Denisovalılara Ait İlk Bacak Kemikleri Tanımlandı!
Denisovalılara Ait İlk Bacak Kemikleri Tanımlandı!
Paylaş
www.arkeofili.com
Tayvan ile Penghu Adası arasındaki deniz tabanından yıllar önce çıkarılan iki bacak kemiğinin Denisovalılara ait olduğu anlaşıldı.

Son Denisovalıların bacakları. C: www.johnhawks.net
Yıllar önce balıkçılar, Penghu Adası ile Tayvan arasındaki deniz tabanından bir grup kemik çıkardı. Bunlardan ikisinin, Denisovalılar olarak bilinen soyu tükenmiş bir insan grubuna ait bacak kemikleri olduğu ortaya çıktı ve bu durum, onların kimliğine dair bildiklerimizi sarsıyor.
Denisovalılar, 200.000 yıl önceden (ama büyük olasılıkla çok çok daha erken bir dönemden) en az 30.000 yıl öncesine kadar Asya’da dolaşan, soyu tükenmiş bir insan grubu. İlk kez 2010’da tek bir parmak kemiğinden çıkarılan DNA’dan tanımlanan Denisovalılar hakkındaki bilgilerimizin çoğu hâlâ genetikten geliyor.
Elimizde yalnızca parmak kemikleri, kaburgalar, dişler, çene kemikleri ve birkaç kafatasından oluşan küçük bir fosil topluluğu var.
Daha eksiksiz iskelet kalıntılarının bu kıtlığı, henüz hakem denetiminden geçmemiş olan yeni keşfi bu kadar ilgi çekici kılan başlıca neden.
Penghu 2 ve Penghu 3 olarak bilinen uyluk kemiği (femur) ve kaval kemiği (tibia) fosilleri, ikisi de erkek olarak belirlenen yaklaşık 45.000 yıl öncesine tarihlenen iki Denisovalı bireye ait.
Bu bacak kemiklerinin her birinin Penghu Kanalı’nda tam olarak ne zaman ya da nerede bulunduğuna dair bir kayıt yok, ancak kanaldan çıkarılan bir fosil topluluğunun Li-Ren Hou adlı yerel bir sanatçı tarafından Tayvan Ulusal Doğa Bilimleri Müzesi’ne bağışlanmasının ardından bilim insanlarının eline geçtiği bildiriliyor.
Ekip, 2010’da fosilleri hominin kemikleri olarak tanımlamıştı, ancak dokulardaki proteinlerin proteomik analizi artık bunların Denisovalı olduğunu öne sürüyor.
Henüz hakem denetiminden geçmemiş yeni makalede araştırmacılar, kemiklerin boyutu ve biçiminin Denisovalıların şaşırtıcı derecede uzun boylu olduğuna işaret ettiğini öne sürüyor.
Araştırmacılar, Penghu 2’nin yaklaşık 180 santimetre boyunda ve yaklaşık 83 kilogram ağırlığında olabileceğini tahmin ediyor. Penghu 3 ise 91 kilogram ağırlığında ve yaklaşık 190 santimetre boyunda olabilir. Bu da her iki bireyi de ortalama Homo sapiens ve Homo erectus’tan daha uzun boylu kılıyor.
Çalışmanın yazarları, çalışma bir dergide yayımlanana dek röportaj vermeyi reddediyor ancak, Wisconsin-Madison Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden insan evrimi uzmanı olan Profesör John Hawks, bunun gerçekten büyüleyici bir bulgular dizisi olduğunu söylüyor. Hawks’a göre, proteomik ve DNA’nın ötesindeki diğer moleküler araçların yardımıyla yapılabilenler dikkat çekici.
Denisovalıların boyu makalenin en çarpıcı kısmı gibi görünse de, Hawks fosillerin tarihlemesinin de en az onun kadar önemli olduğunu düşünüyor. Çünkü 45.000 yıl önce, Denisovalıların yeryüzündeki zamanının sonlarına denk geliyor ve bu bölüme dair elimizdeki bilgilerin çok azı dünyanın bu bölgesinden geliyor.
Hawks, Denisovalıların daha geç dönem kayıtlarını Rusya’daki Denisova Mağarası’ndan ve biraz da Tibet’teki Baishiya Karst Mağarası’ndan gelen tortu DNA’sından bildiklerini, ancak Çin’in kıyı bölgesinde ve nehir vadilerinde, bir de Güneydoğu Asya anakarasında onlara dair neredeyse hiçbir bilgi bulunmadığını açıklıyor. Ayrıca, ada Güneydoğu Asya’sından daha geç dönem Denisovalılara dair hiçbir bilgi yok.
Hawks, 50.000 yıl öncesinden sonra modern insanların bu bölgelerin hepsinde Denisovalı gruplarla kesinlikle karşılaştığını belirtiyor. Ona göre, bu karşılaşmanın doğrudan kanıtı, birkaç farklı kaynaktan gelen Denisovalıları içeren günümüz insanlarının DNA’sında bulunuyor. Ancak bu bölgelerdeki Denisovalıların ne olduğu ya da biyolojilerinin nasıl görünmüş olabileceği konusunda hiçbir fikrimiz yok.
Bu belirli kemikleri biyolojik ve zamansal bir çerçeveye yerleştirmenin, sundukları bilgi ne kadar az olsa da, geniş bir bölgede bu döneme dair elimizdeki ilk bilgi olduğunu ekliyor.
Bilim, Denisovalıları yalnızca yirmi yıldan kısa bir süredir tanıdığı için, bu esrarengiz insan grubu hakkında öğrenilecek daha çok şey var. DNA’ları, Asya boyunca yaşayan birden fazla, birbirinden farklı Denisovalı popülasyonu olduğunu öne sürüyor, ancak tam olarak nasıl göründükleri, alet yapıp yapmadıkları ve nasıl davrandıkları hâlâ tümüyle bilinmiyor.
Yine de, bugün yaşayan birçok insanın DNA’sında kalıcı bir miras bıraktıklarını biliyoruz. Hikayelerinin tamamını ortaya çıkarmaya henüz yeni başladığımız çok muhtemel görünüyor.
IFL Science. 11 Ağustos 2026.
Makale: Kaifu, Y., Chang, C. H., Tarusawa, Y., Sawafuji, R., Yonemoto, S., Shimamura, S., … & Tsutaya, T. (2026). bioRxiv.