Etrüsk Mezarları Ses ve Işıkla Bir Deneyim Sunuyordu

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Smyrna Höyüğü’nde Tunç Çağı’nın Altı Mimari Evresi Belirlendi
İnsanlar 44.000 Yıldır Ton Balığı Avlıyor

İnsanlar 44.000 Yıldır Ton Balığı Avlıyor

İnsanlar 44.000 Yıldır Ton Balığı Avlıyor

www.arkeofili.com

 

Arkeolojik kanıtlar, insanların en az 44.000 yıldır ton balığı avladığını fakat bugünkü av ölçeğinin geçmişle kıyaslanamayacağını gösteriyor.

İnsanlar binlerce yıldır ton balıklarının yerini tespit etmenin, onları yakalamanın ve paylaşmanın yollarını buluyor. C: Wikimedia Commons

Ton balığı, dünyanın dört bir yanında değerli bir besin kaynağı. Bir zamanlar ucuz ve kolayca taşınabilen bir konserve protein kaynağı olan ton balığının mavi yüzgeçli türleri bugün açık artırmalarda milyonlarca dolara alıcı bulabiliyor. Her yıl milyonlarca ton ton balığı avlanıyor ve bu, yıllık değeri yaklaşık 40 milyar ABD doları olan küresel bir sektörü ayakta tutuyor.

Ancak ton balıkları konservelerde ve suşilerde bulunan pembe etten ibaret değil ve insanlığın bu balıklarla olan hikâyesi tahmin edebileceğinizden çok daha eskiye uzanıyor.

İnsan ile çevre arasındaki uzun vadeli etkileşimlerle ilgilenen bir biyolog olan Emma Elliott Smith ve bir arkeolog olan Torben Rick, insanların ton balıklarıyla ilişkisinin derin geçmişini araştırmak istedi.

Araştırmacılar, dünya genelinden alanında önde gelen 18 araştırmacının uzmanlığından yararlandı ve arkeolojik alanlardaki ton balığı iskelet kalıntılarından antik kaya sanatına, fresk ve vazolar üzerindeki resimlerden yazılı tarihsel kayıtlara ve yerli topluluklardan derlenen etnografik anlatılara kadar çeşitli kaynakları inceledi. Bu veriler, insanların ton balıklarını nerede, ne zaman ve neden avladığını ve bu erken balıkçılığı hangi kültürel ve çevresel etkenlerin şekillendirdiğini anlamasına yardımcı oldu. Bu da geçmişteki av miktarlarının bugün avlanan milyonlarca tonla nasıl karşılaştırıldığına dair yeni bilgiler sundu.

Arkeologlar, Doğu Timor’daki Jerimalai Mağarası’nda insanlar tarafından avlanmış en eski ton balığı kemiklerini buldular. C: Sue O’Connor

Okyanusun Zirve Avcısı

“Ton balığı”, 15 balık türünden oluşan bir gruba verilen ortak bir ad. Pazar açısından en önemli türler arasında Thunnus cinsine ait sekiz “gerçek ton balığı” ile çizgili orkinos (Katsuwonus pelamis) bulunuyor.

Ton balıkları açık okyanusun en büyük avcıları arasında yer alıyor. Bazı türleri 3 metreye yakın uzunluğa ulaşabiliyor ve 40 yıldan fazla yaşayabiliyor. Ton balıkları birer yüzme şampiyonu. Pasifik mavi yüzgeçli orkinosu birkaç ay içinde kuzey Pasifik boyunca 8.000 kilometre göç edebiliyor.

Ton balıkları aynı zamanda ekolojik açıdan önemli zirve avcıları ve okyanus sağlığının birer göstergesi. Ancak bilimsel araştırmaların çoğu son 75 yıla odaklandı ve ton balığı popülasyonlarının sağlığına dair değerlendirmeler 1950 yılı esas alınarak yapıldı. Son on yıllara odaklanılması, son yüzyıldan önceki ton balığı avcılığının derin geçmişine dair çeşitli soruları gündeme getiriyor.

13. yüzyıldan kalma bir gravür, İspanya’nın Zahara de los Atunes bölgesindeki ton balığı tuzaklarını; yani balıkçıların ağları daraltıp balıkları kıyıya doğru çektiği düzenekleri gösteriyor. C: Fundación Casa Medina Sidonia

Derin ve Dinamik Bir Tarih

Ton balığı avcılığına dair kesin olarak bilinen en eski kanıt, büyük olasılıkla çizgili orkinosa ait iskelet kalıntıları biçiminde, Güneydoğu Asya’daki Doğu Timor’dan yaklaşık 44.000 yıl öncesinden geliyor. Muhtemelen ton balıklarını kıyıya yaklaştıran derin su kanallarının yardımıyla gerçekleşen bu erken ton balığı avcılığı örneği biraz alışılmadık. Dünyanın çoğu bölgesinde ton balığı avcılığına dair kanıtlar ancak 10.000 yıl önce ya da daha yakın dönemlerde görülüyor.

Örneğin Japonya ve Kore’deki antik balıkçılar en az 7.000 yıl önce ton balığı avlamaya başlamıştı. Zengin bir mutfak geleneği ve büyük ölçekli avlar, bölgede bugün bu balıklara duyulan sevgiye kadar uzanıyor.

Kuzeydoğu Atlantik Okyanusu ve Akdeniz, Atlantik mavi yüzgeçli orkinosuna odaklanan, dünyanın en eski ve en önemli ton balığı avcılığı bölgelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Cebelitarık’taki bir Neandertal alanında bulunan ve yaklaşık 26.000 yıl öncesine tarihlenen birkaç ton balığı kemiği, Neandertallerin leş toplaması yoluyla elde edilmiş olabilir. Ancak 9.000 ila 11.000 yıl öncesine gelindiğinde, Yunanistan’da Kiladha Körfezi’ne bakan bir mağarada binlerce ton balığı kemiği birikmişti. Avrupa genelinde ton balığı kalıntısı bulunan alanların sayısı, arkeolojik kayıtta yaklaşık 8.000 yıl öncesinden sonra hızla artıyor.

Bu erken balıkçılar ton balığı avlamak için olta, zıpkın, tuzak ya da ağ gibi çeşitli yöntemler kullanıyordu. Çoğu zaman balıkların kıyıya yakın sürülebildiği topoğrafik özelliklerden yararlanıyorlardı. Bu ton balığı avcılığı yazılı kayıtlarda, resimlerde ve diğer sanat eserlerinde yer alıyor ve bu balıkların eski Avrupa toplumları için kültürel önemini gösteriyor. Antik Yunanlar ton balığını tanrılara kurban edilmeye layık görüyor ve Poseidon’a sunu olarak kullanıyordu.

3.000 yıl öncesine gelindiğinde Akdeniz’de büyük ölçekli ticarete ve uzmanlaşmış ağlara ve tuzaklara sahip ticari bir Atlantik mavi yüzgeçli orkinos avcılığı oluşmuştu. 16. ve 17. yüzyıllarda insanlar yılda on binlerce ton ton balığı avlıyor olabilirdi. Bu avcılık, Atlantik mavi yüzgeçli orkinosunun öngörülebilir göç örüntüleri ve ton balıklarına kıyıdan erişilebilmesi sayesinde mümkün oldu. Bunun için tehlikeli okyanus yolculuklarına gerek yoktu.

Kuzey Amerika’nın kuzeybatı kıyısındaki yerli halklar, özellikle de Nuu-chah-nulth topraklarında yaşayanlar, 5.000 yılı aşkın süre boyunca Pasifik mavi yüzgeçli orkinosuna yönelik önemli ve karmaşık bir avcılık geleneği sürdürdü.

Yerli yaşlıların etnografik anlatıları, yaz sonundaki olağandışı sıcak su olayları sırasında insanların doğal biyolüminesan planktonların yardımıyla geceleri fiyortlara açıldığını anlatıyor. Fiyortlara tepeden bakan gözcüler karadan iletişim kurarken, balıkçılar ton balıklarını zıpkınlanabilecek kadar yakına çekmek için kanoların içinde ateş yakıyordu. İnsanlar, bazıları belki 2 metreden uzun ve 290 kilogram ağırlığında olan bu devasa balıkları zıpkınla avlıyordu. Bölgedeki 23 arkeolojik alanda mavi yüzgeçli orkinos omurları bulundu.

Güney Kaliforniya’da da insanlar, özellikle Santa Catalina Adası çevresinde ton balığı avlıyordu. Buradaki yerli balıkçılar 6.000 yıl boyunca Pasifik mavi yüzgeçli orkinosu, sarı yüzgeçli orkinos, beyaz ton balığı ve çizgili orkinos avladı ve bu balıkların iskelet kalıntılarını bölgedeki arkeolojik alanlarda bıraktı.

Ancak bölgede ticari ve sportif ton balığı avcılığı ancak 19. ve 20. yüzyıllarda gelişti. Ton balığı Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı sırasında popülerliğinde baş döndürücü bir yükseliş yaşadı. Çoğunlukla Los Angeles ve San Diego’daki konserve fabrikalarının çevresinde yoğunlaşan Güney Kaliforniya’nın ticari ve endüstriyel ton balığı avcılığı, Japon ve Portekizli göçmen balıkçı topluluklarından yararlandı ve bu topluluklar küresel bir ton balığı sektörünün doğmasına yardımcı oldu.

Vancouver Adası’ndaki bir arkeolojik alandan çıkarılan Pasifik mavi yüzgeçli ton balığı kemiği. C: Iain McKechnie

Okyanus Sömürüsünün Ortaya Çıkışı

İnsanların ton balığı tüketmesi elbette yeni bir şey değil. Peki ton balığı avının ölçeği zaman içinde nasıl değişti?

Araştırmacılar, arkeolojik alanlardaki ton balığı kemiklerinin miktarını kaba bir ölçüt olarak kullanarak, bu eski avcılık bölgelerinin en büyüklerinin, yani Akdeniz’dekilerin bile binlerce yıl boyunca muhtemelen yalnızca binlerce ton ton balığı avladığını buldu. Bu, bugün okyanuslardan her yıl çıkarılan milyonlarca ton ton balığının yanında çok küçük kalıyor.

Bu karşıtlık önemli soruları gündeme getiriyor: Okyanus sömürüsünün görece bu kadar kısa bir sürede patlama yaşamasının sonuçları neler? İnsanlar ton balığı popülasyonlarını sürdürülebilir bir şekilde nasıl yönetebilir? Bu soruların kolay yanıtları yok ve ticari açıdan önemli ton balığı türlerinden üçü, yani güney mavi yüzgeçli orkinos, Pasifik mavi yüzgeçli orkinos ve iri gözlü orkinos tehlike altında, hassas ya da tehdide yakın durumda bulunuyor. Bununla birlikte birçok bölgede etkili yönetim, izleme ve av denetimlerinin bir arada uygulanması, yoğun avcılığa rağmen ton balığı popülasyonlarını istikrara kavuşturdu.

Ton balığı avcılığının derin geçmişi, insanın yenilik yapma kapasitesini de öne çıkarıyor. İnsanlar 44.000 yılı aşkın süredir ton balıklarını bulmanın, yakalamanın ve paylaşmanın yollarını buldu. Aynı kapasitenin uluslararası iş birliğine ve bilime dayalı yönetime yönlendirilmesi, ton balığı stokları muhtemelen bir daha asla ticari avcılık öncesindeki bolluk düzeyine ulaşamayacak olsa da, küresel ton balığı stoklarının sürdürülebilir düzeylerde korunmasına yardımcı olabilir.


The Conversation. Emma Elliott Smith & Torben Rick. 12 Ekim 2026.

 

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya