2.300 Yıllık Papirüste Bilinmeyen Odysseia Dizeleri Var
2.300 yıllık bir papirüs parçası, Homeros’un Odysseia destanının bir zamanlar bugünkünden farklı biçimlerde dolaştığını gösteriyor.
Paylaş
www.arkeofili.com
2.300 yıllık bir papirüs parçası, Homeros’un Odysseia destanının bir zamanlar bugünkünden farklı biçimlerde dolaştığını gösteriyor.

The Metropolitan Museum of Art’ın koleksiyonunda yer alan küçük bir papirüs parçası, Homeros’un Odysseia’sından dizeler taşıyor ve destanın metin tarihine dair çarpıcı bilgiler sunuyor. Yaklaşık 2.300 yıl öncesine, Mısır’daki Ptolemaios dönemine (MÖ 285 ila 250) tarihlenen parça, Odysseia’nın bugüne dek keşfedilmiş en erken Ptolemaios dönemi nüshası.
Parçayı özellikle önemli kılan şey ise içeriği. Papirüs, destanın 20. kitabından, bugün elimizdeki standart metinde bulunmayan üç dize içeriyor. Yani bu küçük parça, Odysseia’nın MÖ 3. yüzyılda yerel farklılıklar gösteren nüshalarının var olduğunun somut bir kanıtı. Homeros destanları, biz onları bugün okuduğumuz sabit hâline kavuşmadan önce, kentten kente değişen dizeler ve farklılıklarla dolaşıyordu.
(İlgili: Odysseus Gerçekten Bir Kahraman mı? Tekrar Düşünün)
O dönemde papirüs, kalıcı yazıların kaydedildiği tercih edilen malzemeydi. Papirüs bitkisinin saplarından yapılan bu malzemeye, bir evlilik sözleşmesinden bir kitaba dek pek çok metin yazılıyordu. Yazı için, ucu yarılmış sivri bir kamış ya da uçlu bir bronz kalem kullanılıyordu. Mürekkep ise genellikle is ile suyun karışımından elde ediliyordu.
Farklı nüshalardan tek bir metne: İskenderiye Kütüphanesi
Peki neden aynı destanın birbirinden farklı nüshaları vardı? Bu sorunun yanıtı, Hellenistik dünyanın en önemli metin merkeziyle yakından ilgili. Homeros metinlerinin bu dönemdeki başlıca yeri, MÖ 3. yüzyılın başlarında Ptolemaios kralları tarafından kurulan İskenderiye Kütüphanesi’ydi. Bu kütüphane, tarihte inşa edilen ilk kapsamlı halk kütüphanesi olarak biliniyor.
Homeros en büyük şair sayıldığı için eserleri, kütüphanenin koleksiyonunun kalbinde yer alıyordu. Kütüphanede, Homeros şiirlerinin Khios (Sakız Adası), Argos ve Sinope (Sinop) gibi pek çok farklı kent-devletinden gelen kopyaları bulunuyordu. Her biri kendi yerel farklılıklarını taşıyan bu nüshalar bir araya geldiğinde, İskenderiyeli bilginlerin önündeki ilk uğraşlardan biri belirginleşti: Bu değerli eserler için standart, güvenilir bir metin oluşturmak.
(İlgili: 10 Arkeolojik Eser Eşliğinde Odysseus’un Yolculuğu)
İşte bu papirüs parçası, tam da o standartlaşmadan önceki döneme, hâlâ birçok “Odysseia”nın bir arada dolaştığı döneme ait nadir bir tanık. Bugün okuduğumuz düzenli Odysseia metninin arkasında, aslında kentten kente değişen, canlı ve çeşitli bir sözlü ve yazılı gelenek yatıyordu.
Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com