Uşak’ta Meşaleli Heykel ve Cinayete Dair İlginç Yazıtlar Bulundu

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Apollo Galerisi, Louvre Müzesi soygunu sonrası yeniden ziyarete açılıyor
İskitler Öteki Dünya için En Güçlü Atları Kurban Etmiş

Kuzey Kafkasya’daki İskit kurganlarında “öteki dünya” yolculuğu için sanılanın aksine en güçlü atlar kurban edilmiş.

Kuzey Kafkasya’daki İskit kurganlarında “öteki dünya” yolculuğu için sanılanın aksine en güçlü atlar kurban edilmiş.

2 numaralı kurganın merkez mezarı. Mezar çukurunun dibi. C: Natalya N. Spasskaya et al. 2026.

Güney Rusya’nın Stavropol bölgesindeki Novozavedennoye-III kurganlarında yürütülen yeni araştırmalar, Erken Demir Çağı’nda yaşamış göçebe İskitlerin ölüm ve cenaze ritüellerindeki at kurban etme geleneklerine dair çarpıcı detaylar ortaya çıkardı.

Journal of Archaeological Science dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, MÖ 430 ile 300 yılları arasına tarihlenen bu kurganlarda, öteki dünya yolculuğu ve cenaze şölenleri için rastgele atlar değil, fiziksel gücünün zirvesinde olan erişkin atlar ve özellikle erkek bireyler seçiliyordu.

Arkeoloji dünyasında atlar, göçebe İskitlerin günlük yaşantılarının ve manevi dünyalarının ayrılmaz bir parçası olarak biliniyor. Atlar sadece binek veya yük hayvanı değil, aynı zamanda et ve süt kaynağı, kurbanlık hayvan ve ölüyle birlikte gömülen “cenaze yemeği” işlevleri de görüyordu.

Peki ama İskitler bu ritüeller için hangi atları seçiyordu? Sadece yaşlı, işe yaramaz veya hastalıklı olanları mı, yoksa en iyilerini mi? İşte yeni araştırma, diş ve kemik kalıntıları üzerinde uygulanan gelişmiş yaş tayini yöntemleriyle bu soruya net bir cevap veriyor.

Yaşlı ve Güçsüz Olanlar Değil

Araştırmacılar, kurganların hendek ve dolgu kısımlarından elde edilen at kalıntılarını incelediklerinde, kurban edilen atların büyük çoğunluğunun “adultus-1” (5-10 yaş) ve “adultus-2” (10-15 yaş) gruplarına ait olduğunu keşfettiler. Bu yaş aralıkları, bir atın fiziksel gücünün ve kondisyonunun en zirvede olduğu dönemleri temsil ediyor.

Önceki yıllarda bazı araştırmacılar, cenaze törenlerinde iş gücünü kaybetmiş, hastalıklı veya 15 yaşın üzerindeki yaşlı atların kesildiğini öne sürmüştü. Ancak Novozavedennoye-III kurganlarından elde edilen veriler, cenaze ve anma törenlerinde, toplumun sahip olduğu en dinç atların kurban edildiğini gösteriyor.

Araştırmacılar bu durumu, o dönemki İskit topluluklarında at sayısının çok fazla olmasıyla veya bölgeye özel törensel geleneklerin varlığıyla açıklıyorlar. Üstelik bu ritüellerde özellikle aygır ve hadım edilmiş erkek atların kullanıldığı da kemiklerin morfolojik incelemeleriyle kanıtlanmış durumda.

A) Kazılardan önce 3 numaralı kurgan. B) Kazılardan önce 3 numaralı kurgan. C) 3 numaralı kurganın merkezindeki mezarı çevreleyen ve örten, mezar çukuruna batmış ahşap ve kamıştan yapılmış bir yapının kalıntıları. D) 2 numaralı kurganın merkezindeki mezarı çevreleyen ve örten, mezar çukuruna batmış ahşap ve kamıştan yapılmış bir yapının kalıntıları. C: Natalya N. Spasskaya et al. 2026.

Öteki Dünya İçin “Ayrılık Yemeği”

Kurganda at kalıntılarının bulunduğu yer ile atların yaşları arasında da dikkate değer bir ilişki tespit edildi. Gücünün zirvesindeki erişkin atlar genellikle kurganın dolgusunda veya hendeklerinde (kurban veya şölen kalıntısı olarak) yer alırken, asıl mezar çukurlarında durum çok daha farklıydı.

Mezar çukurlarının içinde ağırlıklı olarak “juveniles” (1-3 yaş) grubuna ait genç atların iskelet parçalarına rastlandı. Bu genç at kalıntıları bütün bir iskelet halinde değil, düzgünce katlanmış ve parçalara ayrılmış büyük cesetler halindeydi. Araştırmacılar bu durumu, genç at etinin lezzetinden ve kalitesinden dolayı, ölen kişinin öteki dünyadaki yolculuğunda tüketmesi için bırakılan bir “ayrılık yemeği” ritüeli olarak yorumluyorlar.

Devasa Cenaze Şölenleri (Trizna)

İskit geleneklerinde ölü gömüldükten hemen sonra veya belirli bir süre sonra kurganın etrafında büyük cenaze şölenleri (trizna) düzenlenirdi. Binlerce kişinin katılabildiği bu devasa açık hava ziyafetlerinde çok sayıda at kesilerek etleri tüketiliyor ve kalıntıları hendeklere bırakılıyordu. Ayrıca sadece et tüketimi için değil, doğrudan dini bir ritüel olarak aygırların başlarının kesilip hendeklere özel bir dizilimle yerleştirildiği de arkeolojik kazılarla belgelendi.

Diş Sementumu mu, Kron Yüksekliği mi?

Bu araştırmanın arkeoloji bilimi adına sunduğu bir diğer önemli katkı ise metodolojik alanda oldu. Uzmanlar, atların öldüğü andaki yaşını belirleyebilmek için farklı yöntemleri birbiriyle kıyasladı. Arkeolojide sıkça kullanılan ve dişin aşınmasına dayanan “kron yüksekliği” (crown height) analizinin, atların yaşını sistematik olarak daha genç gösterdiği anlaşıldı.

Bunun yerine, ağaç halkalarını saymaya benzer şekilde her yıl diş kökünde biriken katmanların mikroskop altında incelendiği “diş sementum artış analizi” (cementum increment analysis) kullanıldığında, gerçek yaşların çok daha yüksek olduğu saptandı. Araştırmacılar, sadece kron yüksekliğine bakılarak yapılan eski analizlerin, bu bölgedeki küçük azı dişlerinde (premolar) 4 yıl, büyük azı dişlerinde (molar) ise 2 yıla kadar yanılma payı içerdiğini ve bu verilerin düzeltilmesi gerektiğini vurguluyorlar.

Makale: Spasskaya, N. N., Bachura, O. P., Bush, A. G., Kantorovich, A. R., Maslov, V. E., & Prilepskaya, N. E. (2026). Journal of Archaeological Science: Reports, 74, 105889.

Kaynak: www.arkeofili.com

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya