Blog
Ribnovo’da 'Gelina' Geleneği: Balkanlar’da Binlerce Yıllık Düğün Ritüeli
Bulgaristan’ın güneybatısında yer alan Ribnovo köyü, binlerce yıldır sürdürülen özgün düğün gelenekleriyle Balkan coğrafyasının en dikkat çekici kültürel merkezlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
www.arkeolojikhaber.com
Bulgaristan’ın Ribnovo köyünde yüzyıllardır sürdürülen “Gelina” düğün geleneği, gelinlerin yüzünün beyaza boyandığı özgün ritüelleriyle Balkanlar’daki en dikkat çekici somut olmayan kültürel miras örneklerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Pagan dönemlere uzandığı düşünülen bu gelenek, kadın merkezli törensel yapısı, zengin sembolizmi ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren pratikleriyle kültürel kimliğin korunması ve kuşaklar arası aktarımı açısından önemli bir model sunuyor.

Tarihsel Kökenler ve Kültürel Arka Plan
Bulgaristan’ın güneybatısında yer alan Ribnovo köyü, binlerce yıldır sürdürülen özgün düğün gelenekleriyle Balkan coğrafyasının en dikkat çekici kültürel merkezlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Nüfusu tamamen Müslüman olan ve yaklaşık 3 bin 500 kişinin yaşadığı köy, özellikle gelinlerin yüzünün beyaza boyandığı “Gelina” düğün ritüeliyle tanınmaktadır. Akademik araştırmalar, bu geleneğin kökenlerinin pagan dönemlere ve yaklaşık 4 bin yıl öncesine kadar uzanabileceğini ileri sürmektedir.
Ribnovo’daki düğün pratiğinin tarihsel sürekliliği, Antik Yunan dönemine tarihlenen Miken Uygarlığı’na ait gelin maskeleriyle kurulan benzerlikler üzerinden de değerlendirilmektedir. Bu paralellikler, gelinin yüzünü beyaza boyama geleneğinin yalnızca yerel bir adet değil, daha geniş bir Akdeniz ve Balkan kültürel havzasına dayanan tarihsel bir ritüel olabileceğini göstermektedir. Günümüzde ise bu özgün pratik, dünyada neredeyse yalnızca Ribnovo’da yaşatılmaktadır.

“Gelina” Ritüeli ve Törensel Yapı
Ribnovo düğünlerinin merkezinde, düğün boyunca “gelina” olarak adlandırılan gelin yer almaktadır. Her ne kadar köyde Türkçe konuşulmasa da bu terimin korunması, geleneğin tarihsel sürekliliğine ve kültürel belleğine işaret etmektedir. Düğünler genellikle kış aylarında düzenlenmekte ve üç gün üç gece süren kapsamlı bir tören protokolüyle gerçekleştirilmektedir.
Cuma günü düzenlenen kına gecesiyle başlayan düğün süreci, gelinin avuç içlerine ve parmak uçlarına kına yakılmasıyla sembolik bir başlangıç yapar. Bu ritüele yalnızca kadınların katılması, törenin kadın merkezli karakterini güçlendirirken, köy meydanında toplanan halk ise müzik ve halaylar eşliğinde kolektif bir kutlama atmosferi oluşturur. Düğünler, yalnızca iki bireyin değil, tüm köyün katılımıyla gerçekleştirilen toplumsal bir etkinlik olarak şekillenmektedir.

Çeyiz, Toplumsal Dayanışma ve Ekonomik Boyut
Ribnovo düğünlerinde çeyiz sergileme geleneği, törenin en dikkat çekici aşamalarından biridir. Gelinin ailesi tarafından hazırlanan ve damadın ailesinin de katkı sunduğu çeyizler, köy sokaklarında sergilenerek herkesin görebileceği şekilde dizilmektedir. Zaman zaman 100 metreyi aşan bu sergileme, el yapımı tekstil ürünlerinden beyaz eşyalara, elektronik ev aletlerinden mobilyalara kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.
Bu uygulama, yalnızca evlilik ritüelinin bir parçası değil, aynı zamanda toplumsal statü, aileler arası dayanışma ve ekonomik gücün görünür kılındığı bir kültürel performans niteliği taşımaktadır. Köy halkının büyük bir kısmının yurt içinde ve yurt dışında, özellikle inşaat sektöründe çalışarak elde ettiği gelirleri köye yatırım olarak geri getirmesi, Ribnovo’nun ekonomik refahının ve kültürel canlılığının sürdürülmesine katkı sağlamaktadır.

Börek Geleneği ve Kolektif Kutlama Kültürü
Ribnovo’daki düğünler, yalnızca aileler arası değil, tüm köyü kapsayan kolektif bir kutlama pratiğiyle karakterize edilmektedir. Bu kapsamda sürdürülen en özgün geleneklerden biri de nişanlı çiftlerin düğün sahiplerine börek tepsileri göndermesidir. Bazı durumlarda yüzü aşkın tepsi börek hazırlanmakta ve köy sokaklarında yürüyüş eşliğinde dağıtılmaktadır.
Bu ritüel, paylaşma kültürünü, toplumsal dayanışmayı ve misafirperverliği güçlendiren sembolik bir pratik olarak değerlendirilmektedir. Yiyecek ikramı, müzik, dans ve geleneksel kıyafetlerle birleştiğinde, düğünler adeta bir açık hava festivaline dönüşmekte ve Ribnovo köyü bu süreçte yaşayan bir kültür müzesi görünümü kazanmaktadır.

Gelinin Yüzünün Boyanması ve Sembolik Anlamı
Ribnovo düğünlerinin en çarpıcı aşaması, gelinin yüzünün düğünün üçüncü günü beyaza boyanmasıdır. Bu ritüelde gelinin yüzüne beyaz krem sürülmekte ve ardından renkli payetler, boncuklar ve süslemelerle zengin bir görsel kompozisyon oluşturulmaktadır. Yerel inanışa göre bu uygulama, gelinin evli bir kadın olarak yeniden doğuşunu ve yeni bir hayata geçişini simgelemektedir.
Törende gelinin babası da önemli bir rol üstlenmektedir. Baba, kızına “ferece” ya da “manta” olarak adlandırılan geleneksel üst kıyafeti giydirerek, onun çocukluk evresinden evlilik statüsüne geçişini sembolik olarak onaylar. Gelinin gözleri kapalı şekilde damadın evine doğru yürütülmesi ise baba evinden ayrılışı ve yeni bir toplumsal role geçişi temsil etmektedir.

UNESCO Süreci ve Kültürel Mirasın Geleceği
Ribnovo’da sürdürülen “Gelina” geleneği, yerel yönetimler ve kültürel aktörler tarafından UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edilmesi amacıyla uluslararası platformlara sunulmaktadır. Her ne kadar benzer ritüeller Rodop Dağları çevresindeki bazı köylerde de görülse de Ribnovo’daki uygulama, ayrıntıları, sürekliliği ve toplumsal kapsayıcılığı açısından benzersiz kabul edilmektedir.
Gelina geleneği, yalnızca geçmişin bir kalıntısı değil; aynı zamanda kültürel kimliğin korunması, turizm potansiyelinin geliştirilmesi ve kuşaklar arası kültürel aktarımın sürdürülebilirliği açısından stratejik bir kültürel değer olarak önemini korumaktadır.
Ihvan Radoykov, Dzhanan Mehmed Ismail aa


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >