Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Antik Dönemden Günümüze Stratonikeia Konferansı

“Stratonikeia, Osmanlı, Roma, Bizans gibi farklı döneme ait eserlerin ortaya çıkarıldığı yaşayan bir kent” diyen Söğüt, kazılar sırasında çıkan heykel tarzı eserlerin bir bölümünün müzelerde bulunduğunu, kırık durumdaki antik taşların ise Taş Hastanesinde birleştirilerek gelecek nesillere aktarıldığını dile getirdi.

Stratonikeia Antik Kenti’nin bir benzerinin bulunmadığını ifade eden Söğüt, antik dönemden günümüze yapıların bir bütün olarak korunduğu, Osmanlı dönemi taş döşeli yollarda yürünerek gezilen başka bir antik kent olmadığını söyledi.

Antik kentteki yapılarda konservasyon ve restorasyon çalışmalarına devam ettiklerini, önemli verilere ulaştıklarını belirten Söğüt, şöyle devam etti:

“Antik kentte yapılan kazılarda ortaya çıkan mozaikleri gün yüzüne çıkarıyoruz. Burada özel bir ekip çalışma yürütüyor. Şehrin kuzey kapısı olarak adlandırılan alan, antik kentin en önemli yapılarını bünyesinde barındırıyor. 360′lı yıllardaki depremle yıkılan şehir, kentin zenginlerinden Maksimus’un annesinin bıraktığı mal varlığı harcanarak yeniden ayağa kaldırılmıştı.”

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve dünyanın en büyük mermer kentleri arasında gösterilen Stratonikeia Antik Kenti’ndeki kazılarda her yıl yaklaşık 100 kişilik ekiple 9 ay çalışma yaptıklarını anlatan Söğüt, şöyle konuştu:

“Tiyatro, gymnasion, Roma hamamı, Augustus ve İmparatorlar Tapınağı’nda kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmalarımız devam ediyor. Antik kentte 3 bin yıllık tarihin her döneminden kalıntılar bulabilmek mümkün. Tarihi Roma hamamların ayağa kaldırılması için kazı çalışmalarımız devam ediyor. Roma hamamların ayağa kaldırılması için yürütülen kazı çalışmaları sırasında bin 850 yıllık kanalizasyon sisteminin çalıştığı da tespit edildi.”

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya