Yeni Ölen Bir Filin Kemikleri Deneysel Arkeoloji için Kullanıldı
Yeni Ölen Bir Filin Kemikleri Deneysel Arkeoloji için Kullanıldı
Paylaş
www.arkeofili.com
Stuttgart’ta ölen bir filin kaburgaları, avcı-toplayıcıların 30.000 yıl önce mamut kemiğinden aletleri nasıl yaptığını anlamaya yardımcı oldu.

Mamut kaburgalarından yapılmış aletler, genellikle derileri işlemek için kullanılıyordu. C: B. Schürch and L. Brunke, (2026).
Almanya’da bir hayvanat bahçesi filinin ölümü, arkeologlara Buzul Çağı teknolojilerini öğrenmek için nadir bir fırsat sundu. Araştırmacılar ölen bu hayvanın kaburga kemiklerini kullanarak 30.000 yıllık mamut kemiği aletleri yeniden üretti ve bu aletlerin yapım sürecine dair yeni bilgiler elde etti.
Hohle Fels ve Geißenklösterle gibi mağaralarda bulunan, mamut kaburgalarından yapılmış eserler genellikle Üst Paleolitik’in yaklaşık 34.000 ile 29.000 yıl öncesini kapsayan Gravettian dönemine tarihleniyor. Bunların en yaygınları arasında, genellikle hayvan postlarını işlemek için kullanılan düzleştiriciler yer alıyor.
Stuttgart’taki Wilhelma Hayvanat Bahçesi’nde Molly adlı dişi bir Hint filinin ölmesinin ardından bir araştırma ekibi, bu mamut düzleştiricilerini yeniden üretmek amacıyla deneysel bir atölye düzenledi. Çalışma, Molly’nin kaburgalarını yarıp ardından istenen biçime sokmayı içeriyordu.
Katılımcıların hepsi başlangıçta filin kaburgalarını odun yarar gibi dikey olarak yarmaya çalıştı. Ancak dikey yarma kemiklerin çatlamasına yol açtığı için bu yöntem kimse için işe yaramadı.

Kaburgaların dikey değil, yatay olarak ayrılması gerekiyordu. C: B. Schürch and L. Brunke, (2026).
Araştırmacıların çalışmada açıkladığına göre hortumlu kaburgalarından alet yapmanın ancak kaburga parçasının uzunluğu boyunca adım adım yatay olarak ilerleyen bir yarma stratejisiyle mümkün olduğu anlaşıldı.
Deneyler, avcı-toplayıcıların bu mamut eserlerini üretirken kullanmış olabileceği aletlerin türlerini de ortaya koymaya yardımcı oldu. Örneğin çalışmanın yazarlarına göre geyiklerin el ve ayak tarağı kemiklerinden (metapodlar) yapılan keskiler, kemiğin süngerimsi dokusuna yeterince derin girebildikleri ve esnek oldukları için çok iyi iş gördü. Taş keskiler ve kamalar ise yeterince derine giremedi ve hemen parçalara ayrıldı.
Bunun yanı sıra fil kaburgaları sert ve kırılgan olduğu ve eski bir ahşap gibi kırıldığı için katılımcılar deneylerde zorlandı. Aynı zamanda kemiklerdeki yağ yapışkan, yağlı ve beyaz bir kütleye dönüştü.
Bu nedenle araştırmacılar, tarihöncesi insanların alet yapımında yalnızca çok taze kemikleri kullandığından şüpheleniyor, çünkü bu kemikleri işlemek çok daha kolay olurdu. Bu da Gravettian avcı-toplayıcıların, ister insanlar ister başka etkenler tarafından öldürülmüş olsun, mamutların kaburgalarını ölümlerinden çok kısa bir süre sonra topladığını düşündürüyor.

Kaburgaların içindeki beyaz yağ kütlesi, bunların kullanılmasını zorlaştırıyordu. C: B. Schürch and L. Brunke, (2026).
Çalışmanın yazarları ayrıca mamut düzleştiricilerinin çoğunun Molly’ninkilerden daha küçük kaburgalardan yapıldığını belirtiyor. Bu da eski alet yapımcılarının muhtemelen genç mamutları hedef aldığına işaret ediyor.
Araştırmacılara göre daha esnek özelliklere sahip daha taze malzeme ve yavru ya da genç hortumlulara ait kaburgalar olmak üzere bu iki nokta göz önüne alındığında, atölyeleri Hohle Fels ve Geißenklösterle’deki mamut kaburgasından yapılmış kemik aletlerin nasıl başarıyla üretildiğini anlamalarına yardımcı oldu.
Sonuç olarak bu bulgular, tarihöncesi insanların mamut kemiğinden düzleştiricileri nasıl yaptığını kanıtlamıyor fakat yapım sürecini şekillendiren zorluklara ve etkenlere dair yararlı bilgiler sunuyor.
IFL Science. 30 Ekim 2026.
Makale: Münzel, S.C., Schürch, B., Starkovich, B.M. et al. (2026). J Paleo Arch 9, 35.