Blog

Ağu10

Daskyleion’da, Kente İçme Suyu Taşıyan Borular Bulundu

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  BalıkesirDaskyleionİlk Çağ

Daskyleion’da, Kente İçme Suyu Taşıyan Borular Bulundu

Söz konusu su boruları, o dönemde Manyas Gölü tarafında henüz yeri tespit edilemeyen bir kaynaktan suyun şehre taşınmasını sağlıyordu.

www.arkeofili.com

Balıkesir’de yer alan İlk Çağ kenti Daskyleion’da yürütülen arkeolojik kazılarda, sağlam bir şekilde içme suyu hattı ortaya çıkarıldı.


Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, Manyas Gölü’nün yakınlarında yer alan Daskyleion Antik Kenti’nde bu sezon yürütülen kazı çalışmalarında, 10 metre uzunluğunda, yaklaşık 2.500 yıllık su hattına ulaşıldı.

Daskyleion, Küçük Asya’nın birçok antik Yunan yerleşimine ev sahipliği yaptığı zamandan beri Balıkesir’in Bandırma ilçesinde Manyas Gölü kıyısında yer alıyor. Antik kentte Tunç Çağı’ndan itibaren zayıf da olsa insan izlerine rastlanıyor ve MÖ 8. yüzyıldan itibaren bu izler yoğunlaşıyor. İlk Çağ’da ise Daskyleion önemli bir kentti.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden kazı başkanı Prof. Dr. Kaan İren, kazıda buldukları pişmiş topraktan yapılmış, kalın su borusu olan künklerin, milattan önce 4. yüzyıla ait olduğunu söylüyor.

Söz konusu su boruları, o dönemde Manyas Gölü tarafında henüz yeri tespit edilemeyen bir kaynaktan suyun şehre taşınmasını sağlıyordu.

Prof. Dr. Kaan İren, suyun küçük bir havuzdan geçtikten sonra şehre, güneye doğru künkler vasıtasıyla aktarıldığını söylüyor.

“Künklerde yer yer kontrol noktaları saptadık. Bu kontrol noktaları, künklerde suyun kirecinden dolayı bir tıkanma olursa bu noktalar sayesinde bir tel vasıtasıyla veya bir başka aletle bu künklerin tekrardan kullanıma açılması, suyun rahatça akmasını sağlıyor. Bu yapı kesinlikle bir su altyapı sistemidir ve içme suyu sağlamaya yönelikti. Bu dönemdeki künkler pişmiş topraktan imal ediliyordu ve kireçten harçlarla birlikte birbirine tutturuluyordu.”

“Bu malzemeler zayıf malzemeler, yer yer kırılabiliyor. Bizim elimize geçen künkler, güzel korunmuş olarak geçti. Herhangi bir bozulma, yıpranma büyük ölçüde görmedik. Künklerin üstünde kısmen korunmuş bir döşeme gördük, o döşemeyi kaldırdıktan sonra künklerin bu döşemenin altından geçtiğini gördük. Başka şehirlerde, başka forumlarda bu künklerin toprak üstünde de kullanıldığını biliyoruz.”

Künklerin kente doğru gidiş yönü ile herhangi bir çeşme binasıyla buluşup buluşmayacağına ilişkin araştırmalar sürüyor.

Daskyleion Antik Kenti

Daskyleion, kelime anlamı olarak ‘Daskylos’un Yeri’ demek. Damaskus’lu Nikolaos’tan öğrendiğimize göre, MÖ 7. yüzyıl başlarında hanedan kavgaları nedeniyle Lidya’dan sürgün edilen efsanevi Lidya kralı Daskylos, bugünkü güney Marmara Bölgesi’ne antik adıyla Hellespontos Phrygia’sına gelmiş ve burada göl kıyısına yerleşmişti. Yerleşim Daskyleion adını alınca, göl ise “Daskylitis Limme” olarak anılmaya başladı.

MÖ 547 yılından itibaren “Anadolu’da Genel Valilik Merkezleri” oluşturan Persler, hem Hellespontos’a yakın, hem de yaban kuşlarının ve balığın bol olduğu bir göl kıyısında verimli topraklara sahip, bugünkü Kuş Gölü’nün güneydoğusunda, konumlanmış Daskyleion’da (bugünkü adıyla Hisartepe) bir satraplık merkezi kurdu.

Daskyleion’un yeri ilk kez 1952 yılında Kurt Bittel tarafından belirlendi. 1954 yılında, Ekrem Akurgal burada kazılara başladı. 1960 yılına kadar kazılara devam eden Akurgal, buluntular arasında yer alan 500 adet Bulla’nın (mühür) bazıları üzerinde Xerxes adının bulunmasıyla, Pers Satraplık Merkezi’nin Hisartepe’de yer aldığını kanıtladı. Kazılara 1960 yılında ara verildikten sonra, 1988 yılında Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tomris Bakır Başkanlığı’nda tekrar başlandı. Daha sonra 2008 yılından itibaren de Muğla Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kaan İren başkanlığında kazılar devam ediyor.

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için