Peru’daki Mumyalar, Wari’nin Nazca’yı İşgalini Sorgulatıyor
Peru’daki Mumyalar, Wari’nin Nazca’yı İşgalini Sorgulatıyor
Paylaş
www.arkeofili.com
Peru’daki Huaca del Loro’da bir Wari tapınağının yanında bulunan mumyalar, Wari’nin Nazca’yı şiddetle ele geçirdiği görüşünü sorgulatıyor.

Huaca del Loro. C: Jerod Roberts, 2022
Tarihçiler yüzyıllardır eski insanların yaşadığı yerlerin sınırlarını, geride bıraktıkları kanıtlara dayanarak çiziyor. Kalıntılarını, gömme uygulamalarını ve diğer arkeolojik ipuçlarını inceleyerek bu insanların bölgedeki diğer topluluklarla ne tür ilişkiler kurduğunu belirleyebiliyorlar. Ancak yeni arkeolojik kanıtlar bulunduğunda tüm bunlar değişebiliyor.
Antropoloji Bölümü’nde profesör olan biyolojik antropolog Corina Kellner, 2018’de Peru’nun güney kıyısında, Nazca uygarlığının MS 1 ile 750 yılları arasında yaşadığı büyük bir alan olan Huaca del Loro’yu kazmak üzere seçilen bir ekipte yer aldı. Kellner 2022’de bir ekiple bölgeye geri döndü ve buldukları şey, bölge tarihinin bir parçasına dair yeni bir hikâye anlatıyor olabilir.
Kellner, ikinci arazi sezonunda, dizleri göğüslerine çekilmiş ve elleri yüzlerini çevreleyecek şekilde oturur ve bükük pozisyonda sarılmış dört mumyalanmış bireyle karşılaştıklarını anlatıyor. Kellner’e göre bu, Peru’daki birçok mezar için tipik bir durum. Ancak bu bireyleri bu kadar ilgi çekici kılan, diğerleri gibi mezarlıkta değil bir Wari tapınağının yanına gömülmüş olmaları. Ayrıca bireyler 1.000 yılı aşkın bir süre boyunca hiç bozulmadan kalmış ve bu Peru’da pek rastlanan bir durum değil.
Wari İmparatorluğu’nun Nazca uygarlığını ele geçirdiği düşünülüyor. Ancak bu mumyaların keşfi, bölgenin şiddet yoluyla ele geçirilmek yerine her iki kültürün iş birliğiyle kolonileştirilip kolonileştirilmediği sorusunu gündeme getiriyor.
Kefenin İzinden
Daha fazla yanıt bulmak için Kellner bu yaz beş haftalığına Peru’ya döndü. Kellner, ikisi de Lima’daki Biyoarkeoloji ve Adli Antropoloji Araştırma Grubu’nun üyesi olan Peru Papalık Katolik Üniversitesi (PUCP) profesörü Melissa Lund ve lisansüstü öğrencisi Alexandra Oshiro ile birlikte çalıştı.
Kellner, bireyleri ilk bulduklarında röntgen filmlerini çekebildiklerini ve sonuçları yorumlamak için bir radyolog ve bir doktorla çalıştıklarını belirtiyor. Kellner’e göre bu kez Kültür Bakanlığı’nın izniyle, Perulu bir arkeolog grubunun ve mumyaların saklandığı Museo Nacional de Lima’nın direktörü Susana Arce’nin yardımıyla mumyaları müzeden çıkarıp BT taramaları yaptılar ve DNA örnekleri aldılar.
Kellner, beslenmeyi, akrabalık ilişkilerini ve göç örüntülerini anlamalarına yardımcı olacak izotop analizlerini yapabilmek için alanda bulunan diğer insanlardan ve hayvanlardan da örnekler aldıklarını söylüyor.
Huaca del Loro, Nazca uygarlığının sonunu ve Wari İmparatorluğu ile Bolivya’daki Tiwanaku’nun devlet etkisinin başlangıcını işaret eden bir geçiş döneminde iskân edilmişti. Kellner, insan kalıntıları üzerindeki araştırmaların, Wari İmparatorluğu bölgeye geldiğinde Nazcaların onunla etkileşime girip girmediğini ve girdiyse nasıl bir ilişkileri olduğunu belirlemeye yönelik ipuçları bulmalarına yardımcı olacağını belirtiyor.
Kellner’e göre ekip, herhangi bir direniş olup olmadığını görmek ve ilişkilerinin ne kadar karmaşık olduğunu belirlemek için kolonileştirme tekniklerini araştırıyor.
Kellner, kolonileştirmeyi genellikle sert ve şiddetli bir süreç olarak düşündüğümüzü, ancak bunun her zaman böyle olmadığını söylüyor. Kellner’e göre insanların birbirinden ne isteyebileceği gibi başka teknikler de alanları ya da bölgeleri etkileyebiliyor. Bu bulgular, Wari ile Nazca’nın daha önceden bir ilişkisi olduğunu ve Nazca uygarlığının Wari İmparatorluğu’nu desteklemiş olabileceğini düşündürüyor.
Kellner’e göre bu iki grup arasındaki ilişki, Nazcaların teknikleri ve renkleriyle tanınması nedeniyle seramik teknolojisiyle bağlantılı olabilir. İlişki tekstil ve pamuk ihtiyacıyla da ilgili olabilir. Wari İmparatorluğu, pamuk yetiştirmenin zor olabileceği yüksek rakımlı bir bölge olan Ayacucho’ya yerleşmişti. Nazcalar ise diğer ürünlerin yanı sıra pamuk ve koka yaprağı yetiştirmek için ideal olan daha alçak bir rakımda yaşıyordu.
Hikâyenin Sargılarını Açmak
Kellner, DNA örneklerinin ve BT taramalarının sonuçlarını aldıktan sonra öğrencilerinin yardımıyla NAU’nun Antropoloji İzotop Paleodiyet Laboratuvarı’nda izotop analizine başlayacak.
Ekip BT taramalarını yorumlayacak ve izotop analizinin sonuçlarını değerlendirecek. Kellner bunun farklı toplumların birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğine ışık tutmasını umuyor.
Kellner, her zaman birbirimizle savaştığımızı düşündüğümüzü, ancak insanların sosyal hayvanlar olduğunu ve iş birliği yapıp her toplumun farklı güçlü yanlarından yararlandığını söylüyor. Kellner’e göre Nazca bölgesine bakıldığında, Wari’nin bölgede ne yaptığına dair düşündüklerini biraz da olsa tersine çevirmiş oldular.
Kellner, bu kültürler hakkında araştırma yapmaya ve yanıtlar bulmaya devam etmek ve bunları geri dönüp paylaşabilmek için Ica’daki müzeyle uzun vadeli bir iş birliği kurmayı umuyor.
Kellner’e göre bu, onların kültürel mirası; bunlar onların ataları ve ne kadar harika ve başarılı olduklarını bilmeyi hak ediyorlar.
Northern Arizona University. 30 Eylül 2026.