Kars’ın  Peynir Mirası Tarihi Tabyada Geleceğe Taşınıyor

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Hobbit Lakaplı İnsan Türü, Bize Benzer Yürüyordu
Antik Mısır Boyası Sanılandan Çok Daha Karmaşıkmış

Antik Mısır Boyası Sanılandan Çok Daha Karmaşıkmış

Antik Mısır Boyası Sanılandan Çok Daha Karmaşıkmış

www.arkeofili.com

Yeni çalışma, antik Mısır boyalarında birden fazla hayvandan tutkal ile susam ve moringa gibi bitki ürünlerinin kullanıldığını ortaya koydu.

Konservatör Inger Jonsson’un yardımıyla Dr. Clara Granzotto, bir kadına ait mumya maskesinin (Medelhavsmuseet, MM 14957) boyalı yüzeyinden proteomik analiz için mikro örnek alıyor. C: Museum of Mediterranean and Near Eastern Antiquities

Şaşırtıcı malzemeler, Antik Mısır boyasının sanılandan çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor.

Antik Mısır bize; duvar resimleri, ahşap tabutlar ve kireçtaşı kabartmaları da dahil olmak üzere zengin bir sanatsal koleksiyon bıraktı. Bunların çoğu, aradan geçen zamana karşın canlı renklerini koruyor. Bu da boya karışımlarını yapmakta kullanılan malzemelerin bir kanıtı.

Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu boyalı sanat yapıtlarında kullanılan boya bağlayıcıları ve yapıştırıcılar gibi organik malzemelerin bir kısmına daha yakından baktı.

Antik boya tariflerini ortaya çıkarmak

Arkeolog, konservatör ve tarihçilerden oluşan uluslararası bir ekip, yaklaşık MÖ 1.425 ile MS 400 yılları arasına tarihlenen 14 boyalı sanat yapıtından alınan 28 minik örneği analiz etti. Bu yapıtlar arasında; üç Avrupa müzesinin koleksiyonlarına ait tabutlar, mezar duvarı resimleri, boyalı kireçtaşı ve mumyayla ilişkili alçı işleri yer alıyordu.

Araştırmacılar, boyalı yüzeylerden minik fiziksel örnekler aldı ve bağlayıcılardaki ile yapıştırıcılardaki proteinleri analiz etmek için proteomik yöntemini kullandı. Bu teknik, antik protein imzalarını analiz etmek için kütle spektrometrisinden yararlanıyor ve bilim insanlarının bazı malzemelerin biyolojik kökenlerini belirlemesine olanak tanıyor.

Sonuçlar, antik Mısır boya tariflerinin bilim insanlarının daha önce fark ettiğinden çok daha karmaşık olduğunu ortaya koydu. Hayvansal tutkal içeren örneklerin çoğunda sığır tutkalı bulundu. Ancak aralarında koyun ya da keçi, eşek, at ve olasılıkla yaban antiloplarının da yer aldığı birkaç farklı hayvandan elde edilen tutkallar da vardı. Kanıtlar, bunların yalnızca kemiklerden değil, hayvan derileri ve bağ dokuları kullanılarak yapıldığını düşündürüyor. Ayrıca çeşitli bitki proteinleri de keşfedildi.

Araştırmacılar makalelerinde, proteomik yönteminin, birden fazla hayvanın kolajeninden hazırlanan tutkalın kullanımını doğruladığını; ayrıca antik Mısır sanat yapıtlarında daha önce belgelenmemiş, susam ve moringa ürünleri de dahil olmak üzere bitki proteinlerinin varlığını ortaya çıkardığını belirtiyor.

Bu çalışmada analiz edilen arkeolojik eserler.

Ek testler

Ekip ayrıca, sanatçılar bu bitki malzemelerini kullanırken bunların hangi biçimde olduğunu da belirlemek istedi. Susam ve moringa yağ elde etmek için işlenebildiğinden, araştırmacılar malzemelerin bitkisel yağ mı yoksa başka bir ürün mü olduğunu anlamak için ek kimyasal testler yaptı.

Analiz, içinde yağ izleri bulunan, protein açısından zengin bir malzeme ortaya çıkardı. Bu da ressamların saf bitkisel yağlar kullanmadığını; bunun yerine, tohumlar yağ için preslendikten sonra geriye kalan protein açısından zengin malzeme olan tohum küspesini kullanmış olabileceklerini düşündürüyor.

Araştırmacılar, yalnızca proteomik yönteminin FTIR (Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi) ve Py-GC-MS (piroliz-gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi) gibi daha yerleşik tekniklerle bütünleştirilmesinin; analitik sonuçların ise sanatçı malzemelerine ve bunların üretimine dair bilgiyle ve arkeolojik kanıtlarla birlikte yorumlanmasının, tohum işlemenin yan ürünlerinin kullanıldığını öne sürmelerine olanak tanıdığını belirtiyor.

Bu sonuçlar, bize Mısırlı sanatçıların yaratıcılığı hakkında daha fazla bilgi vermenin yanı sıra, konservatörlerin antik sanat yapıtları için tedaviler geliştirirken karşı karşıya oldukları malzemeleri daha iyi anlamalarına da yardımcı olabilir.


Makale: Clara Granzotto et al. (2026).

 

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya