Peru’da 600 Yıllık Sağlam Chimu Mezarı Bulundu
Peru’da 600 Yıllık Sağlam Chimu Mezarı Bulundu
Paylaş
www.arkeofili.com
Peru’da İnka öncesi Chimu uygarlığına ait, en az 38 kişiyi ve zengin cenaze hediyeleri barındıran, 600 yıldır mühürlü bir mozole bulundu.

Peru’nun Trujillo kenti yakınlarında yeni keşfedilen Chimu mezarının merkez odasına bir merdivenle çıkılıyor. C: Andina / Editora Peru
İnka öncesi Chimu uygarlığının başkenti Chan Chan’da kazı yapan arkeologlar; en az 38 bireyin kalıntılarının yanı sıra, zengin bir cenaze armağanları topluluğu barındıran, hiç dokunulmamış bir mozole buldu.
Yaklaşık 600 yıl önce, İnka öncesi Chimu uygarlığının mensupları, bugünkü Peru’nun Trujillo kenti yakınlarında bir mozoleye üç düzineden fazla insan gömdü. Ölüler; aralarında metal silahlar, bakır ve altın eserler, süslü takılar ve renkli tekstillerin de bulunduğu zengin bir mezar armağanları dizisiyle birlikte gömülmüştü. Bu da onların yüksek statülü bireyler, belki de kraliyet mensupları olduğunu düşündürüyor.
Mozole, bir zamanlar Chimu başkenti olan ve bir UNESCO Dünya Mirası olan Chan Chan’da, bu yılın başlarında kazıların, girişini kum, toprak ve taş katmanlarının altında ortaya çıkarmasına dek büyük ölçüde sağlam kaldı. Mezar, bölgenin 15. yüzyılın ortalarındaki İnka fethi sırasına ya da hemen öncesine tarihleniyor. Bu da onun, hem sömürge dönemi hem de çağdaş yağmacılarca dokunulmadan günümüze ulaşmasını daha da etkileyici kılıyor.
Baş arkeolog Jorge Meneses, buluntunun, “Perulu arkeologların, içeriği değiştirilmemiş, neredeyse sağlam bir cenaze platformuna ilk kez rastlayabilmesi” anlamına geldiğini söylüyor. Bu, seçkin bir birey için tasarlanmış ve ana odası neredeyse 600 yıldır mühürlü kalmış bir platform.

Chan Chan’daki bir Chimú sarayının kalıntıları. C: Wikimedia Commons
Meneses, daha önce, “Chimu toplumundaki elit mezarları hakkında bilinenlerin; yağmalanmış platformlardan, özel koleksiyonlardan ve müze varlıklarından geldiğini” belirtiyor. Meneses, “Bireylere ve bunlara karşılık gelen eserler ile ilişkilerine dair hiçbir bilimsel veri yoktu” diye ekliyor.
Chimu, bugünkü kuzey Peru’da, kabaca 900 ile 1470 arasında gelişti. Su mühendisi Charles Ortloff, bu uygarlığın, halkının bir çöl vadisinde gelişmesine olanak tanıyan bir sulama kanalları ağı tasarlayan, “Yeni Dünya’daki ilk gerçek mühendislik toplumu” olduğunu söylüyor.
Chimu kralları surlarla çevrili saraylarda yaşıyor; her hükümdar tahta çıkışında yeni bir kraliyet yapı topluluğu inşa ettiriyordu. Chan Chan’ın günümüze ulaşan saraylarının çoğunda, hükümdarların maiyetlerinin üyeleriyle birlikte defnedildiği cenaze platformları yer alıyor.
Yeni keşfedilen mozole, Chan Chan’ın Utzh An kompleksinde bulunuyor. Bir merdiven, mezarın yaklaşık 1,2 metre genişliğinde ve 4,9 metre derinliğindeki merkez odasına iniyor. Arkeologlar bu ana odanın içinde, kafatası kırmızı bir pigment, olasılıkla cıva sülfürün kristal bir biçimi olan zincifre izleri taşıyan tek bir bireyin kalıntılarını belirledi.

600 yıllık mezar, iki yan odanın çevrelediği merkezi bir odadan oluşuyor. C: Luis Puell / Andina
İskeletin bazı kemiklerinin eksik olması, araştırmacıları, kalıntıların daha sonra taşındığı ya da yeniden gömüldüğü görüşüne yöneltiyor. Bu, o dönemde And toplumları arasında yaygın bir uygulamaydı. Topluluklar, sevdiklerinin ve liderlerinin bedenleriyle ölümden sonra da etkileşim kurmayı, hatta onlara tapmayı sürdürüyordu.
Merkez odanın iki yanında birer oda bulunuyor. Biri neredeyse boştu; diğeri ise insan kalıntılarının yanı sıra çeşitli eserler barındırıyordu. Arkeologlar, cenaze platformunu kazarken 17 iskelet daha buldu. Bu da orada gömülü kişilerin toplam sayısını en az 38’e çıkardı.
Bireylerin yaşlarından ve cinsiyetlerinden ölümlerinin koşullarına dek, mezara ilişkin pek çok şey belirsizliğini koruyor. Peru Kültür Bakanlığı yetkilisi Henry Luis Gayoso, “Şimdiye dek bizim için açık olan şey, bu insanların elit sınıfın bir parçası olduğu ya da elit sınıfla ilişkili olduğu” diyor.
Araştırmada yer almayan, Florida Üniversitesi’nden antropolog Gabriel Prieto, buluntunun, “arkeologlar olarak elit bir Chimu gömütünü ilk kez görebilmemiz açısından on yılın keşfi” olduğunu söylüyor. Araştırmacılar, dokunulmamış bu mezarın, büyük bir altüst oluş döneminde Chimu cenaze uygulamalarına ve toplumsal hiyerarşilerine ışık tutmasını umuyor.
Keşif ayrıca, Chimu başkentinin ne kadar büyük bölümünün hâlâ keşfedilmemiş olduğunun da altını çiziyor. Meneses, arkeologların bugüne dek “Chan Chan’ın toplam alanının yüzde 7’sinden fazlasını” kazmadığını söylüyor. Meneses, “Belli ki, kentin anlatacağı çok daha fazla şey var” diyor.
Smithsonian Magazine. 14 Eylül 2026.