Blog

Oca14

Primatlardaki Eşcinsel Davranışın Nedenleri Çözüldü

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  CinselEşcinselMaymunPrimat



Primatlardaki Eşcinsel Davranışın Nedenleri Çözüldü

Bugüne kadar 1.500’den fazla farklı türün aynı cinsiyetten cinsel davranışlar sergilediği gözlemlendi. Bu davranışa dair en eski kayıtların bazıları ise Antik Yunan filozofu Aristoteles’e kadar uzanıyor.

 

www.arkeofili.com

 

Eşcinsel davranış, primatlarda ekolojik, yaşam öyküsü ve sosyal faktörler arasındaki etkileşimlerle şekillenen, bağlama bağlı bir davranış.

Erkeklerin dişilerden çok daha büyük olduğu türlerde (örneğin dağ gorilleri) eşcinsel cinsel davranış sergileme olasılığı daha yüksek. C: Wikimedia Commons

Bilim insanları, primatlarda eşcinsel davranışın derin bir evrimsel temele sahip olduğunu ve sert çevre koşullarında yaşayan, yırtıcılar tarafından avlanan ya da daha karmaşık toplumsal yapılara sahip türlerde daha sık görüldüğünü buldu.

Aynı cinsiyetten erkek ya da dişilerin birbirinin üzerine çıkması veya başka biçimlerde birbirini uyarıcı davranışlar sergilemesi, hayvanlar âleminin çok çeşitli türlerinde belgelenmiş durumda.

Bugüne kadar 1.500’den fazla farklı türün aynı cinsiyetten cinsel davranışlar sergilediği gözlemlendi. Bu davranışa dair en eski kayıtların bazıları ise Antik Yunan filozofu Aristoteles’e kadar uzanıyor.

Ancak bilim dünyası uzun süre bu görece yaygın davranışı “Darwinci bir paradoks” olarak görerek göz ardı etti. Bu yaklaşıma göre, hayvanlarda eşcinsel davranış Charles Darwin’in evrim kuramıyla çelişiyordu; çünkü üreme yoluyla genlerin aktarılmasına katkı sağlamıyordu.

Daha yakın zamanda ise bilim insanları, bu davranışın kısmen ebeveynlerden miras alınabileceğini ve evrimsel bir avantaj sağlayabileceğini gösterdi.

Imperial College London’dan biyolog Vincent Savolainen, “Cinsel davranış çeşitliliği doğada (türler arasında ve hayvan topluluklarında) son derece yaygın. Yavru bakımı, yırtıcılardan korunma ya da besin arama kadar önemli” diyor.

Savolainen sekiz yıldır Porto Riko’da rhesus makaklarını inceliyor. Ekibi, birbirinin üzerine çıkan erkek makakların, onlara daha fazla dişiye erişim sağlayabilecek ittifaklar kurduğunu, dolayısıyla zamanla daha fazla yavru sahibi olabileceklerini tespit etti.

Ekip 2023’te ayrıca, makakların aynı cinsiyetten davranışı ebeveynlerinden yüzde 6’dan fazla oranda miras aldığını da belirledi. Ancak bu özelliğin aktarılıp aktarılmadığı çeşitli etkenlere bağlıydı.

“Derin bir evrimsel kök”

Nature Ecology & Evolution dergisinde yayımlanan yeni çalışması için Savolainen ve meslektaşları, insan dışı 491 primat türüne ilişkin verileri topladı. Araştırmacılar, Amerika, Afrika ve Asya genelindeki lemurlar, büyük kuyruksuz maymunlar ve maymunlar dahil 59 türde aynı cinsiyetten cinsel davranış tespit etti.

Çalışmaya göre, bu davranışın bu kadar yaygın olması onun “derin bir evrimsel köke” sahip olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar daha sonra, primatların eşcinsel eylemlere yönelip yönelmediğini çevre koşulları, toplumsal örgütlenme ve “yaşam öyküsü” özelliklerinin nasıl etkilediğini inceledi.

Davranışın, makaklarda (Macaca sylvanus) olduğu gibi yiyeceğe erişimin sınırlı olduğu zorlu çevrelerde yaşayan türlerde daha yaygın olduğu bulundu. Ayrıca, yırtıcılar tarafından avlanma olasılığı daha yüksek türlerde de daha sık görülüyordu. Örneğin vervet maymunları Afrika’da çeşitli büyük kedilerden ve yılanlardan kaçınmak zorunda.

Stres azaltıcı mı?

Araştırmacılara göre bütün bunlar, eşcinsel davranışın stres dönemlerinde primat grupları içindeki gerilimi yönetmeye yardımcı olabileceğini düşündürüyor.

Davranış, erkek ve dişilerin boyutlarının belirgin biçimde farklı olduğu türlerde de daha yaygındı; örneğin dağ gorillerinde. Bu boyut farkları çoğu zaman daha büyük sosyal gruplarda yaşayan, rekabetin yoğun olduğu ve sosyal hiyerarşilerin daha katı biçimde kurulduğu hayvanlarda ortaya çıkıyor. Erkek ve dişilerin boyutlarının daha benzer olduğu türler ise genellikle çift halinde ya da daha küçük aile birimlerinde yaşıyor.

Dolayısıyla aynı cinsiyetten cinsel davranış, çalışmaya göre “farklı türlerin karşılaştığı ekolojik ve toplumsal baskılara bağlı olarak sosyal bağları güçlendirmek, çatışmayı yönetmek ya da ittifak kurmak için kullanılan esnek bir sosyal strateji işlevi görüyor olabilir.”

Araştırmacılar, benzer etkenlerin insan atalarında da rol oynamış olabileceğini öne sürüyor.

Savolainen, “Atalarımızın da benzer çevresel ve toplumsal karmaşıklıklarla yüzleştiği kesin. Ancak modern insanlara tamamen özgü olan şeyler de var: Bizde, bu çalışmada hiç ele almadığımız, cinsel yönelim ve tercihler açısından çok daha karmaşık bir yapı bulunuyor” diyor.

Araştırmacılar çalışmada ayrıca, bulguların yanlış yorumlanmasına veya kötüye kullanılmasına karşı uyarıda bulunuyor. Örneğin modern insanlarda aynı cinsiyetten cinsel davranışın “toplumsal eşitlik sağlanırsa ortadan kalkacağı” gibi hatalı bir düşünceye varılmaması gerektiğini belirtiyor.

Çalışmada yer almayan, Bangor Üniversitesi’nden antropolog Isabelle Winder, Nature dergisinde yaptığı değerlendirmede, “Modern karşılaştırmalı yöntemlerin, belki de ilk kez, ‘insansı’ davranışların evrimine dair karmaşıklıkların bir kısmını gerçekçi biçimde aydınlatabildiğini göstermesi bence en heyecan verici yönü” diye yazıyor.


AFP. 12 Ocak 2026.

Makale 1: Coxshall, C., Nesbit, M., Hodge, J. et al. (2026). 

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için