Blog

Ağu1

Karaya Çıkan Bir Balık, Su Yaşamına Geri Dönmüş

 |  Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  AmfibiBalıkFishapodKanada

Karaya Çıkan Bir Balık, Su Yaşamına Geri Dönmüş

385 milyon yıl önce suda yaşayan pullu, yüzgeçli bir canlı, evrimde “geri” bir adımın açık bir örneği olarak dört ayaklı kara hayvanlarından türemiş.

Erman Ertuğrul - www.arkeofili.com

İlk amfibi benzeri hayvanların karada yürümesinden birkaç milyon yıl sonra, onların torunlarından biri su yaşamına geri döndü.


Qikiqtania wakei’nin (ortada) daha büyük akrabası Tiktaalik roseae ile birlikte sudaki çizimi. C: Alex Boersma

385 milyon yıl öncesine ait Qikiqtania wakei adlı bir fosil, erken dönem kara hayvanlarının soyundan gelen birinin karaya olan adaptasyonlarını kaybettiğini ve daha verimli bir yüzücü haline geldiğini gösteriyor.

385 milyon yıl önce suda yaşayan pullu, yüzgeçli bir canlı, evrimde “geri” bir adımın açık bir örneği olarak dört ayaklı kara hayvanlarından türemiş.

Bazı balıklar bacaklar çıkarttı ve yaklaşık 400 milyon yıl önce ayakta durma yeteneğini geliştirerek tetrapod adı verilen dört ayaklı hayvanların evrimsel soyunu başlattı. Ancak yeni tanımlanan Qikiqtania wakei fosilinin düz bacak kemikleri, ayakta durmak için gereken kasları destekleyemezdi, bu da “fishapod”un yüzen, tam zamanlı bir su sakinine dönüştüğü anlamına geliyor.

Chicago Üniversitesi’nden Neil Shubin, “Qikiqtania’nın ataları zaten sudan dışarı o adımları atıyorlardı, ama bu, “Bunu yapmıyorum, suyu daha çok seviyorum!” diyen bir yaratıktı. Temel olarak, geriye dönen akrabaydı.” diyor.

Shubin ve meslektaşları, 2004 yılında Kanada Arktik Takımadalarında kayaya gömülü pullu Qikiqtania fosilini ortaya çıkardılar. Bu, balıktan amfibiyene evrimsel geçişi temsil eden bir ‘fishapod’ olan Tiktaalik roseae’yi keşfettikleri zaman ve aynı yerde ortaya çıktı.

Shubin, yaşadığı zaman muhtemelen yaklaşık 75 santimetre uzunluğunda olan Qikiqtania’nın taramalarının, Tiktaalik’in yaptığı gibi, avını emerek beslenebileceğini düşündüren üst ve alt çene kısımlarını ortaya çıkardığını söylüyor. Ayrıca “biftek bıçağı gibi” dişleri vardı, bu da hayvanın ısırabileceğini gösteriyordu.

Qikiqtania, açıkça Tiktaalik’in yakın bir akrabasıydı, ancak göğüs yüzgecindeki humerus kemiği nispeten pürüzsüz ve bumerang şeklindeydi. Bu da yürümesini ve hatta ayakta durmasını imkansız hale getiriyordu. Bu, ne hiç yürümemiş bir balık, ne de şu anda yürüyen bir “fishapod” olduğu anlamına geliyor.

Shubin, “Humerustaki tüm bu süreçleri ve kasların yapışacağı ve ayağa kalkmasına izin verecek tüm bu yerleri kaybetmişti.” diyor.

Daha ilkel suda yaşayan atalarının vücuduna dönmek yerine, Qikiqtania açık sularda daha da verimli bir yüzücü olmak için evrimleşmişti ve yüzgeçleri bir şekilde pinpon raketlerine benziyordu. Shubin, “İlginç olan şey, geri dönüp süper bir şekilde uzmanlaşması.” diyor.

Ekip, hayvana, fosilin bulunduğu bölgenin yerli kelimesi olan Qikiqtani ve 2021’de ölen California Üniversitesi’nde evrimsel bir biyolog olan David Wake anısına bu ismi verdi.

Shubin, bulguların evrimin her zaman basit bir süreç olmadığı gerçeğini vurguladığını söylüyor. “Bu sadece geriye gitmenin değil, tamamen yeni bir şekilde geri dönmenin canlı bir örneği.”


Makale: Stewart, T.A., Lemberg, J.B., Daly, A.et al.(2022).

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için