Blog
İskitler At ve Geviş Getiren Hayvanların Sütünü Tüketiyordu
Diş taşı (diş plağının mineralleşmiş hâli) analizi sayesinde, İskitlerin beslenmesinde çeşitli geviş getiren hayvanların ve atların sütlerinin yer aldığına dair ilk doğrudan kanıt elde edildi.
Erman Eryuğrul - www.arkeofili.com
Demir Çağı diş plakları, İskitlerin at ve geviş getiren hayvanlardan elde edilen sütü tükettiğine dair ilk doğrudan kanıtı ortaya koyuyor.

Ağaç altında atlı İskitler. Altın kemer plakası. Sibirya, MÖ 4.-3. yüzyıl. C: The State Hermitage Museum, St Petersburg
Araştırmacılar, Doğu Avrupa tarihinin önemli göçebe topluluklarından birinin diyetini çözdü. Diş taşı (diş plağının mineralleşmiş hâli) analizi sayesinde, İskitlerin beslenmesinde çeşitli geviş getiren hayvanların ve atların sütlerinin yer aldığına dair ilk doğrudan kanıt elde edildi.
Yüzyıllar boyunca İskitler, Demir Çağı sırasında Avrasya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında dolaşan göçebe atlı bir halk olarak görülmüştü. Bu imge bugün bile güçlü biçimde varlığını sürdürüyor.
Ancak son yıllarda bilimsel araştırmalar, bu basitleştirilmiş anlatıyı sorguluyor. Buna göre “İskitler” denilen topluluk, tek tip ve homojen bir grup değil; farklı coğrafi kökenlere sahip, çok etnisiteli ve çeşitli bir nüfustan oluşuyordu. Yaşam biçimleri de en az bunun kadar çeşitlilik gösteriyordu: hareketli hayvancılığın yanında tarım, yerel yerleşiklik ve karmaşık sosyal yapılar da önemli bir rol oynuyordu.
Şimdi ise uluslararası bir ekip, İskitlere dair bu daha ayrıntılı yaklaşıma yeni bulgular ekliyor. PLOS One dergisinde yayımlanan çalışmada, İskit dönemi nüfus gruplarının beslenmesine ilişkin ayrıntılı içgörüler sunuluyor.
Biyolojik bir arşiv olarak diş taşı
Jaruschka Pecnik ve Dr. Shevan Wilkin’in liderliğindeki araştırma ekibi, günümüz Ukrayna’sında yer alan Bilsk ve Mamai-Gora alanlarında bulunan 28 bireye ait diş taşını inceledi. Diş taşı, tüketilen gıdalardan kalan çok küçük izleri hapsedebildiği için, bir bireyin beslenmesine dair biyolojik bir arşiv gibi çalışır.
Araştırmacılar, korunmuş proteinleri tanımlayan bir yöntem olan paleoproteomik analiz kullanarak, İskit topluluklarının gerçekte hangi hayvansal süt ürünlerini tükettiğini ve bunların hangi türlerden geldiğini ilk kez belirleyebildi.
Altı bireyde, sığır, koyun ve keçi gibi geviş getiren hayvanlardan elde edilen süt ve işlenmiş süt ürünlerinin tüketildiğine işaret eden proteinler bulundu. Bir vakada ise at sütü de tespit edildi. İskitlerin kısrak sütü tükettiği daha önce ağırlıklı olarak tarihsel metinlerden yola çıkılarak düşünülüyordu, fakat doğrudan kanıtlanmamıştı.
Çalışmanın baş yazarı Jaruschka Pecnik, “İskit döneminde yaşamış insanların antik diş plağında at sütü proteinlerinin tespit edilmesi önemli bir bulgu” diyor.
“Bu, atların yalnızca ulaşım, savaş ya da sembolik amaçlarla kullanılmadığını, en azından zaman zaman beslenme sisteminin de bir parçası olduğunu gösteriyor.”
Bununla birlikte, at sütü proteinlerinin yalnızca tek bir kişinin kalıntılarında bulunması yeni soruları da gündeme getiriyor. Örneğin bunun, korunmuş proteinlerin kararsızlığından mı kaynaklandığı yoksa kültürel uygulamalara mı işaret ettiği belirsiz. Sosyal hiyerarşiler ya da hayvanların bilinçli biçimde farklı amaçlarla ayrılması gibi olasılıklar da düşünülebilir.
Kişisel tarihin bir deposu
Çalışma, yöntem açısından da yeni perspektifler sunuyor. Çalışma lideri Shevan Wilkin, “Diş taşı, kişisel tarihin olağanüstü bir deposu” diye açıklıyor.
“Diş plağı bir insanın yaşamı boyunca yavaş yavaş oluşup mineralize olduğu için, yaşam biçimleri ya da ekonomik sistemler hakkında genel varsayımların ötesine geçerek, gerçekten tüketilmiş gıdalara çok doğrudan bir bakış sağlar.”
Aynı zamanda araştırmacılar, bu bulguların yalnızca ilk adım olduğunun altını çiziyor. Çalışma, çeşitli süt ürünlerinin tüketildiğine dair açık kanıtlar sunsa da, İskit topluluklarının beslenmesine dair henüz eksiksiz bir tablo çizmiyor. Bölgesel farkları, sosyal etmenleri ve zaman içindeki değişimleri daha iyi anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.
Gelecekteki çalışmaların, Demir Çağı bozkır halklarının karmaşık ve dinamik beslenme sistemlerini daha iyi inceleyebilmek için Avrasya bozkırının farklı bölgelerinden çok daha fazla sayıda bireyin diş taşını analiz etmesi gerekecek.
University of Basel. 21 Ocak 2026.
Makale: Pecnik, J., Ventresca Miller, A. R., Panse, C., Kunz, L., Dittmann, A., Johnson, J. A., … & Wilkin, S. (2026).


Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >