Çocuk Kitaplarımız

Strabon

Blog

May22

Midye Kabukları Tarihöncesi İnsanlar için Önemliydi

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  GelenekKabukMidyeSüsTakıTatlı suZanaat

Midye Kabukları Tarihöncesi İnsanlar için Önemliydi

6.000 yıl öncesinde Avrupa genelinde insanlar, süs eşyaları üretmek için tatlı su midye kabuklarını kullanmak gibi bir geleneği paylaşıyordu.

Tatlı su midyesinden yapılmış tarih öncesine ait kabuk süsleri. C: Jérôme Thomas

Yeni bir çalışma, 6.000 yıl öncesinde insanların, tüm Avrupa genelinde süs eşyaları üretmek için tatlı su midye kabuklarını kullanma geleneğini paylaştıklarını öne sürüyor.

Uluslararası bir ekip, Danimarka, Romanya ve Almanya gibi uzak yerlerde bulunmasına rağmen oldukça benzer görünen tarih öncesi kabuk süslerinden antik proteinler çıkardı ve tamamının tatlı su midyelerinden yapıldığını keşfetti.

Süsler, MÖ 4200-3800 yılları arasında yapılmıştı ve sahilde, daha farklı birçok kabuğun yer aldığı bölgelerde dahi bulunuyordu.

Arkeolojik kanıtlar, “çift düğmeliler” olarak bilinen süslemelerin, kollukları veya kemerleri süslemek için deriye baskılandığını öne sürüyor.

Araştırmanın baş yazarı Beatrice Demarchi, “Süslerin hepsinin tatlı su midyelerinden yapıldığını gördüğümüzde şaşırdık çünkü bu, malzemenin Avrupa’da nerede olurlarsa olsunlar ve hangi kültürel gruba dahil olurlarsa olsunlar, oldukça saygı duyulan bir malzeme olduğu anlamına geliyor. Çalışmamız, bu iki düğmelileri üretme şeklinde, Avrupa boyunca yayılmış kültürler arası bir geleneğin var olduğunu ortaya koyuyor.” diyor.

Tatlı su yumuşakçaları, tarih öncesinde hammadde kaynağı olarak çoğu zaman göz ardı edilmişti.  Çünkü birçok arkeolog, yerel kökenleri nedeniyle egzotik deniz kabuklarından daha az “prestijli” sayıldıklarına inanıyordu.

Makalenin eş yazarı Dr.André Colonese, “Süsler, Geç Mezolitik, Geç Neolitik ve Bakır Çağı kültürleriyle ilişkili. Bu grupların bazıları hala avcı toplayıcıları olarak yaşıyordu, ancak güneyde daha yerleşik bir yaşam tarzına geçiş yapan çiftçiler olarak da karşımıza çıkıyor.” diye aktarıyor.

“Bu süslerin sürekli olarak benzer görünmesi ve aynı malzemeden yapılmış olması, şu anda bu farklı insan grupları arasında bir tür etkileşim olabileceğine işaret ediyor.”

“Bu süslemelerin nasıl üretileceği konusunda ortak bir bilgi ya da geleneğe sahip olabilirler ve doğal çevre ve hangi kaynakların kullanılacağı konusunda da net bir anlayışa sahip olabilirler.”

Yumuşakça kabukları, kemik gibi diğer biyo-mineralize dokulara kıyasla çok az miktarda protein içerir, bu da analiz edilmelerini zorlaştırır.

Araştırmacılar şimdi, fosilleşmiş yumuşakçalardan protein çıkarmak için “Palaeoshellomics” olarak adlandırdıkları bir yöntem üzerinde çalışıyor. Bu yeni teknikler, dünyadaki en eski yaşam biçimlerinden bazılarına taze bir bakış açısı getirerek evrim bilgimizi geliştirebilir.

Dr. Demarchi bu çalışmanın; araştırmacıların yapıldıkları yumuşakça türünü tanımlamak için tarih öncesi kabuk süslerinden antik protein dizilimlerini yeniden edinebildikleri ilk çalışma olduğunu söyleyerek , “Bu araştırma yumuşakçaların ve diğer omurgasızların nasıl geliştiğini anlamak için önemli bir adım. Bu teknikleri kullanarak en azından 550 milyon yıl önce başlayan evrimsel bir süreci takip edebileceğimizi umuyoruz.” diyor.


University of York. 7 Mayıs 2019.

Arkeofili

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için