Blog

Ara12

İnsanlar Evrensel Bir Sözsüz İletişim Biçimine Sahip Olabilir

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Ana DilBilgiİletişimJest



İnsanlar Evrensel Bir Sözsüz İletişim Biçimine Sahip Olabilir

Araştırmacılar, çocukların aynı anda hem konuşup hem de jest yaptıklarında, jestlerinin kendi dillerinin kurallarına uygun olduğunu fark etti.

 

Begüm Bozoğlu - www.arkeofili.com

 

İngilizce ve Türkçe konuşan çocukların kullandıkları jestler arasında açık farklar vardı ancak konuşmadan yaptıkları jestler çok benzerdi.

 

 

Çocukların jest ve mimik kullanımını inceleyen yeni bir çalışma, konuşulan kelimeler olmadan var olan evrensel bir iletişim sisteminin var olabileceğini öne sürüyor. (C: Iurii Stepanov/Shutterstock)

Yeni bir çalışma, ana dilimizin erken yaşlarda bilgiyi aktarma şeklimizi etkilediğini gösteriyor, ancak aynı zamanda daha fazlasını da öneriyor.

Çocukların, yetişkinlerin kullandığı ortak konuşma jestleri (konuşmaya eşlik eden jestler) ile sessiz jestler (konuşmadan yapılan jestler) arasındaki farkları hangi yaşta geliştirdiklerini araştıran yeni bir çalışmada, potansiyel bir evrensel beden dili iletişim sisteminin varlığına işaret edildi.

Araştırmacılar, İngilizce veya Türkçe konuşan 3 ila 12 yaş arasındaki çocuklara odaklandı. Çocuklardan “eve koşmak” gibi belirli eylemlere işaret eden hareketleri ellerini kullanarak yapmaları istendi.

Georgia State Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Şeyda Özçalışkan’ın belirttiğine göre, olaylar hakkında konuşma şeklinize göre farklılık gösterdikleri için İngilizce ve Türkçe birincil karşılaştırmalardı.

Özçalışkan’a göre, Türkçe konuşuyorsanız, birinin eve koşan birini anlatmak istediğinizde cümleyi parçalamanız gerekir. “Koşuyor, sonra eve giriyor” diyorsunuz. Ama eğer İngilizceyse, kısa ve öz bir cümleyle “eve koştu” diyorsunuz. Dolayısıyla hem koşmayı (hareket biçimini) hem de girmeyi (hareket yolunu) İngilizce’de tek bir ifadeyle ifade etmek Türkçe’ye göre daha kolay.

Özçalışkan ve meslektaşları, esas olarak, jestlerin bu farklılıkları takip edip etmediğini ve çocukların bu kalıpları gelişimleri sırasında ne kadar erken öğrendiklerini anlamak istediler. Çocuklardan aynı eylemi iki kez anlatmaları istendi: İlk olarak konuşurken (konuşma ve konuşmaya eşlik eden jestler ile), ardından konuşmadan ve sadece ellerini kullanarak (sessiz jestler ile).

Araştırmacılar, çocukların aynı anda hem konuşup hem de jest yaptıklarında, jestlerinin kendi dillerinin kurallarına uygun olduğunu fark etti. Bu, İngilizce ve Türkçe konuşanların kullandıkları jestler arasında açık farklar olduğu anlamına geliyordu; ancak konuşmadan, jestleri tek başına kullandıklarında çocukların yaptıkları jestler oldukça benzerdi.

Özçalışkan’a göre, özellikle koşmayı ve girmeyi konuşmasında iki ayrı cümleyle ifade etmek zorunda kalan Türkçe konuşanlar için hem koşmayı hem de girmeyi tek bir jestle ifade etmek konuşmaya göre daha kolay. Yani konuşmadığınız zamanlarda jestlerin tarz ve yol ayrımını takip etmesi gerekmez ve bunları kolayca bir araya getirebilirsiniz.

İlginç bir şekilde, çalışma, bu kalıpların erken yaşta ortaya çıktığını, çocukların 3 ila 4 yaş civarında konuşulan dille ortak konuşma jestlerini kullanmaya başladıklarını ortaya koydu.

Daha önce yapılan bir çalışmada Özçalışkan ve meslektaşları, bu olguyu görme yetisine sahip olan ve olmayan yetişkinlerde incelemişti. Bu çalışmada da katılımcılar İngilizce ve Türkçe konuşanlar arasında bölünmüştü. Bu son çalışmada kullanılan yöntemlerin aynısını kullanan ekip, konuşmaya eşlik eden jestlerde aynı farklılıkları, sessiz jestlerde ise aynı benzerlikler bulmuştu. Bu şaşırtıcı bir sonuçtu, özellikle de gözleri görmeyen katılımcılar doğuştan kör olduklarından ve bu nedenle daha önce hiç kimsenin jestlerini görmediklerinden dolayı şaşırtıcıydı.

Şu ana kadar bu çalışmaların sonuçları, birçok katılımcının, henüz geleneksel işaret dilini öğrenmemiş sağır çocuklar tarafından kendiliğinden geliştirilen ve resmi olmayan bir işaret dili sistemi olan “ev işaret sistemi”ndekilere benzer jestler kullandığını gösterdi.

Özçalışkan’a göre, aslında gördüğümüz şey, örneğin erken işaret dillerinde gördüğümüz gibi, bu tür temel yapılardan bazıları.

Özçalışkan, bunun dil, görme veya işitme yeteneğimizden bağımsız olarak birbirimizle iletişim kurmamızı sağlayan bir tür evrensel jest sisteminin potansiyel varlığına işaret ettiğine inanıyor.

Bir sonraki adım ise görme engelli Türkçe ve İngilizce konuşan çocukları inceleyerek aynı kalıpların orada da ortaya çıkıp çıkmadığını görmek.


IFL Science. 7 Aralık 2023.

Makale: Özçalışkan, Ş., Lucero, C., & Goldin-Meadow, S. (2023).

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için