Kıbrıs’ta Tunç Çağı Mezarlarına Çiçekler Sunulmuş
Paylaş
www.arkeofili.com
Kıbrıs’taki Hala Sultan Tekke’de Tunç Çağı mezarlarında bulunan yanmış tahıl ve çiçekler, ölü gömerken bitkilerin kullanıldığını gösteriyor.

Kıbrıs, Hala Sultan Tekke’deki UU Mezarı’nda keşfedilen bir kil kaba ait parçalar. C: L. Avial Chicharro
Kıbrıs’taki Tunç Çağı mezarlarında bulunan yanmış tahıllar ve çiçekli bitkiler, eski ölü gömme törenlerinde bitkilerin kullanıldığına işaret ediyor. Kalıntılar, insanların mezarlara yiyecek bıraktığını ve törenler sırasında bitki sunuları yaktığını düşündürüyor. Yerleşimdeki bir kuyuda bulunan benzer birikintiler ise bu tür uygulamaların cenaze törenlerinin dışında da yapıldığını gösteriyor.
Kanıtlar, Kıbrıs’ın güneydoğu kıyısındaki antik bir liman kenti olan Hala Sultan Tekke’den geliyor. Bu alan, Geç Tunç Çağı’nda gelişti. En iyi bilinen dönemi MÖ 13. ve 12. yüzyılları kapsıyor. Kentin mezarları zengin çanak çömlek, takı ve diğer eşya koleksiyonları barındırıyor. Bitki kalıntıları ise insanların ölülere nasıl davrandığına dair farklı bir bakış sunuyor.
Teresa Bürge ve Dominika Kofel, dört mezardan elde edilen kömürleşmiş bitki kalıntılarını ve yerleşimdeki bir kuyudan çıkan malzemeyi inceledi. Araştırmacılar ayrıca 1970’lerde kazılmış bir kuyudan çıkan daha eski buluntuları da değerlendirdi. Çalışma, bitki türlerini, durumlarını ve arkeologların onları bulduğu yerleri birbiriyle ilişkilendiriyor.
Bazı birikintiler mezarlara yiyecek bırakıldığına işaret ediyor. UU Mezarı’ndan alınan bir örnek, arpa tanelerinden oluşuyordu. XX Mezarı’ndan çıkan bir kapta arpa, diğer tahıllar ve yabani ot tohumları bulunuyordu. Aynı mezardan çıkan bir testi ise arpa, diğer tahıllar, zeytin ve üzüm kalıntıları içeriyordu.

Kıbrıs’taki Tunç Çağı mezarlarında bulunan çeşitli kaplar. C: T. Bürge and L. Avial Chicharro
Bu buluntular, ölü gömme törenlerinde yiyecek ve içecek kullanılmasıyla uyumlu. İnsanlar ölüler için yemek bırakmış ya da cenaze toplantıları sırasında yemek yemiş olabilir. Araştırmacılar bu yiyecek birikintilerini, yemek hazırlığında net bir rolü bulunmayan türleri de içeren diğer bitki kalıntılarından ayırıyor.
SS ve YY mezarlarında tahıllar ve çiçekli bitkilerden oluşan karışımlar bulunuyordu. Aynı genel karışım yerleşimdeki kuyuda da görüldü. Bitkilerden biri olan tarla papatyası beyaz çiçekler açıyor fakat yenebilir değil ve bilinen bir tıbbi kullanımı yok. Bu bitkinin varlığı çiçeklerin bilinçli olarak toplanmış olabileceği olasılığını gündeme getiriyor. Ancak bu bitki tahıl ekinleri arasında da yetiştiği için hasat sırasında birikintilere karışmış olabilir.
Araştırmacılar bu karışımların bir kısmının buketlerden ya da bitki demetlerinden geldiğini öne sürüyor. İnsanlar bunları törenler sırasında sunu olarak yakmış olabilir. Kanıtlar her çiçekli bitkinin ritüel kullanım için seçildiğini kanıtlamıyor ama mezarlarda ve kuyuda tekrarlanan buluntular bu yorumu destekliyor.
Kuyudaki birikintiler özellikle dikkat çekici. Bitki kalıntıları farklı derinliklerden toplanan ayrı kül katmanlarında görüldü. Tahıllar ve çiçekli bitkilerden oluşan bu karışımın tekrar tekrar görülmesi, bunların rastgele atık olma olasılığını azaltıyor. Yazarlar birikintilerin kuyuyla bağlantılı ritüel bir eylemle ilgili olabileceğini öne sürüyor.

Kıbrıs, Hala Sultan Tekke’de eski bir kabın içinde bulunan bitki topluluğunun çizimi. C: M. Polaczek
Yeni incelenen bitki kalıntıları kömürleşmiş olduğu için ateş bu sürecin bir parçasıydı. Bitkilerin neden yakıldığı ise daha az açık. Ateş, bir mekânı temizlemek ya da hoş olmayan kokuları bastırmak gibi pratik ihtiyaçlara hizmet etmiş olabilir. Bu eylem törenler sırasında simgesel bir anlam da taşımış olabilir.
UU Mezarı’nda bulunan reçineli sedir izleri ise bir başka ayrıntı ekliyor. Sedir reçinesi kolayca yanıyor ve ateşin tutuşmasına yardımcı olmuş olabilir. Bu ahşap, bir törene koku, duman ya da görsel etkiler de katmış olabilir. Araştırmacılar bu özellikleri antik ayinlerin duyusal yönüyle ilişkilendiriyor.
Her bitki birikintisi bir sunuya işaret etmiyor. Daha eski kuyu, çok sayıda üzüm çekirdeği de dahil olmak üzere kömürleşmemiş kalıntılar içeriyordu. Bunlar depolanmış ürünlerden, atıklardan ya da insanlar kuyuyu doldururken içine karışan malzemeden gelmiş olabilir. Bu kanıtlar, yerleşimdeki kuyudaki düzenli kül birikintilerinden farklı.
Çalışma, bitki kalıntılarının neden arkeolojik bağlamlarıyla birlikte okunması gerektiğini gösteriyor. Tahıllar ve meyveler çoğu zaman yiyeceğe işaret ediyor fakat çiçekli bitkiler ve tekrarlanan kül katmanları başka kullanımları düşündürüyor. Hala Sultan Tekke’de bitkilerin yiyecek sunuları ve olası çiçek sunuları olarak kullanıldığı, ateşin ise ölüler için düzenlenen törenlere ve yerleşim içindeki faaliyetlere ayrı bir boyut kattığı anlaşılıyor.
Makale: Bürge, T., & Kofel, D. (2026).