Blog

Ağu31


Kerempe Burnu’nda Bir Deniz Mirası: 1885’ten Günümüze Fener Hikâyesi

Deniz seviyesinden 82 metre yükseklikte yer alan bu fener, Sinop İnceburun’dan sonra Karadeniz’in ikinci en uç noktası olarak stratejik önemini koruyor.

 

www.arkeolojikhaber.com

 

Kastamonu’nun Cide ilçesinde Karadeniz’e bakan Kerempe Burnu’nda bulunan Kerempe Feneri, 1885’ten bu yana denizcilere yol gösteriyor. Fransız mühendisler tarafından inşa edilen fener, deniz seviyesinden 82 metre yükseklikte konumlanıyor ve Karadeniz’in ikinci en uç noktası olarak stratejik bir konuma sahip. Eskiden gaz lambasıyla çalışan fener, günümüzde elektrikli sisteme geçmiş durumda.

Karadeniz’in İkinci Uç Noktasında Bir Yol Gösterici
Kastamonu’nun Cide ilçesi sınırlarında, Aydıncık köyü Kerempe Burnu’nda konumlanan Kerempe Feneri, Karadeniz’in zorlu sularında seyreden denizciler için 1885 yılından bu yana hayati bir rehber niteliği taşıyor. Deniz seviyesinden 82 metre yükseklikte yer alan bu fener, Sinop İnceburun’dan sonra Karadeniz’in ikinci en uç noktası olarak stratejik önemini koruyor. Kerempe kelimesinin “uç burun” anlamına gelmesi, yapının coğrafi konumunun önemini pekiştiriyor. 140 yıllık geçmişiyle bu tarihi yapı, yalnızca denizcilik faaliyetlerinde değil, kültürel hafızada da önemli bir yere sahip.

Fransız Tasarımından Modern Elektrik Sistemine
Kerempe Feneri, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Fransız mühendisler tarafından inşa edilerek hizmete açıldı. Fenerin ilk dönemlerde gaz lambasıyla aydınlatıldığı, teknolojik gelişmelerle birlikte elektrikli sisteme geçtiği biliniyor. 80 saniyede tam tur yapan ve 20 saniyede bir ışık yayan fener, uzun yıllar boyunca kesintisiz hizmet verdi. Emekli fener bekçisi Mustafa Güler, ailesinin dört kuşak boyunca bu görevi sürdürdüğünü ifade ederek, “Büyük dedem 17 yıl, dedem 43 yıl, babam 30 yıl, ben ise 31 yıl fenercilik yaptım” sözleriyle mesleğin nesiller boyu süren bir gelenek olduğunu vurguluyor. Bu aktarımlar, Kerempe Feneri’nin yalnızca bir yapı değil, bölgesel bir kültürel miras unsuru olduğunu ortaya koyuyor.

Nazım Hikmet’ten Günümüze Kültürel İzler
Kerempe Feneri, yalnızca denizcilik tarihindeki rolüyle değil, edebiyata yansımasıyla da dikkat çekiyor. Türk edebiyatının önemli isimlerinden Nazım Hikmet Ran, Kuvayi Milliye Destanı’nda bu fenere yer vererek onu ulusal hafızada sembolik bir konuma taşımıştır. Bu durum, fenerin işlevsel olmasının ötesinde, kültürel ve sanatsal anlamda da derinlik kazandığını gösterir. Günümüzde de bölge halkı, fenerin hem turistik hem de tarihi bir değer olarak korunması gerektiği görüşünde birleşiyor.

Denizcilerin Kurtarıcısı: Yaşanmış Hikâyeler
Kerempe Feneri, tarih boyunca birçok denizcinin hayatında kritik bir rol oynadı. Mustafa Güler, yaşadığı bir olayı şöyle aktarıyor: “Kayıkla açılan bir balıkçı gece yolunu kaybetmiş. Fenerin ışığını görünce karayı bulmuş ve ‘fener sayesinde kurtuldum’ demişti.” Bu tür anlatılar, deniz fenerlerinin modern teknolojiler karşısında bile hâlâ vazgeçilmez bir güven unsuru olduğunu gösteriyor. Özellikle Karadeniz’in sert hava koşulları ve dalgalı denizleri düşünüldüğünde, Kerempe Feneri’nin önemi daha da belirginleşiyor.

Bugün Kerempe Feneri, bir yandan denizcilere yol göstermeye devam ederken, diğer yandan kültürel bir miras öğesi olarak korunması ve tanıtılması gereken yapılar arasında yer alıyor. Modern teknolojiye uyum sağlayan fener, tarihi kimliğiyle birlikte, geçmişle bugün arasında güçlü bir bağ kuruyor.


AA Özgür Alantor

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için