Karmel Dağı’ndaki İnsanlar 15.000 Yıl Önce Sürüngen Yiyormuş
Karmel Dağı’ndaki İnsanlar 15.000 Yıl Önce Sürüngen Yiyormuş
Paylaş
www.arkeofili.com
Karmel Dağı’nda bulunan çakmaktaşı kesikli yılan kemikleri, Natufian insanlarının 15.000 yıl önce sürüngen yediğine dair ilk kanıtı sunuyor.

Karmel Dağı’ndaki kazılar. C: Reuven Yeshurun
Yaklaşık 15.000 yıl önce, güney Levant’taki insan topluluklarının yaşam biçimi köklü bir değişim geçirdi. O zamana dek göçebe olan avcı-toplayıcı gruplar, hareketliliklerini azaltarak ilk kez küçük, kalıcı yerleşimler kurdu.
Natufian adı verilen bu kültür, henüz tarımın gelişmesinden bile önce, insan yerleşikliğinin tarihinde önemli bir aşama olarak kabul ediliyor. Azalan hareketlilik, insanların beslenmesini de etkiledi. Artık besin kaynakları konusunda eskisi kadar seçici olamıyorlardı.
Şimdi ise yeni bir çalışma, Natufian dönemi insanlarının sürüngen avladığına dair ilk kanıtı sunuyor.
Çalışmanın baş yazarı ve Kiel Üniversitesi’nin “Kiel Training for Excellence” (KiTE) programında doktora sonrası araştırmacı olan Dr. Maayan Lev, kertenkelelerin ve yılanların bu dönemde beslenmelerinin önemli bir parçası haline geldiğini belirtiyor.
Karmel Dağı’nda 15.000 yıllık yerleşimlerin kazıları
Çalışma, Karmel Dağı’nda yer alan Nahal Me’arot Doğa Koruma Alanı’ndaki “el-Wad Terası” arkeolojik alanında yürütülen kazılara dayanıyor ve yaklaşık 3.000 yıllık bir süre boyunca tekrarlanan yerleşimlere ait 20 arkeolojik katmanı kapsıyor. Bu katmanlar, radyokarbon tarihlemesiyle yaklaşık 15.000 ile 12.000 yıl öncesi arasına tarihlendi.
Lev, çalışmanın ortak yazarları Profesör Mina Weinstein-Evron ve Profesör Reuven Yeshurun ile birlikte, “el-Wad Terası”ndaki yerleşim katmanlarında binlerce kertenkele ve yılan kemiği belirledi.
Lev, titiz mikroskobik incelemeler yoluyla, alanda doğal yollarla ölen ya da memeliler ve kuşlar tarafından avlanan sürüngen kalıntılarını, insanlara besin olarak hizmet edenlerden ayırt edebildiklerini açıklıyor.

Büyük bir kara yılanın (Dolichophis jugularis) kemiğinden alınan ve kesik izlerini gösteren mikroskopik görüntü. C: Maayan Lev
Yılan kemiklerinde çakmaktaşı bıçak izleri
Araştırmacılar ilk kez, büyük kara yılan (Dolichophis jugularis) ve doğu Çukurbaş yılan (Malpolon insignitus) gibi büyük yılanların kemiklerinde, tutarlı konumlarda çakmaktaşı bıçaklarla yapılmış kesim izleri belirleyebildi. Ayrıca, sert pulları yılanlardan farklı bir kesim yöntemi gerektiren Avrupa oluklu kertenkelesinin (Pseudopus apodus) tüketildiğine dair dolaylı kanıtlar da vardı.
Ekip, bu belirli türlerin neden besin olarak seçildiğini ve göreli bolluklarının yerleşim dizisi boyunca neden değiştiğini anlamaya çalıştı. Lev, hipotezlerinin, Natufian insanlarının görece büyük, görece yavaş ve tehlikeli olmayan sürüngenleri yakalamayı tercih etmesi olduğunu açıklıyor. Ona göre başka bir deyişle oluklu kertenkele ideal bir seçimdi, bulunamadığında ise avcılar bunun yerine görece zararsız yılanları yakalıyordu. Buna karşılık engerek gibi zehirli yılanlar nadiren yakalanıyordu.
Tarihöncesi beslenmeye dair büyüleyici bilgiler
“Daha verimli” sürüngen türlerine, özellikle de camyılanına ait kemiklerin tüm arkeolojik katmanlarda yüksek sıklıkta bulunması, bunların, Natufian yerleşiminde büyüme ve nüfus artışı dönemlerinde bile güvenilir ve sürdürülebilir bir besin kaynağı oluşturduğunu düşündürüyor.
Lev, bu bulguların, tarihöncesinde insanlar ile sürüngenler arasındaki ilişkinin şimdiye dek pek az incelenmiş bir yönüne ışık tuttuğunu ve Neolitik dönemin başlangıcından önce insanların beslenmesine dair büyüleyici bir bakış sunduğunu özetliyor.
Kiel University. 20 Ağustos 2026.
Makale: M. Lev, M. Weinstein-Evron, & R. Yeshurun. (2026).