1.000 Yıl Önce On Binlerce Dil Vardı, Bugün ise 7.500 Tane

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Bitlis Kalesi Kazılarında Son Aşama: Osmanlı Yapıları Gün Yüzüne Çıktı
Neandertalleri Geri Getirilebilir miyiz?

Bir Neandertali klonlamak teoride mümkün olabilir, ama bilimsel engeller ve etik açmazlar sanıldığından çok daha derin.

Bir Neandertali klonlamak teoride mümkün olabilir, ama bilimsel engeller ve etik açmazlar sanıldığından çok daha derin.

Neandertaller deinsan ve bu nedenle onları klonlamak etik açıdan karmaşık bir konu. C: Wikimedia Commons

Ünlü genetikçi George Church, 2012’de, “son derece maceraperest bir kadının” taşıyıcı anne olmayı kabul etmesi koşuluyla, bir Neandertal’i klonlamanın mümkün olabileceğini yazmıştı.

O günden bu yana Church ve Colossal Biosciences’taki meslektaşları, yünlü mamut gibi diğer Buzul Çağı canlılarının soyunu nasıl geri getirebileceklerini bulmakla meşguldü. Peki uzun süredir kayıp olan akrabalarımızı gerçekten geri getirebilirler mi?

Bir Neandertal nasıl diriltilir

Colossal, 2024’ün sonunda üç ulukurt (dire wolf) yaratarak ilk soy geri getirme işlemini gerçekleştirdiğini iddia ediyor. Bu eski köpekgiller yeryüzünde en son 10.000 yıl önce dolaşmıştı ve kayda değer geri dönüşleri, bazıları tarafından yok oluşu tersine çevirme çabasında bir dönüm noktası olarak adlandırıldı.

Ancak gerçekte Colossal’ın ürettiği hayvanlar, onları biraz daha varsayımsal ulukurtlara benzeten bir dizi değiştirilmiş genle donatılmış, genetiği değiştirilmiş boz kurtlardan ibaret. Benzer biçimde, mamutların soyunu geri getirme planı da aslında gerçek bir tarihöncesi uzunhortumlu (proboscidea) klonlamak yerine, Asya fillerinin DNA’sını kurcalamayı içeriyor.

Bunun nedeni, klonlamanın, hedef türe ait eksiksiz ve bozulmamış bir DNA örneği olmadan gerçekleştirilememesi. Ve bu, herhangi bir tarihöncesi hayvan için sahip olmadığımız bir şey.

Ancak 2010’da bilim insanları, Neandertal genomunun tamamını dizilemeyi başardı. Church’e göre bu, Neandertal genlerinin tümünü mühendislikle üretip bir insan hücresinin DNA’sına yerleştirmenin mümkün olabileceği anlamına geliyor.

Kuramsal olarak, bu değiştirilmiş DNA daha sonra bir yumurtaya yerleştirilebilir ve gönüllü bir taşıyıcıya aktarılabilir. Bu taşıyıcı da gelişmekte olan Neandertal’i doğuma kadar taşıyıp canlı bir arkaik hominin dünyaya getirebilir.

Neandertalleri geri getirmeli miyiz?

Öncelikle, Neandertal DNA’sının insan gebelikleriyle uyumlu olup olmadığına dair hiçbir fikrimiz yok. Bu da taşıyıcının bedeninin fetüsü reddedip reddetmeyeceğini, dolayısıyla ciddi fiziksel ve duygusal zarara yol açabilecek bir düşükle sonuçlanıp sonuçlanmayacağını bilmediğimiz anlamına geliyor.

Bu gerçekleşmese bile, bir Neandertal bebeği doğurmak bir Homo sapiens kadını için son derece tehlikeli olabilir. Doğum kanalı, belirli bir boyut ve orana sahip yenidoğanları barındıracak biçimde tasarlanmıştır. Her ikisi de iki tür arasında farklılık gösteriyor.

Bu durum, genel olarak klonlanmış hayvanlarda neden yüksek oranda gebelik kaybı, ölü doğum ve doğuştan sağlık kusuru görüldüğünün nedenlerinden biri. Bunun yanı sıra, klonlanmış hayvanlar çoğu zaman hastalıklara karşı daha yüksek bir yatkınlığa ve ortalamanın altında bir ömre sahip oluyor.

Şimdi bir de bir koyunu değil, bilişsel, davranışsal ve duygusal açıdan en az bizim kadar karmaşık olabilecek gerçek bir insan türünü klonlamaktan söz ettiğimizi düşünün. Etik çukurlar birdenbire çok daha derinleşiyor.

Tüm bu nedenlerle, insan klonlamak birçok ülkede yasa dışı ve diğer her yerde de sıkı biçimde düzenleniyor. Ve açık konuşalım: Neandertalleri klonlamaktan söz ediyorsak, insan klonlamaktan söz ediyoruz demektir.

Aslında bir Neandertal’i geri getirmek, büyük olasılıkla modern bir insanı klonlamaktan bile daha sorunlu.

Sonuçta, Neandertal bebeklerinin ve çocuklarının hayatta kalmak için nelere ihtiyaç duyduğunu bilmiyoruz. Yakın zamanlı araştırmalar, onların Homo sapiens bebeklerinden çok daha hızlı büyüdüğünü gösteriyor ve insan anne sütünün ya da bebek mamasının, bir Neandertal yenidoğanının besinsel gereksinimlerini karşılayacağını düşünmek için hiçbir neden yok.

Bu hızlı büyüme, büyük olasılıkla buzul ortamlarına bir uyarlanmayı yansıtıyordu. Buralarda tıknaz bir beden fazladan sıcaklık sağlıyor ve dolayısıyla hayatta kalmaya yardımcı oluyordu. Peki bir Neandertal, bugünün giderek ısınan dünyasında nasıl baş ederdi? Ve bu tarihöncesi insanın modern toplumumuzda ne gibi hakları olurdu?

Tavşan deliğinden ne kadar aşağı inerseniz, o kadar çok sorunla karşılaşıyorsunuz. Örneğin, sağlıklı bir Neandertal’i bir şekilde yetiştirmeyi başarsak bile, bu canlı ne yapar? Türünün tek örneği olarak, evrimleştiği ortama hiç benzemeyen bir çevrede, soyu geri getirilmiş bu hominin toplumsal olarak yabancılaşabilir ve bunun ciddi ruh sağlığı sonuçları olabilir.

Sonuç olarak, bir Neandertal’i gerçekten klonlayıp klonlayamayacağımız belirsiz. Ama klonlayabilsek bile, belki de en iyisi bu işe hiç bulaşmamak.

IFL Science. 9 Temmuz 2026.

Kaynak: www.arkeofili.com

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya