İngiltere’de Roma döneminden küçük bir çocuğun mezarında tettina olarak bilinen bir biberon ve bakır horoz figürini bulundu.
Roma Dönemi Çocuk Mezarında Biberon ve Horoz Figürini
Paylaş
www.arkeofili.com
İngiltere’de Roma döneminden küçük bir çocuğun mezarında tettina olarak bilinen bir biberon ve bakır horoz figürini bulundu.

Tettina, 2011 yılında parçalara ayrılmış halde bulundu. C: Corinium Müzesi
“Tettina” olarak bilinen emzikli kabın parçaları on yıldan uzun süre önce İngiltere’de gün ışığına çıkarılmıştı. Kap yakın zaman önce onarıldı ve ilk kez sergilenmeye başladı.
Yaklaşık 2.000 yıl önce, henüz iki ya da üç yaşında olan Romalı bir çocuk, bugünkü İngiltere’nin güneybatısında toprağa verildi. Yas tutanlar MS 2. yüzyıla tarihlenen mezara, emaye kaplı bakırdan bir horoz figürini ile bir biberon sayılabilecek bir tettina yerleştirdi.
Cotswold Archaeology’den araştırmacılar mezarın içeriğini 2011’de, bugünkü Cirencester kasabasında bulunan büyük bir Roma mezarlığında yıllarca süren bir kazı kapsamında ortaya çıkardı. Mezarlıkta 118 inhumasyon (bedenin toprağa gömülmesi) ve sekiz kremasyon (yakarak gömme) mezarı bulunuyordu. Çocuğun mezarı ise mezarlığın duvarlarının hemen dışında keşfedildi.
Yerel Corinium Müzesi’nin direktörü Emma Stuart, yaptığı açıklamada Roma döneminde bebek ölümlerinin bugünkünden daha yüksek olduğunu belirtiyor. Stuart’a göre tettina büyük olasılıkla, çocuğun ruhu yeraltı dünyasına doğru yol alırken onu beslemek amacıyla mezara konmuştu.
Horoz figürini keşfinden kısa bir süre sonra onarılıp Corinium Müzesi’nde sergilenirken, parçalar hâlinde bulunan tettina ancak yakın zaman önce yeniden bir araya getirilebildi. Kap, horozla birlikte özel bir sergide ilk kez müzede ziyaretçilerle buluştu.
Cirencester Tarih Festivali’nin direktörü Jess Yarrow, horozun bunca zamandan sonra konservasyonu yapılmış tettina kabıyla yeniden bir araya gelmesini görmenin gerçekten özel ve dokunaklı olduğunu söylüyor. Yarrow’a göre bu, bizi iki bin yıl önce bu sokaklarda yürüyen insanlara doğrudan bağlıyor.
Cirencester bir zamanlar Roma kenti Corinium’du. Roma İmparatoru Claudius’un MS 43’te Britanya’yı istila etmesinden kısa bir süre sonra, 1. yüzyılda kurulan kent, Roma’nın Britannia eyaletinin en büyük ikinci kentine dönüştü. Yaklaşık 97 hektarlık bir alana yayılan ve yaklaşık 3,2 kilometre uzunluğunda bir surla çevrili olan Corinium’dan yalnızca Londinium (bugünkü Londra) daha büyüktü.
Corinium Müzesi’nin koleksiyon etkileşim görevlisi James Harris’in belirttiğine göre adını İtalyancada “meme ucu” anlamına gelen sözcükten alan ve yakın zamanda onarılan tettina, temelde bir Roma biberonu. Yuvarlak seramik eserin üst kısmında küçük bir ağız, yan tarafında ise içmek için bir emzik bulunuyor. Britanya’da bu eserlerden yaklaşık 120 tane gün ışığına çıkarıldı. Bazıları askeri alanlarda bulundu. Bu da yaralı askerlerin bakımında kullanılmış olabileceklerini düşündürüyor. Diğerlerinde ise araştırmacılar hayvan sütüne ait kimyasal izler tespit etti. Bu da annelerin bu kapları çocuklarını anne sütünden kesmek ya da anne sütünün yerine tamamen bunları kullanmak için kullandığını düşündürüyor.
Corinium tettinası kazıdan çıkarıldıktan sonra, Corinium Müzesi Dostları konservasyonu için gereken parayı toplayana kadar depoda parçalar hâlinde bekledi.
Kap, horoz figürini ile birlikte çocuğun mezarındaki duygusal ve manevi anlama ve ailenin statüsüne dair ipuçları sunuyor.
Arkeolog Neil Holbrook, 2013’te yaptığı açıklamada bunu iki ya da üç yaşındaki bir çocuğun mezarına koymanın hafife alınacak bir şey olmadığını söylemişti. Holbrook’a göre bu, ailenin çok varlıklı ve önemli bir aile olduğunu ve ebeveynlerin ölen çocuklarına duyduğu sevgiyi gösteriyor.
Tettina, ölen çocuğun öbür dünyaya giden yolda aç kalmamasını sağlamak için konmuş olabilir, horoz figürininin de kendine özgü bir simgesel anlamı olabilir. Antik Romalılar horozları, ruhları öbür dünyaya götürme görevini de üstlendiğine inanılan haberci tanrı Mercurius ile ilişkilendiriyordu.
Stuart’a göre ebeveynler, çocuğun ruhu yolculukta kaybolmasın diye yeraltı dünyasına giden yolu ötüşüyle göstermesi için tanrı Mercurius’un temsilcisi olan horozu mezara yerleştirmişti. Stuart, bunun hüzünlü ve dokunaklı, ama aynı zamanda özen ve ilgiyle dolu bir hikâye olduğunu söylüyor.
Smithsonian Magazine. 13 Ekim 2026.