Hohle Fels Mağarası’nda 40.000 Yıllık İki Kuş Figürini Bulundu

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

İngiltere’de Antik Roma’dan Koruyucu Ruh Tasviri Bulundu
İnsanlar Binlerce Yıl Önce Kurtları Bu Ücra Adaya Taşımış

İnsanlar Binlerce Yıl Önce Kurtları Bu Ücra Adaya Taşımış

Bu keşif, evcilleştirilmiş köpeklerin ortaya çıkmasından çok sonra bile insanların kurtlarla ilişkilerini sürdürdüğünü gösteriyor.

www.arkeofili.com Yazar : Zeynep Şoray

Bu keşif, evcilleştirilmiş köpeklerin ortaya çıkmasından çok sonra bile insanların kurtlarla ilişkilerini sürdürdüğünü gösteriyor.

Kemikler, İsveç’in Stora Karlso adasındaki bir mağarada keşfedildi. C: Jan Storå / Stockholm Üniversitesi

Köpekler insanın en iyi dostu. Ancak bu tüylü köpeklerin tam olarak nasıl insanlığın en yakın hayvan dostları haline geldiği bilimin gizemlerinden biri olmaya devam ediyor.

Bir hipoteze göre, bazı kurtlar insan yerleşim yerlerinin çevresinde dolaşmaya başlamış, burada yemek artıklarıyla beslenmiş ve zamanla insanlardan daha az korkar hale gelmişlerdi. Birçok nesil boyunca, bu daha dost canlısı kurtlar ilk köpeklere dönüşmüştü. Bir başka olasılık ise, insanların daha aktif bir rol oynadıkları yönünde. Buna göre insanlar arzu ettikleri özelliklere sahip belirli kurtları kasıtlı olarak evlerine alıp yetiştirmiş olabilirler.

Şimdi ise araştırmacılar, atalarımızın kurtlarla olan yakın bağlarının, köpeklerin ortaya çıkmasından çok sonra da devam etmiş olabileceğini gösteren kanıtlar ortaya çıkardılar.

(İlgili: İtalya’daki Kurtların Neredeyse Yarısı Artık Kısmen Köpek)

Arkeologlar, Baltık Denizi’ndeki yaklaşık 2,6 kilometrekarelik bir İsveç adası olan Stora Karlsö’deki bir mağarada, bin yıllar öncesine ait iki boz kurdun kalıntılarını belirledi. Stora Karlsö ücra bir yerde ve hiçbir zaman anakaraya bağlı olmadı. Yani bu canlılar oraya kendi başlarına ulaşmış olamaz. Bunun yerine araştırmacılar, insanların onları adaya kasıtlı olarak taşımış ve büyük olasılıkla sonrasında da beslemeyi ve onlara bakmayı sürdürmüş olabileceğinden şüpheleniyor.

Aberdeen Üniversitesi’nde arkeolog olan Linus Girdland-Flink, “Bu tamamen beklenmedik bir keşifti ve kurtlarla atalarımız arasındaki ilişki hakkında yeni sorular ortaya atıyor” diyor.

“Yalnızca diğer Avrasya kurtlarından ayırt edilemeyen bir soya sahip olmakla kalmıyorlardı, aynı zamanda insanların yanında yaşıyor, onların yiyeceklerini yiyor ve ancak tekneyle ulaşabilecekleri bir yerde bulunuyor gibiydiler.”

Kurtların modern öyküsü 19. yüzyılın sonlarına dayanıyor. O dönemde arkeologlar, Neolitik ve Tunç Çağları’nda fok avcıları ile balıkçıların uğrak yeri olan, adadaki Stora Förvar mağarasının içindeki tortu katmanlarını kazmıştı. Bilim insanları, alanda bulunan birkaç köpekgil kemiğinin kurtlara ait olup olmadığını merak etti.

On yıllar sonra araştırmacılar, o eski soruyu yeniden ele almaya karar verdi. Bu soru dikkatlerini çekmişti, çünkü Girdland-Flink’in söylediğine göre “arkeolojik kayıtlarda kurtların bu adalarda yaşadığına dair herhangi bir kanıt yok.”

Ama kurtları ve köpekleri yalnızca kemiklerinden ayırt etmek zor olabiliyor. Araştırmaya dahil olmayan, Londra Doğa Tarihi Müzesi’nden paleogenetikçi William Marsh, “Çok, çok erken döneme ait pek çok olası köpeğin DNA’sını incelediğinizde, aslında kurt olarak çıkıyorlar” diyor.

Bu nedenle bilim insanları genetik testlere başvurdu. Testler, Stora Karlsö’de bulunan iki köpekgilin gerçekten de en ufak bir köpek soyu izi taşımayan kurtlar olduğunu doğruladı. Bu, “tam bir sürprizdi” diyor açıklamada çalışmanın ortak yazarı, Francis Crick Enstitüsü’nden genetikçi Pontus Skoglund.

Yine de canlılar, insanların yakınında yaşadıklarına dair açık işaretler gösteriyordu. Bunlar arasında fok ve balık bakımından zengin, yani insanların yediği yiyeceklerin aynısından oluşan bir beslenmenin tadını çıkarmaları da vardı.

Ayrıca canlıların ikisi de nispeten küçüktü. Ve kurtlardan birinin genleri, seçici biçimde yetiştirilmiş olabileceğine işaret ediyor. Aynı canlı, büyük olasılıkla hareket kabiliyetini kısıtlayan bir tür yaralanma ya da hastalık da geçirmişti. Bu da onun leş karıştırarak ya da avlanarak hayatta kalmadığını düşündürüyor.

Girdland-Flink, “Bu, Stora Karlsö’yü kullanan ya da orada yaşayan insanların, en azından zaman zaman kurtlarla, bu hayvanlar üzerinde bir ölçüde denetim uyguladıklarını ima eden bir biçimde etkileşime girdiğini gösteriyor” diyor.

Bilim insanları, köpeklerin en az 14.000 ila 16.000 yıldır evcil olduğunu ve belirlenemeyen bir kurt popülasyonundan ayrıldığını düşünüyor. Ancak Stora Karlsö’den gelen 3.000 ila 5.000 yıllık kurt kalıntıları, öykünün orada bitmediğine işaret ediyor ve insanların köpeklerin ortaya çıkışından uzun süre sonra bile kurtlarla ilişkilerini sürdürdüğünü düşündürüyor.

Stora Karlso’daki insanlar gri kurtları evcilleştirmekte başarılı olamamış olabilirler, ancak onlarla bir arada yaşamış ve hatta muhtemelen onları yönetip bakmış gibi görünüyorlar.

Skoglund açıklamada, “Bu, belirli ortamlarda insanların kurtları yerleşimlerinde tutabildiği ve bunu yapmakta bir değer bulduğu olasılığını gündeme getiren, düşündürücü bir örnek” diyor.


Smithsonian Magazine. 13 Temmuz 2026.

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya