Trabzon’da 14.000 Yıl Önce İnsanlar Geniş Bir Ağın Parçasıymış
Trabzon’da 14.000 Yıl Önce İnsanlar Geniş Bir Ağın Parçasıymış
Paylaş
www.arkeofili.com
Trabzon’da Koskarlı Mağarası’nda yapılan kazılar, bölgede 14.000 yıl öncesine ait insan yerleşimine dair ilk kanıtları ortaya koyuyor.

Koskarlı Mağarası’nın bir görünümü. C: Hülya Çalışkan Akgül et al. 2026.
Yaklaşık 14.000 yıl önce, Son Buzul Çağı’nın son evresinde, Doğu Karadeniz’in dağlık iç kesimlerinde avcı-toplayıcı topluluklar yaşıyordu. Üstelik yeni bulgulara göre bu topluluklar izole değildi: kullandıkları taş aletler, onları yüzlerce kilometre uzaktaki Levant ve Kafkasya topluluklarıyla aynı teknolojik dünyaya bağlıyor.
Trabzon’daki Koskarlı Mağarası’nda yürütülen kazılar, Doğu Karadeniz bölgesinde Epipaleolitik Dönem’e ait yerinde (in situ) korunmuş bir yerleşim saptayan ilk sistematik çalışma oldu. Bu, göründüğünden daha büyük bir boşluğu dolduruyor: Anadolu ve Yakın Doğu’da bu döneme ilişkin araştırmalar uzun süredir güney bölgelerde, özellikle Akdeniz havzası ve Levant’ta yoğunlaşıyordu. Kuzey ise büyük ölçüde haritada boş bir alan olarak kalmıştı. Koskarlı, bu bölgenin tarihöncesinde sanıldığı kadar dışarıda olmadığını gösteriyor.
Antiquity dergisinde yayımlanan makaleye göre mağaradaki en erken yerleşim, MÖ 12.900 ile 12.000 dolaylarına, yani Geç Pleistosen’e tarihleniyor. Bu tarih, mağara içindeki ana açmada yerinde korunmuş bir ateş ocağından (FP1) alınan kömür ve kemik örneklerinin radyokarbon analiziyle belirlendi. Kazılar Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon Müzesi ve Batum Şota Rustaveli Devlet Üniversitesi ortaklığında yürütülüyor.
Aletler ne anlatıyor?
Asıl çarpıcı olan, mağarada bulunan taş aletlerin işaret ettiği bağlantılar. Koskarlı’daki topluluk, aletlerini doğrudan mağara içinde üretmiş. Kazılarda çok sayıda çekirdek, düzeltili dilgi ve yonga artığının yanı sıra kırmızı, yeşil ve sarı çakmaktaşları, obsidyen ve dasitten yapılmış parçalar bulundu. Üretilen mikro aletler (mikrolitler) arasında ön kazıyıcılar, deliciler ve avcılıkta kullanıldığı bilinen ay biçimli (lunate) aletler yer alıyor.

Koskarlı Mağarası’nda bulunan aletlerden bir seçki. C: Hülya Çalışkan Akgül et al. 2026.
Bu aletlerin biçimlendirilme stili önemli. Bazılarında Helwan tipi iki yüzeyli düzelti saptandı, ki bu teknik Levant’taki Kebara, El-Wad ve Hayonim gibi yerleşimlerin kültürel dünyasından tanıdık bir imza. Araştırmacılara göre Koskarlı’daki topluluk, güneyde Öküzini, Direkli ve Eşek Deresi gibi Anadolu Epipaleolitik yerleşimleriyle, Levant’la ve Kafkasya’daki (Dzudzuana, Apiancha, Satanai) Geç Pleistosen alanlarıyla yakın teknolojik bağlar içindeydi.
Yani yaklaşık 14.000 yıl önce Levant’tan Anadolu’ya, oradan Kafkasya’ya uzanan geniş bir etkileşim ağı vardı ve Doğu Karadeniz bu ağın bir parçasıydı.
Yalnızca hayatta kalmaya çalışmıyorlardı
Bulgular, mağara sakinlerinin yalnızca hayatta kalma mücadelesi vermediğini, sembolik bir dünyaya da sahip olduğunu düşündürüyor. Kazılarda kişisel süslenme amacıyla kullanılmış, üzeri yivli bir geyik boynuzu kolye ucu ile dairesel biçimde delinmiş bir hayvan dişi boncuğu bulundu. Beslenmelerine ışık tutabilecek karasal salyangoz kabukları ve çok sayıda hayvan kemiği de incelenmek üzere koruma altına alındı.
Coğrafi olarak Anadolu ile Kafkasya’nın kesişiminde duran Koskarlı, Karadeniz’in tarihöncesi dönemde insan hareketliliği açısından sanılandan çok daha aktif bir rol oynamış olabileceğine işaret ediyor. Önümüzdeki sezonlarda yürütülecek disiplinler arası çalışmaların, Son Buzul Çağı avcı-toplayıcılarının çevreye nasıl uyum sağladığını ve teknolojiyi bölgeler arasında nasıl taşıdığını daha net ortaya koyması bekleniyor.
Makale: Çalışkan Akgül, H., Gündüzalp, S., Kandemir, R., Turan, D., Kıvrak, H. U., Chkhatarashvili, G., & Alnıak, L. (2026). Antiquity, 1–8. doi:10.15184/aqy.2026.10410