Antik Tohumlar Kavunun Nereden Geldiğini Anlatıyor

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Denisovalılara Ait İlk Kol Kemiği Çin’de Bulundu!
En Eski Uyuşturucu Kullanımı 25.000 Yıl Öncesine Uzandı

En Eski Uyuşturucu Kullanımı 25.000 Yıl Öncesine Uzandı

En Eski Uyuşturucu Kullanımı 25.000 Yıl Öncesine Uzandı

www.arkeofili.com

Endonezya’da iki avcı-toplayıcının dişlerindeki oyuklar, buzul çağında diş ağrısı için betel cevizi çiğnediklerini gösteriyor.

Endonezya’nın Sulawesi kentinde bulunan bu tarihöncesi avcı-toplayıcıya ait kafatası, betel cevizi çiğnemekten kaynaklanan aşırı diş aşınması belirtileri gösteriyor. C: Fakhri

Yeni bir çalışmaya göre, dünyada bilinen en eski düzenli madde kullanımının izi, buzul çağı avcı-toplayıcılarının nöroaktif bir madde içeren palmiye tohumları olan betel cevizini çiğnediği bir Endonezya adasına uzanıyor.

Bilim insanları bu keşfi, tarihöncesine ait iki avcı-toplayıcının dişlerindeki tuhaf oyukları inceledikten sonra yaptı. Yeni çalışmaya göre bu derin oyuklar, büyük olasılıkla diş ağrısının acısından kurtulmak için düzenli olarak betel cevizi (Areca catechu) çiğnenmesinden kaynaklanıyordu.

İki kişiye ait kısmi iskeletler Sulawesi adasında bulundu, ancak bu iki kişi birbirinden binlerce yıl farklı zamanlarda yaşamıştı. Bunlardan biri, yaklaşık 40-50 yaşları arasında ölen bir adamdı ve 25.000 ile 16.000 yıl önce yaşamıştı. Bu dönem, kabaca son buzul çağının en soğuk kısmı olan Son Buzul Maksimumu’na denk geliyor. Yine de Sulawesi o dönemde buzla kaplı değildi.

Çalışmaya göre, öldüğünde yaklaşık aynı yaşta olan ikinci kişi ise Sulawesi’de 7.600 ile 6.300 yıl önce yaşamıştı. Bu bireyin cinsiyeti belirlenemedi.

Bu avcı-toplayıcılarda o kadar çok diş hasarı vardı ki, yeni analiz, yaşamları boyunca neredeyse sürekli betel cevizi çiğnemiş olmaları gerektiğini buldu. Ancak görünüşe göre bu uyuşturucu cevizler, uzun vadede istenen etkiyi göstermedi. Bunun yerine, dişlerdeki acı veren delikleri sonunda kötüleştirerek diş durumlarını daha da beter hâle getirmiş olabilir.

Çalışmanın ilk yazarı, Griffith Üniversitesi’nde arkeolog olan Adam Brumm, diş ağrısını yatıştırmak için cevizi ne kadar çok çiğnedilerse, dişlerindeki hasarın da o kadar kötüleştiğini söylüyor. Oyuklar giderek derinleşmiş ve bir bireyde dişin iç pulpa boşluğunu açığa çıkarmıştı. Brumm, bunun dayanılmaz derecede acı verici olması gerektiğini belirtiyor.

Brumm, 2017 tarihli bir çalışma Neandertallerin kavak (Populus cinsi) gibi bitkilerin kabuğunu ağrı kesici özellikleri için kullandığını göstermiş olsa da (kavaklar, aspirinin etkin maddesinin bir biçimi olan salisilik asit içerir), bunun, bitkilerden elde edilen bir uyuşturucunun düzenli olarak kullanıldığına dair en erken kanıt olduğunu söylüyor.

 

Erken dönem Sulawesi toplayıcılarında madde kullanımına bağlı diş aşınması.

Bağımlılık yapan ceviz

Araştırmacılar, oyukların olası nedenini belirledikten sonra, daha önce görülmemiş bir davranış olan betel cevizi çiğnemenin nöroaktif bir etkiyle sonuçlanıp sonuçlanmadığını sınadı. Deneklerini, insan nöroreseptörleri taşıyan, genetik olarak değiştirilmiş kurbağa yumurtaları oluşturuyordu. Bunlar nöroaktif bir etki olduğunu ortaya koydu. Ardından, dişlerden alınan örnekleri incelediler. Bu örnekler de betel cevizi kullanımının izlerini ortaya çıkardı.

Betel cevizi (areka), bugün hâlâ Güney Asya ve Okyanusya’nın bazı bölgelerinde yaygın olarak kullanılıyor. Ancak günümüzde betel cevizi kullanıcıları, onu, uyarıcı etkisi olan çiğnenebilir bir topak yapmak için sönmüş kireçle karıştırıyor. “Quid” olarak da adlandırılan bu çiğnenebilir topak, güçlü biçimde bağımlılık yapıyor ve dünya genelinde tahminen 600 milyon kişi tarafından kullanılıyor. Ancak arekolin aynı zamanda kanserojen ve betel cevizi topakları çoğu zaman tütünle karıştırıldığından, kullanıcılara sıklıkla ağız kanseri teşhisi konuyor.

Araştırmacılar, betel ceviziyle sönmüş kirecin birlikte kullanımının çok daha sonra, yaklaşık 4.000 yıl önce Sulawesi’de Neolitik dönemde, sönmüş kirecin çanak çömleğe pişme sırasında büzülüp çatlamasını önlemek için eklendiği dönemde ortaya çıkmış olabileceğini öne sürüyor.

Araştırmacılar yeni çalışmada, bugün bildiğimiz biçimiyle areka (betel) çiğnemenin, yalnızca bütün cevizi çiğnemekten ibaret, çok daha basit ve eski bir uygulamadan evrilmiş olmasının artık muhtemel göründüğünü yazıyor.

Brumm, tarihöncesinde her yaştan insanın diş ağrısı için bu çareye başvurmuş olmasının muhtemel olduğunu; ancak oyukların yalnızca, bu uygulamaya bağımlı hâle gelmiş olgun bireylerde belirgin olduğunu söylüyor.


Live Science. 9 Eylül 2026.

Makale: Adam Brumm et al. (2026).

 

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya