Kıbrıs’ta Tunç Çağı Mezarlarına Çiçekler Sunulmuş

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

IMOGA Müzesi kurucusu Süleyman Saim Tekcan vefat etti
Alaska’da 13.800 Yıllık Kamp Kalıntıları Bulundu

Alaska’da 13.800 Yıllık Kamp Kalıntıları Bulundu

Alaska’da 13.800 Yıllık Kamp Kalıntıları Bulundu

www.arkeofili.com

Alaska’daki 13.800 yıllık Shegˊ Xdaltthˊiˊ alanında olası bir konut, kemik iğneler ve evcil köpeklere ait olabilecek kemikler bulundu.

Shégˊ Xdaltthˊíˊ arkeolojik alanından bir görünüm, uzakta Alaska Sıradağları’nı gözler önüne seriyor. C: Kelly Graf

İç Alaska’daki 13.800 yıllık bir alanda kazı yapan arkeologlar, Amerika kıtasındaki en erken evcil köpeklere ait olabilecek kemikler, Batı Yarımküre’deki en eski iğneler ve konutlar ile Bering Kara Köprüsü’nün iki yakası arasındaki kültürel bağlantıları ortaya koyan taş aletler de dahil olmak üzere binlerce eser ve fosil ortaya çıkardı.

Arkeologlar, Fairbanks’in yaklaşık 55 kilometre güneydoğusunda bulunan ve Alaska yerlilerinin Athabaskan dilinde “Oradaydılar” anlamına gelen Shégˊ Xdaltthˊíˊ adlı alanda, Kuzey Amerika’ya yerleşen ilk insanlardan bazılarının bin yıl boyunca aralıklarla kullandığı bir kamp yerini kazdı.

Shégˊ Xdaltthˊíˊ, son buzul çağında kuzeydoğu Asya ile kuzeybatı Kuzey Amerika’yı birbirine bağlayan coğrafi bölge olan doğu Beringia’da yer alıyor. En son arkeolojik ve genetik çalışmalar, bugünkü yerli Amerikalıların atalarının kıtaya yaklaşık 21.000 yıl önce girdiğini düşündürüyor. Ancak Beringia’daki alanlar çoğunlukla küçük mevsimlik av kamplarının kalıntılarından oluştuğu ve geniş bir coğrafi alana dağıldığı için, Batı Yarımküre’yi yurt edinen ilk insanlar hakkında hâlâ pek çok şey bilinmiyor.

Çalışmanın başyazarı, Kansas Üniversitesi’nden arkeolog Kelly Graf, bir ya da iki ocağın çevresinde av aletleri ve taş alet yapımından kalan artıklar bulmayı beklediğini, ancak on binlerce eser barındıran bir ana kampa rastlayacaklarını hiç tahmin etmediğini söylüyor. Graf’a göre bu tamamen bir sürpriz oldu.

Graf ve ortak yazarlar yeni çalışmada Shégˊ Xdaltthˊíˊ’deki keşiflerini ayrıntılı olarak aktararak, insanların yeni topraklarına “yerleştiğinin” kanıtı olarak yaklaşık 13.800 yıl önceki en erken iskân evresine odaklandı.

Araştırmacılar bir ocak, küçük bir çukur ve bir zamanlar ahşap bir direğin durduğu yerde bir toprak lekesi buldu. Bunlar muhtemelen eğik çatılı bir barınağın ya da erken dönem bir çadır evin kalıntılarıydı. Arkeologlar ayrıca taş aletler, kemik iğneler ve geyik boynuzundan yapılmış bir kolye ucu ortaya çıkardı. Yakınlarda ise kömür ve hayvan kemikleriyle dolu, muhtemelen geniş bir aile grubu için eti yavaş pişirmekte kullanılan bir toprak fırın buldular.

Araştırmacıların çalışmada yazdığına göre Shégˊ Xdaltthˊíˊ’deki karmaşık yapı, Kuzey Amerika’daki bir barınma yapısının olası en erken örneğini temsil ediyor. Araştırmacılara göre erken dönem Alaskalılar çevrelerini çok iyi tanıyordu.

 

Elmas biçimli iki yüzlü aletler ve iki yüzlü alet parçaları.

Kültürler Arası Bağlantılar

Arkeologlar Shégˊ Xdaltthˊíˊ’den ele geçen taş aletlere de oldukça şaşırdı. Çünkü bu aletler kendine özgü bir biçime sahip ve Orta Alaska’ya özgü. Elmas biçimli saplı çift yüzeyli aletler olarak bilinen bu aletler riyolit ve bazalttan yapılmış ve genellikle Beringia’nın çok daha batısında, bugünkü kuzey Sibirya’da bulunan aletlere benziyor. Ayrıca Shégˊ Xdaltthˊíˊ’de keşfedilen obsidyen eserler, insanların bu volkanik kayayı yüzlerce kilometre kuzeybatıdaki bir jeolojik kaynaktan alana getirdiğini ortaya koyuyor.

Araştırmacılara göre bir düzineden fazla kurt benzeri hayvana ait kemikler, Asya ile başka bir bağlantıya işaret ediyor. Hayvanlardan birinin çenesi üzerinde yapılan bir analiz, bunun bir ulukurda (Aenocyon dirus) ya da bir Pleistosen Beringia kurduna veya gri kurda (Canis lupus sp.) değil, Orta Alaska’ya özgü bir kurt benzeri hayvan popülasyonuna ait olduğunu gösterdi. Mevcut genetik kanıtlar, Kuzey Amerika’daki erken evcil köpeklerin Sibirya kurtlarından geldiğini düşündürüyor. Shégˊ Xdaltthˊíˊ’nin zamanlaması ve coğrafi konumu, buradaki insanların köpek sahibi olmuş olabileceğine dair dolaylı bir kanıt sunuyor.

Araştırmacıların yazdığına göre, tıpkı insanlar gibi Shégˊ Xdaltthˊíˊ’nin ve diğer erken Alaska alanlarının köpekgilleri de muhtemelen Asya Beringiası’ndan yakın zamanda gelmiş göçmenlerdi.

Çalışmaya göre Shégˊ Xdaltthˊíˊ Asya’daki alanlarla bir ilişki ortaya koysa da Kanada buz tabakalarının güneyindeki erken Amerika alanlarıyla bağlantılara dair kanıtlar da barındırıyor.

Bu bağlantıların ipuçlarından biri, bir dikiş takımına ait kemik eserlerin varlığı. Arkeologlar Shégˊ Xdaltthˊíˊ’de sekiz kemik iğne parçası buldu. Daha önce ele geçen gözlü iğnelerin tamamı, Kuzey Amerika’nın ılıman bölgelerindeki Paleo-yerli alanlarından geliyordu. Çalışmaya göre bu nedenle Shégˊ Xdaltthˊíˊ’deki iğneler Batı Yarımküre’de keşfedilmiş en eski iğneler ve daha güneydeki alanlarla bağlantılara işaret ediyor.

Bir başka ipucu ise geyik boynuzundan yapılmış kolye ucu. Kolye ucunun bir ucuna delik açılmış, diğer ucu ise sivri bir biçimde şekillendirilmişti. Bu eski takı, Kuzey Amerika’nın daha güneyinde bulunan kişisel süs eşyalarına benziyor.

Araştırmacıların yazdığına göre bu kültürel özelliklerin tek bir alanda, Shégˊ Xdaltthˊíˊ’de bir arada bulunması gerçekten dikkat çekici ve bu özellikler erken Beringialılar ile Amerikalılar arasındaki güçlü kültürel bağlantının altını çiziyor.

Shégˊ Xdaltthˊíˊ’deki insanların bu bağlantıları kurmak için seyahat edip etmediği hâlâ belirsiz. Graf, bu insanların bir ömür boyunca gidip gelip gelmediklerini kesin olarak belirlemenin zor olacağını, ancak en azından bir bağlantı olduğunu söyleyebileceklerini belirtiyor.

 

Alanda bulunan kemik aletler.

Beringia’da Daha Fazla Çalışmaya İhtiyaç Var

Graf’a göre Beringia’da yapılacak gelecekteki kazılar, arkeologların Amerika kıtasındaki ilk insanlar hakkında daha fazla bilgi edinmesine yardımcı olabilir. Graf, Alaska’nın çok büyük ve çok uzak bir yer olduğunu ve yoğun biçimde araştırılmış yalnızca birkaç küçük bölge bulunduğunu söylüyor.

Araştırmada yer almayan, Wyoming Üniversitesi’nden arkeolog Spencer Pelton, Science Advances dergisinde çalışmaya eşlik eden bir değerlendirme yazısında, Beringia’daki erken yerli alanların Amerika kıtasının iskânını anlamanın anahtarı olduğunu yazdı.

Pelton’a göre Shégˊ Xdaltthˊíˊ, uzun süreli bir yerleşik iskâna işaret eden geniş ve zengin bir yapı, eser ve hayvan kalıntısı topluluğu barındıran, Amerika kıtasındaki en eski alan olması bakımından dikkat çekici ve Kuzey Amerika’nın ilk sakinlerinin yaşamlarına benzeri görülmemiş bir bakış sunuyor.

Graf alanda yeni kazılar planlamaya şimdiden başladı. Graf, yerel bilgiyi çalışmaya dahil etmenin proje için önemli olduğunu belirterek, önümüzdeki yazlarda bazı genç Alaska yerlilerini de kazılara getirmeyi umduklarını söylüyor. Graf’a göre ortak yazarlardan ikisi, alana en yakın Alaska yerli kuruluşlarının yaşlı üyeleri. Yaşlılar Shégˊ Xdaltthˊíˊ alanına adını verdi ve nerede kazı yapılacağını ve arkeologların neler bulabileceğini konuşmak için alanı ziyaret etti.

Araştırmacıların yazdığına göre 14.000 yıl önce Beringia’da neler olduğuna dair öğrenilecek çok şey var. Özellikle de şu anda insanların Beringia’ya çok daha erken yerleştiğini düşündüren, Yukon’daki 24.000 yıllık Bluefish Mağaraları da dahil olmak üzere yalnızca iki arkeolojik alan bulunduğu düşünüldüğünde.

 


Live Science. 16 Ekim 2026.

Makale: Kelly E. Graf et al. (2026).

 

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya