San Kaya Sanatındaki ‘Dinozor’ Çizimi İddiaları Çürüyor

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Mısır’daki Bu Savaş Atı, 3.000 Yıl Önce Özenle Gömülmüş
Kıbrıs’ta Tunç Çağı Tapınağında 23 Gemi Kabartması Bulundu

Kıbrıs’ta Tunç Çağı Tapınağında 23 Gemi Kabartması Bulundu

Kıbrıs’ta Tunç Çağı Tapınağında 23 Gemi Kabartması Bulundu

www.arkeofili.com

Lazer taramaları, Kıbrıs’taki Kition Kathari tapınağının duvarında, çıplak gözle görünmeyen 23 gemi kabartması ortaya çıkardı.

 

4 Nolu Tapınak’ın sunağı ve iki gemi kabartması. C: Drawn by T.V. Manolova in Braun et al. 2026

Araştırmacılar yaklaşık 40 yıl önce Kıbrıs’ta bir tapınak duvarında antik gemi kabartmaları buldu. Bu kabartmalar, olasılıkla Tunç Çağı’nın en sonunda, Tunç Çağı çöküşü dolaylarında kazınmıştı. Ardından, onlarca yıl sonra yeni bir çalışma, araştırmacıların yaklaşık iki düzine antik kabartmayı gözden kaçırdığını ortaya koydu.

2024’te bir araştırmacı ekibi, Kition Kathari’deki antik tapınak duvarlarına yüksek çözünürlüklü lazer tarayıcıları yöneltti. Taramalar, çıplak gözle neredeyse görünmeyen 23 olası gemi kabartması ortaya çıkardı. Üstelik bu figürler aynı anda değil, nesilden nesile aktarılan oymacılık geleneğiyle 300 yıla yayılan bir süreçte işlenmişti.

İşin asıl çarpıcı yanı: Ekip, daha fazla gemi aramıyordu bile. British Columbia Üniversitesi’nden Caroline Barnes, “Tüm o gemileri fark ettiğimizde müthiş heyecanlandım” diyor. Barnes, “Onları bulmayı beklemiyorduk; projeye başlarken amacımız, adadaki kesme taş işçiliği ve Geç Tunç Çağı taş işçiliği uygulamalarına ilişkin daha geniş çalışmamıza katkıda bulunmak için blokları lazerle taramaktı” diye ekliyor.

Göze görünmeyen bir gemi filosu

Yayımlanan çalışmaya göre gemiler, büyük olasılıkla antik limanı barındıran korunaklı bir koya bakan 1 No’lu Tapınak’ın güney duvarına kazınmıştı. Ancak limanın tam konumu belirsizliğini koruyor. 1982’de 19 gemi kayıt altına alınmış, iki gemi daha 4 No’lu Tapınak’taki bir sunakta bulunmuştu. O noktada kabartmalar çoktan aşınmıştı, fakat kazılar onları doğal etkenlerin bir kez daha yıpratmasına maruz bırakmıştı. Bu da kabartmaların ve taş blokların çoğunun daha da erozyona uğramasına yol açmıştı.

Antik taş işçiliğini daha iyi anlamayı uman Cincinnati Üniversitesi’nden Graham Braun ve ekibi, blokları üç boyutlu olarak görmek için yüksek çözünürlüklü lazer tarayıcıları kullandı. Bir bloğun ardından bir diğerini ele alarak, yılların hasarını sıyırıp attılar ve onlarca yıldır fark edilmeyen bir şeyi ortaya çıkardılar: çoğu birkaç kazınmış çizgiden ibaret, yaklaşık iki düzine antik gemi.

Farklı lazer taramaları kullanılarak tek bir tapınak bloğu üzerindeki gemi oymalarının gösterimi. C: G.C. Braun in Braun et al. 2026

Beklenmedik bir keşif, duvarın geri kalanı inşa edildikten yaklaşık 150 yıl sonra tapınağa eklenen küçük bir onarım bloğundan geldi. Onun üzerinde de bir gemi vardı. Çalışmaya göre bu, gemilerin tek bir seferde kazınmadığını; yüzlerce yıl boyunca eklenmiş olabileceğini düşündürüyor.

Araştırmacılar, gemileri, doğu Akdeniz’deki daha geniş gemi betimlemeleri külliyatıyla eşleştirmeyi umarak altı kategoriye ayırdı. Hepsi farklı yüzyıllara, Tunç Çağı çöküşünden önceye ve sonraya yayılan; Levant ticaret gemileri, Minos yelkenlileri, olasılıkla Karmel Kıyısı’ndan gelen melez kadırgalar ve belirgin biçimde Kıbrıs’a özgü bir melez buldular.

Braun ve Barnes, “Çöküş terimi çoğu zaman her şeyin silinip çok daha sonra yeniden başladığını ima eder” diyor. Ama Kıbrıs’ta işler farklı yürümüş görünüyor. Başka yerlerde kentler terk edilirken, insanlar burada gemi kazımayı sürdürmüş.

Peki neden gemi betimlediler ve bu uygulama neden sürdü? Araştırmacılar, “Gemilerin ve denizciliğin, topluluğun gündelik yaşamının olağan bir parçası olduğunu düşünebiliriz” diyor ve bu alışkanlığın adada hiçbir zaman gerçekten son bulmadığını belirtiyor. Araştırmacılar, “Gemi kazıma uygulaması, Kıbrıs’ta Orta Çağ’da bile belgeleniyor. Dolayısıyla bunu zaman içinde süregelen bir deneyim olarak düşünebiliriz” diye ekliyor.

1 No’lu Tapınak’taki kabartmalar göz hizasında yapılmıştı. Bu da onları, yakınlarda demirlemiş teknelerin siluetlerine benzer kılıyor. 4 No’lu Tapınak’ın sunağındaki grafitiler ise zemine yakın kazınmış. Yazarlar, bunun, sunak ateşinin parıltısında titreşme yanılsaması verdiğini; adeta “titreşen bir ışık üzerinde yol alan” bir gemi görüntüsü sunduğunu öne sürüyor.

Zaman, bu gemi tasvirlerini aşındırmaya devam ediyor. Braun ve Barnes, “Günümüzde artık mevcut olmayan bölgelere de gemi tasvirlerinin işlenmiş olması kuvvetle muhtemel” diyor.

Araştırmacılar zamanın tahribatını durduramasalar da, antik tapınak duvarlarını sanal ortamda yeniden oluşturarak bu keşfi kamuoyuna sunmaya katkıda bulunmaktan heyecan duyduklarını söylüyor.

Barnes, “İnsanlara yalnızca gemi grafitilerini öğrenme değil, bunu sanal gerçeklikle (VR) daha deneyimsel bir bağlama oturtma fırsatı da sunmaktan heyecan duyuyorum” diyor. Barnes, “Bunu, geçmişi canlandırmak için bir fırsat olarak görüyorum” diye ekliyor.


Makale: Braun, G. C., Barnes, C., & Manolova, T. V. (2026). International Journal of Nautical Archaeology, 1–34.

 

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya