And Dağları’nın Bilinen En Eski Mızrak Fırlatıcıları Bulundu

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Bu Mağarada 25.000 Yıl Boyunca Şifa ve Lanet için Ot Yakılmış
Kongo Yağmur Ormanlarında Yeni Bir Maymun Türü Keşfedildi

Kongo Yağmur Ormanlarında Yeni Bir Maymun Türü Keşfedildi

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin yağmur ormanlarında, daha önce bilinmeyen bir Afrika maymunu türü tespit edildi.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin yağmur ormanlarında, daha önce bilinmeyen bir Afrika maymunu türü tespit edildi.

Colobus congoensis türüne ait bir fotoğraf. Bu türün yerel dildeki adı “likweli”. C: Daniel Rosengren

Küçük bir köpek ağırlığına sahip bu canlıların siyah tüyleri, ağızlarının çevresinde turuncu-krem rengi bir cilt ve arka kısımlarında beyaz bir leke bulunuyor. Bilim insanları, türün büyük olasılıkla nesli tehlikede olduğunu söylüyor.

Bilim insanları, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin yağmur ormanlarında daha önce tanımlanmamış bir maymun türü buldu. Yerel halkın “Likweli” maymunu adını verdiği bu gizemli canlılar, son 75 yılda keşfedilen yalnızca beşinci yeni Afrika maymunu türü. Araştırmacılar bulguları, PLOS One dergisinde yayımlanan yeni bir makalede aktarıyor.

Bu hayvanların oldukça kendine özgü bir görünümü var: siyah tüyler, ağızlarının çevresinde turuncu-krem rengi bir cilt ve kalçalarında beyaz lekeler. Yaklaşık 7 kilogram ağırlığındaki maymunlar, küçük bir köpek büyüklüğünde ve burunlarından kuyruklarına kadar yaklaşık 1,2 metre uzanıyor. Alçak kükremeleri “biraz kurbağa ya da domuz homurtusunu andırıyor.”

Araştırmacılar, olası yeni bir türün varlığını ilk kez 2008’de fark etti. O sırada koruma alanında çalışan bilim insanları, Kongo’nun ortasından kuzeye doğru akıp Kongo Nehri’ne dökülen Lomami Nehri’ndeki bir keşif gezisi sırasında sıra dışı bir maymunun fotoğrafını çekmişti. Bu ilk kare pek iyi değildi, çünkü hayvanın yalnızca bir kısmını gösteriyordu. Yine de bilim insanları bu canlının özel olduğunu anlayabildi.

Bunun ardından Likweli maymununun izi, 2018 Kasım’ına kadar unutuldu. O tarihte, çalışmanın ortak yazarlarından ve Lukuru Yaban Hayatı Araştırma Vakfı’ndan saha araştırmacısı Jean Pierre Kapale bir tanesinin fotoğrafını çekti. Sonraki 10 ay boyunca Kapale ve ekibi, maymunu bulmak için özel gözlem devriyeleri düzenledi ve bu çalışma yedi gözlem daha sağladı.

Canlılar, sık orman örtüsünün yükseklerinde, yaklaşık altı bireyden oluşan küçük gruplar hâlinde yaşıyor gibi görünüyor. Maymunların “sakin ve tetikte bir yapısı” var. Çalışmanın ortak yazarları, Florida Atlantik Üniversitesi’nde biyolog olan Kate Detwiler ve Junior Amboko, “Bir grupla karşılaştığımızda maymunlar, diğer birçok primatın yaptığı gibi genellikle kaçmıyor. Bunun yerine orman örtüsünde daha yükseğe tırmanıp bizi izliyorlar. Çoğu zaman birbirimizi inceliyormuşuz gibi hissettiriyor” diyor.

Yerel halk arasında “likweli” olarak bilinen Colobus congensis, çarpıcı siyah bir yüze ve pembe-turuncu dudaklara sahip. C: Junior Amboko, Florida Atlantic University

Bilim insanları, canlıları doğada gözlemlemenin yanı sıra, avcılardan el konulan üç ölü maymundan (iki yetişkin dişi ve bir yetişkin erkek) alınan deri, iskelet ve doku örneklerini de analiz etti. Likweli maymununun kafatasları ve postları da dâhil olmak üzere fiziksel özelliklerini, müze koleksiyonlarında bulunan diğer Afrika maymunu türleriyle karşılaştırdılar. Çalışmanın ortak yazarı, Yale Üniversitesi’nden antropolog Julia Arenson, anatomik karşılaştırmaların “bu yeni türün ne kadar benzersiz olduğunu ortaya koyduğunu” söylüyor.

DNA testleri, Likweli maymunlarının diğer primatlardan genetik olarak farklı olduğunu ortaya koydu. En yakın akrabaları, 1.100 kilometreden fazla uzakta, Afrika’nın orta-batısında yaşayan Black Colobus (Kara Geraza). Ancak iki tür, yaklaşık beş milyon yıl önce yaşamış ortak bir atadan ayrılmış gibi görünüyor.

Detwiler, “Genetik veriler bizi şaşkına çevirdi, çünkü bize çok derin bir ayrışmanın işaretini verdi” diyor.

Likweli maymunları, Batı ve Orta Afrika’da yaşayan, her elinde yalnızca dört parmak bulunan ve başparmağı olmayan bir maymun grubu olan Colobus cinsinin üyeleri. Tür adları olan congoensis, araştırmacıların biyoçeşitliliği nedeniyle onurlandırmak istediği Kongo Havzası’na bir gönderme.

Araştırmacılar ayrıca türün yaşam alanına komşu 52 köyün sakinleriyle görüştü. Bu köylerden yalnızca sekizinde yaşayanlar Likweli maymunlarını tanıyordu. Araştırmacılar makalede, bu topluluk üyelerinin bölgedeki diğer primatlar hakkında “kapsamlı bir bilgiye” sahip olduğu için, bu bulgunun türün ne kadar zor bulunduğunu gözler önüne serdiğini yazıyor. Dahası, hayvanların çok küçük bir alanda, ülkenin ortasında yalnızca yaklaşık 1.700 kilometrekarelik bir bölgede yaşadığı anlaşılıyor.

Bu nedenlerle araştırmacılar, yeni tanımlanan maymunların, risk altındaki türlere yönelik küresel bir kılavuz hazırlayan Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından nesli tehlikede olan türler arasına alınmasını öneriyor. Araştırmada yer almayan, Emory Üniversitesi’nden ekolog Thomas Gillespie, “Yalnızca endemik olmak bile yok oluş için fırsatlar yaratıyor” diyor.

Maymunlar, büyük ölçüde Lomami Ulusal Parkı’nın sınırları içinde yaşıyor gibi görünüyor. Yaklaşık 8.800 kilometrekarelik bu koruma alanı, bilim insanlarının 2012’de burada Lesula maymununu keşfettiğini bildirmesinin ardından oluşturulmuştu. Parkta avlanmak yasak. Ancak koruma uzmanları, avlanma ya da tarım amaçlı arazi kullanımından kaynaklanan yaşam alanı kaybının türün varlığını tehdit edebileceği çevredeki bölge için hâlâ endişeli.

Gillespie, çalışmanın “çok heyecan verici olduğunu, ama tropik ormanların şu anda bu kadar büyük bir baskı altındayken yeni bir primat türü bulmanın aynı zamanda insanı ciddi biçimde düşündürdüğünü” söylüyor.

Araştırmacılar 2018 ile 2022 arasında Likweli maymunlarına ilişkin 114 saha gözlemi kaydetse de, hayvanların davranışları, beslenmesi ve yaşam biçimi hakkında hâlâ çok az şey biliyor. Gelecekte, bu gizemli canlıların daha geniş primat soy ağacına nasıl yerleştiği de dâhil olmak üzere onlar hakkında çok daha fazla şey öğrenmeyi umuyorlar.

Çalışmanın ortak yazarı, Lukuru Yaban Hayatı Araştırma Vakfı ve Yale Peabody Müzesi’nden koruma biyoloğu John Hart, “Bunun ekoloji açısından çok önemli bir tür olacağını düşünüyorum. Ayrıca genomu tam olarak incelendiğinde insanların Afrika primat faunasının evrimi hakkında çok daha fazla şey öğreneceğini düşünüyorum. … Kadim bir soy gibi görünüyor” diyor.

Smithsonian Magazine. 17 Temmuz 2026.

Makale: Hart, J. A., Amboko, J. D., Arenson, J. L., Horton, E. R., Coates, K. F., Kapale, J. P. I., … & Detwiler, K. M. (2026).

Kaynak: www.arkeofili.com

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya