En Eski Uyuşturucu Kullanımı 25.000 Yıl Öncesine Uzandı

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Orta Çağ El Yazmalarındaki DNA, Bir Hayvan Virüsünün İzini Sürdü
Denisovalılara Ait İlk Kol Kemiği Çin’de Bulundu!

Denisovalılara Ait İlk Kol Kemiği Çin’de Bulundu!

Denisovalılara Ait İlk Kol Kemiği Çin’de Bulundu!

www.arkeofili.com

Çin’deki mağarada Denisovalılara ait ilk doğrulanmış kol kemiği bulundu. Burası, Sibirya dışındaki en zengin Denisovalı fosilini barındırıyor.

Bianfu Mağarası’nda bulunan kol kemiğinin ve onun sanal rekonstrüksiyonunun (alt sıra) farklı görünümleri.

Bir Denisovalının ilk doğrulanmış kol kemiği güneybatı Çin’de keşfedildi. Bu, bir zamanlar kendi türümüzle birlikte Dünya’da dolaşmış bir insan akrabasının yapbozuna bir parça daha ekliyor.

Bugüne dek yalnızca bir avuç Denisovalı fiziksel kalıntısı ele geçirildi. Bunların arasında parmak kemikleri, kaburgalar, dişler, çene kemikleri, birkaç kafatası ve birkaç bacak kemiği yer alıyor. Ancak şimdi Çin’deki araştırmacılar, ön koldaki iki uzun kemikten biri olan ilk Denisovalı radius’unu keşfettiklerini bildiriyor.

Bianfu Mağarası’ndaki kemikler

Yeni fosil, oldukça dikkate değer koşullar altında belirlendi. Güneybatı Çin’deki Yunnan’da, birkaç tortu katmanında bulunan 60.000’den fazla kemik parçası barındıran, Bianfu Mağarası adlı bir alan var. Bu, adeta samanlıkta iğne aramak gibi bir arkeolojik durum.

Bu iskelet kalıntılarının büyük çoğunluğu insan dışı hayvanlara aitti. Ancak araştırmacılar, yaklaşık 167.000 ile 134.000 yıl öncesine tarihlenen 22 olası hominin kalıntısını belirlemek için yeni bir yöntem kullandı.

Ekip daha sonra, kemik içindeki proteinleri yakından inceledi (proteomik analiz adı verilen bir teknik) ve bu hominin kalıntılarından en az yedisinin, Denisovalılarla ilişkili belirgin bir amino asit varyantı içerdiğini ortaya çıkardı.

Koleksiyonda iki kafatası parçası ve dört diş yer alıyordu. Ancak en olağanüstü örnek, bilinen Denisovalı kalıntılarının seyrek koleksiyonuna eklenen nadir bir uzuv kemiği olan bir radius kemiği parçasıydı.

Annesi Neandertal, babası Denisovalı olan melez bir dişi olan Denny’yi belirlemek için kullanılan kemiğin, bacağına ya da bir koluna ait olabileceği öne sürülmüştü. Ancak Bianfu Mağarası’ndaki bu keşfin, bir Denisovalıya ait bir kol kemiğinin ilk doğrulanmış örneği olduğu düşünülüyor.

Keşif ayrıca önemli; çünkü alan, güney Çin’in derinliklerinde, çoğu Sibirya’da ya da Çin’in kuzey bölgelerinde bulunan diğer kalıntılardan çok daha güneyde yer alıyor. Genetik kanıtlar, Denisovalıların, şimdiye dek sınırlı fosil kanıtının işaret ettiğinden daha çok, Güneydoğu Asya ve Okyanusya boyunca tropiklere daha yakın bölgelerde bulunmuş olabileceğini ima ediyordu. Ancak fiziksel kanıtlar ilgi çekici biçimde azdı.

 

Bianfu Mağarası’ndan taş eserler ve kemik aletler.

Denisovalıların özel yaşamları açığa çıkıyor

Buna eşlik eden bir çalışmada, bilim insanlarından oluşan bir başka ekip; burada bulunan ve tümü yaklaşık 190.000 ile 70.000 yıl öncesine tarihlenen 1.300’den fazla taş eseri bir araya getirerek Bianfu Mağarası’nın daha geniş arkeolojik bağlamını inceledi.

Araştırmaları, Denisovalıların üretken alet yapımcıları olduğunu; çevrelerine hâkim olmalarına yardımcı olacak her tür nesneyi biçimlendirmek için hayvan kemiği ve taş parçalarını işlediğini gösteriyor. Bunların çoğu, bir zamanlar Doğu Asya’nın bu kesiminde dolaşan orta ve büyük boy memelileri avlamak için tasarlanmış, keskinleştirilmiş av silahları gibi görünüyor.

Belki de en önemlisi, aletlerin o dönemde Neandertallerin geliştirdiği teknolojiyle güçlü bir benzerlik taşıması. Bu durum, soyu tükenmiş bu iki hominin arasında bir tür kültürel alışveriş olduğunu düşündürüyor. Yine de coğrafi örtüşmeleri ve yakın genetik benzerlikleri göz önüne alındığında, bu tümüyle şaşırtıcı değil.

Araştırmacılar ayrıca, mağara tortusundaki tarihöncesi polen örneklerini de elde etmeyi başardı. Bu polenler, mağaranın yaşandığı dönemdeki doğal çevreye ışık tutuyor. Örnekler, Denisovalıların, iğne yapraklı ağaçların baskın olduğu, zengin, ormana benzer bir çevrede yaşadığını gösterdi.

Bir bütün olarak iki çalışma; Bianfu Mağarası’nın, bu gizemli homininlerin 2010’da ilk kez belirlendiği yer olan Sibirya’daki Denisova Mağarası’nın dışında, şu anda bilinen en zengin Denisovalı fosil kaydına sahip olduğunu düşündürüyor.

Küçük kemik parçaları, çözülmeyi bekleyen genetik bilgiyle tıka basa dolu olsalar bile, bize Denisovalılar hakkında yalnızca bu kadarını anlatabilir. Ancak Bianfu Mağarası gibi alanlarda, onların yaşamlarına ve kimliğine dair daha derin, daha bütünlüklü bir görüntü görmeye başlıyoruz.


IFL Science. 9 Eylül 2026.

Makale 1: Rao, H., Xing, S., Ruan, Q. et al. (2026). Nature.

Makale 2: Ruan, Q., Li, H., Xing, S. et al. (2026). Nature.

 

 

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya