Karia, Karialılar ve Mylasa Sempozyumu’nun 17’ncisi Düzenleniyor

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Çayönü’nde Yaklaşık 8.800 Yıllık Madencilik İşliği Bulundu
İtalya’da El Değmemiş Başka Bir Etrüsk Mezarı Daha Bulundu

İtalya’da El Değmemiş Başka Bir Etrüsk Mezarı Daha Bulundu

İtalya’da El Değmemiş Başka Bir Etrüsk Mezarı Daha Bulundu

Zeynep Şoray - www.arkeofili.com

İtalya’daki San Giuliano nekropolünde, içinde mızrak uçlu bir erkek de dahil en az iki bireyin olduğu sağlam bir Etrüsk mezarı bulundu.

Keşfedilen yeni ve dokunulmamış mezarın girişi. C: Soprintendenza Archeologia Belle Arti Paesaggio Etruria Meridionale

Baylor Üniversitesi’nden Profesör Davide Zori liderliğindeki San Giuliano Arkeolojik Araştırma Projesi (SGARP) ekibi, Haziran 2025’te keşfedilen başka bir dokunulmamış mezarın hemen yanında, el değmemiş ve yağmalandığına dair hiçbir iz bulunmayan yeni bir Etrüsk mezar odasını açtı.

Yetkili Soprintendenza (İtalya’nın koruma müdürlüğü) tarafından doğrulanan keşif, Roma’nın yaklaşık 70 kilometre kuzeybatısında yer alan San Giuliano nekropolünün arkeolojik önemini pekiştiriyor ve bölgedeki koruma önlemlerinin, güney Etruria’da tombarolilerin (mezar hırsızları) onlarca yıldır süregelen sistematik faaliyetini durdurmayı başardığını doğruluyor.

İlk sağlam mezar, Baylor Üniversitesi’nin 2023’ten bu yana, İtalyan makamlarının sürekli izni ve gözetimi altında Caiolo olarak bilinen alanda yürüttüğü sistematik kazı çalışması sırasında, 27 Haziran 2025’te ortaya çıkmıştı.

Proje belgelerine göre, MÖ 7. yüzyılın sonlarına tarihlenen bu mezarda, oyulmuş taş yatakların üzerine yerleştirilmiş dört kişinin kalıntıları bulunuyordu. Mezarın içinde seramikler, demir silahlar, bronz süs eşyaları ve narin gümüş saç tokaları da dahil olmak üzere yüzden fazla mezar hediyesi vardı.

O zamana kadar arkeologlar, San Giuliano platosu çevresinde altı yüzden fazla mezar kayıt altına almıştı. Bunların tümü, MÖ 3. yüzyıldaki Roma işgalinden bu yana bir noktada yağmacılar tarafından boşaltılmıştı. Bu da söz konusu odayı, Roma öncesi uygarlığın arkeolojisinde olağanüstü bir olay kılıyordu.

 

Mezarın dış görünümü. C: Soprintendenza Archeologia Belle Arti Paesaggio Etruria Meridionale

Şimdi duyurulan yeni keşif, öncekinden kısa bir mesafede yer alan ve yine dokunulmamış bir tümülüste gerçekleşti. Odanın açılması, girişi kapatan mühür levhasının, kırık ya da sonradan müdahale izi olmaksızın özgün konumunda kaldığını doğrulama olanağı tanıdı.

Araştırmacılar, bu ikinci mezar odasının içinde, kısmen korunmuş iskelet kalıntılarıyla en az iki birey belirleyebildi. Bunlardan biri, bedenin yanına yerleştirilmiş bir mızrak ucu nedeniyle erkek olarak değerlendirildi.

Mezar hediyeleri, 2025’te keşfedilen mezardakinden daha sınırlı olsa da; çömlekler, birkaç bukkero (bucchero) kadeh, en az bir aryballos ve içeri sızan toprakla örtülü, sayısı henüz belirlenememiş seramik kaplar içeriyor. Bu kapların, bezeli yüzeylerine zarar vermemek için laboratuvarda titizlikle çıkarılması gerekecek.

SGARP’nin baş araştırmacısı ve Baylor Üniversitesi’nde tarih ile arkeoloji doçenti olan Profesör Davide Zori, nekropolün aynı kesiminde yalnızca bir yıl içinde iki sağlam mezarın ortaya çıkmasının; izleme stratejisinin ve kurumsal iş birliğinin işe yaradığının somut bir kanıtı olduğunu açıklıyor.

Zori, gizli yağmacıların onlarca yıldır yüzlerce mezarı sistematik biçimde boşalttığı güney Etruria gibi bir bölgede, bu kadar küçük bir alanda iki kapalı bağlam bulunmasının, alanın etkili biçimde korunduğunu gösterdiğini belirtiyor.

Zori, 2023’ten bu yana kesintisiz süren araştırmaların; Barbarano Romano belediyesiyle kurulan yakın iş birliği ve yerel topluluğun katkısıyla birlikte, üniversite ekibi bu tümülüsleri bilimsel yöntemle kazabilmeden önce mezar soyguncularının bunlara erişmesini engellediğini vurguluyor.

 

Mezarın iç görünümü. C: Soprintendenza Archeologia Belle Arti Paesaggio Etruria Meridionale

Her iki mezarın olağanüstü korunmuşluk durumu ve özellikle ikinci odanın büyük kapatma levhasıyla hâlâ yerinde duran özgün mühürü, uzmanların yalnızca Doğululaşma (Orientalizing) döneminin cenaze ritüellerini değil, gömülü bireylerin toplumsal statüsüne dair yönleri de yeniden kurmasına olanak tanıyacak.

Güney Etruria’nın en zengin cenaze peyzajlarından biri sayılan San Giuliano nekropolü, bu iki ardışık keşifle birlikte; gömme uygulamalarını, simgesel hiyerarşileri ve olasılıkla toplumsal cinsiyet ya da soy farklılıklarını maddi kültür aracılığıyla analiz etmek için eşi görülmemiş bir bilimsel fırsat sundu.

Projenin laboratuvar direktörü ve Baylor’ın Sanat ve Sanat Tarihi Bölümü’nde misafir profesör olan Jerolyn E. Morrison, Barbarano Romano sakinlerinin gösterdiği tepkinin altını çiziyor. Sakinlerin çoğu, ele geçirilen seramikleri görmek için tesisleri ziyaret etti ve çalışmalara alışılmadık bir ilgi gösterdi.

Morrison, yurttaş iş birliğinin, alanın bütünlüğünü korumada belirleyici olduğunu vurguluyor. SGARP’nin eş baş araştırmacısı Jamie Aprile ise bu ikinci keşfin, projeyi Akdeniz arkeolojisinde bir başvuru noktası olarak pekiştirdiğini; her iki mezardan elde edilen verilerin, Doğululaşma ile Arkaik evreler arasındaki geçiş döneminde Etrüsk kültürel gelişimine ilişkin akademik tartışmaları yeniden biçimlendireceğini belirtiyor.

Caiolo bölgesindeki sistematik kazılar 2026 yazı boyunca sürecek; çünkü bu kadar küçük bir yarıçapta iki sağlam tümülüsün ortaya çıkması, yakınlarda yağmalanmamış başka mezarların da bulunabileceğini düşündürüyor. Baylor Üniversitesi ekibi İtalya Kültür Bakanlığı’nın izinleriyle ve Soprintendenza’nın gözetiminde çalışıyor; ele geçirilen malzemeler ise temizlik, kataloglama ve antropolojik, izotopik ve genetik analiz için uzmanlaşmış laboratuvarlara aktarılacak.

İkinci mezarda kısmen korunmuş iskelet kalıntıları ile birlikte bulunan mızrak ucu ve bucchero kapları, arkeologların 2025 yılında keşfedilen mezardan elde edilen verilerle karşılaştırmayı umduğu önemli bir kanıt topluluğu oluşturuyor. 2025 yılındaki mezarda dört kişinin kalıntıları ve yüzden fazla nesne bulunmuştu.

Yalnızca birkaç metre uzaklıkta bulunan ve bir yıl arayla kazılan bu iki mezarın karşılaştırılması, nekropolün mekansal organizasyonunun ve Etrüsk tarihinin önemli bir döneminde ölülerin gruplandırılmasında kullanılan ölçütlerin anlaşılmasını sağlayacak.


Soprintendenza Archeologia Belle Arti Paesaggio Etruria Meridionale. 15 Haziran 2026.

 

 

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya