa'nın en eski bakır baltalarından biri hakkında ayrıntılı bilgiler elde edildi.

Arkeolojikhaber.com

Kaynak: Springer

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için