Dijital dünyada dil eşitsizliği: 7 binden fazla dilden yalnızca 1000'i çevrim içi

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Dinozorların Midesinde Neden Taşlar Bulunuyor?
Britanya’daki Zengin Demir Çağı Mezarları Roma’ya Bağlanıyo

Britanya’daki Zengin Demir Çağı Mezarları Roma’ya Bağlanıyo

Britanya’daki Zengin Demir Çağı Mezarları Roma’ya Bağlanıyo

Zeynep Şoray - www.arkeofili.com

Essex’teki Demir Çağı mezarlığında bulunan zengin mezarlar, Britanya ile Roma arasında erken ticari ve diplomatik bağları ortaya koyuyor.

Essex’teki kazılarda bulunan bir cam kap.

Arkeologlar, yaklaşık 2.000 yıl öncesine tarihlenen ve kimlikleri henüz belirlenememiş yüksek statülü kişilerin gösterişli biçimde donatılmış kalıntılarını içeren büyük bir mezarlık alanını ortaya çıkardı.

Essex’in Chelmsford kenti yakınlarında tamamlanan kazılarda, çoğunlukla MS 1. yüzyıla tarihlenen ve kare biçimli, hendeklerle çevrili bir alanın içinde 100’den fazla kişiye ait yakılmış insan kalıntıları bulundu. Bu mezarlık, İmparator Claudius’un MS 43’teki istilasının ardından Britanya’nın Roma yönetimine geçiş sürecine denk gelen dönemi kapsıyor.

Düzinelerce daha sade, urneler içine yerleştirilmiş kremasyon mezarının arasında, zengin biçimde donatılmış beş yüksek statülü kremasyon mezarı da bulundu. Bu mezarlardaki insan kalıntıları diğerlerinden farklıydı. Yakılmış kemikler büyük, kare biçimli çukurların içine yığınlar halinde yerleştirilmişti. Bu çukurların çevresinde, işlevsel ve nadir nitelikte çok sayıda nesne bulunuyordu. Bu eşyalar, sahiplerinin Demir Çağı Doğu Anglia’sındaki önemine işaret ediyor.

Buluntular arasında bakır alaşımlı kaplar, amfora olarak bilinen seramik şarap kapları, bir cam kase, ayakkabı tabanlarına ait çiviler ve fibulalar bulunuyor. Bu buluntuların tamamı şu anda Archaeology South-East bünyesindeki uzman ekipler tarafından titizlikle temizleniyor, korunuyor ve analiz ediliyor.

Archaeology South-East (UCL Archaeology) adına kazıları yöneten Angus Forshaw, “Bu olağanüstü mezar eşyaları, MS 43’teki Roma yönetiminden önce Britanya’daki Demir Çağı toplulukları ile Roma İmparatorluğu arasında gerçekleşen diplomatik temasların ve ekonomik alışverişin bir yansıması olabilir. Sütun biçimli kabartmalarla süslenmiş cam kase tek başına bile Britanya’ya ulaşan en erken cam kaplardan biri olması nedeniyle son derece değerli bir kişisel eşya olmalıydı. Amforalar ise Britanya’ya, toplumun seçkinleri tarafından tüketilmek üzere şarapla doldurulmuş şekilde getirilmiş olabilir” diyor.

Archaeology South-East proje yöneticisi Samara King ise, “Roma işgali çevresindeki dönem, büyük siyasi ve kültürel değişimlerin yaşandığı bir dönemdi. Bu mezarlar, farklı Demir Çağı topluluklarının kimliklerini, güçlerini ve Roma’ya duydukları düşünülen bağlılıklarını ifade etme biçimlerinden biri olabilir” diyor.

Mezarlığın yanı sıra kazılar, daha geniş bir Demir Çağı yerleşim manzarasını da ortaya çıkardı. Araştırılan 11 hektarlık alana yayılmış daha önce bilinmeyen en az üç yerleşim tespit edildi. Bu yerleşimler, hendeklerle çevrili çok sayıda yuvarlak evden oluşuyor. Yerleşimlerle bağlantılı tarla sistemleri, su çukurları ve daha küçük tarımsal alanlar da bulundu.

Kazılar tamamlanmış olsa da arkeologlar, alanı ve kremasyon mezarlarından çıkarılan buluntuları analiz etmeye devam ediyor. İlk araştırmalar, bu mezarların bölgedeki diğer arkeolojik buluntularla benzerlik gösterdiğine işaret ediyor. Mezarlık, Stansted ve Stanway’de ortaya çıkarılan kremasyonlarla ve Hertfordshire’daki, Welwyn tipi mezarlar olarak bilinen alanlardaki buluntularla benzer özellikler taşıyor.

Araştırmacılar özellikle bu mezarlıkta gömülen insanlar hakkında daha fazla bilgi edinmeyi ve yüksek statülü kişilerin kimler olabileceğini belirlemeyi umuyor.

Alandan çıkarılan malzemeler üzerinde yapılacak ileri analizler, mezarlığın tarihini belirlemeye odaklanacak. Böylece kremasyon mezarlarının yakındaki yerleşimlerle hangi dönemde örtüştüğü ve mezarlığın ne kadar süre kullanıldığı anlaşılmaya çalışılacak. Araştırmacılar, bu çalışmaların mezarlıkta kimlerin gömüldüğünü ve neden bu kadar gösterişli mezarlara sahip olduklarını ortaya çıkarmaya yardımcı olmasını umuyor.


UCL. 10 Temmuz 2026.

 

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya