Blog
Çeşitli Toplumlarda Uygulanan Yamyamlık Neden Ortadan Kalktı?
Yeni bir çalışmaya göre, bunu uygulayan toplumlar için fazla maliyetli hâle geldi; uzun vadeli insan tüketimi salgınları körükledi ve nihayetinde nüfusun azalmasına katkıda bulundu.
www.arkeofili.com
Yamyamlık insanlık tarihinde defalarca ortaya çıksa da günümüzde en güçlü tabulardan biri. Peki neden tekrarlansa da nadiren kalıcı oluyor?

C: Wikimedia Commons
Yamyamlık tesadüfen ortadan kalkmadı. Yeni bir çalışmaya göre, bunu uygulayan toplumlar için fazla maliyetli hâle geldi; uzun vadeli insan tüketimi salgınları körükledi ve nihayetinde nüfusun azalmasına katkıda bulundu.
Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan çalışma, yamyamlığın “biyolojik olarak sürdürülemez” olduğu sonucuna varıyor. Wroclaw Üniversitesi’nden Dr. Michal Misiak ve Prag’daki Charles Üniversitesi’nden Dr. Petr Turecek, bir matematiksel model kullanarak yamyamlığın uzun vadede uygulandığında, ona izin veren nüfusların azalmasına yol açtığını buldu.
Yamyamlık, insan toplumlarındaki en yaygın tabulardan biri. Ancak arkeolojik, etnografik ve tarihsel kanıtlar, bunun hem aşırı kıtlık dönemlerinde hem de ritüel bağlamlarda farklı insan topluluklarında defalarca ortaya çıktığını gösteriyor. Şimdiye dek araştırmacılar, yamyamlığın öncelikle bir hayatta kalma stratejisi mi yoksa simgesel ve ritüel anlam taşıyan bir uygulama mı olduğunu tartışıyordu. Yeni çalışma, uzun vadeli sonuçlarını incelemek için her iki fikri tek bir modelde birleştiriyor.
Wroclaw Üniversitesi’nin basın açıklamasında görüşlerine yer verilen Misiak, “İnsan bedenine potansiyel bir besin kaynağı olarak baktık; hem enerji kazanımlarını hem de gizli maliyetleri inceledik. Kalori açısından, özellikle bir insanı ele geçirmenin zorluğu düşünüldüğünde, insan ortalama bir öğün olarak çıkıyor karşımıza. Ancak asıl sorun başka yerde: enfeksiyon riski. Patojenlerin işi daha kolay, çünkü neredeyse birebir aynı fizyolojiye sahip bir organizmaya giriyorlar” diyor.
Araştırmacılar, en büyük tehdidin yamyamlık yinelendiğinde ortaya çıktığını buldu. Bir yamyamın bir diğerini tükettiği “tüketim zincirleri” adı verilen durumlarda, hastalık riski katlanarak artıyor. Isıl işlem, bakteri ve virüs sayısını azaltsa da, kuru gibi ölümcül nörolojik hastalıklara yol açan ısıya dayanıklı proteinler olan prionları ortadan kaldırmıyor.
Model, yamyamlığın yalnızca çok dar koşullar altında sürdürülebilir olduğunu buldu. Örneğin aşırı açlığın, insan etini ele geçirmenin düşük maliyetiyle birleştiği durumlarda. Ancak uygulama yaygınlaştığında, salgın maliyetleri besinsel faydaları hızla geçiyor ve nüfusun çöküşüne yol açıyor.
Yazarlara göre, bu gizli biyolojik maliyetler, insanlığın en güçlü tabularından birinin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuş olabilir. Yamyamlığa karşı kültürel yasakların rastgele ya da keyfi olmadığını, önemli bir koruyucu işlev gördüğünü savunuyorlar.
Misiak, “Tabular, evrimsel bir güvenlik sigortası gibi işliyor. Sonuçlarımız, bunun artan salgın riskine karşı biyolojik olarak haklı bir yanıt olduğunu gösteriyor. Yamyamlığı sınırlamayan toplumlar en basit açıklamayla hayatta kalamadı.”
Science in Poland. 19 Temmuz 2026.
Makale: M. Misiak, & P. Turecek (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >