Kekova'da Dünyanın En Eski Batığı Keşfedildi: 4700 Yıllık Amforalar Bulundu

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Etrüsk Mezarları Ses ve Işıkla Bir Deneyim Sunuyordu
Rusya’da Büyük İskender Sikkeli Elit Savaşçı Mezarı Bulundu

Rusya’da Büyük İskender Sikkeli Elit Savaşçı Mezarı Bulundu

Rusya’da Büyük İskender Sikkeli Elit Savaşçı Mezarı Bulundu

www.arkeofili.com

Rusya’nın Kuban bölgesinde, silahları, atı ve Büyük İskender portreli altın sikkelerle gömülmüş 2.000 yıllık bir savaşçının mezarı bulundu.

Savaşçı, Rusya’nın Krasnodar kenti yakınlarındaki Kuban bölgesinde bulunan antik nekropolün merkezine yakın bir yerde, silahlarının ve atının kalıntılarıyla birlikte gömülmüş. C: Abramzon et al. 2015

Rusya’nın güneyindeki arkeologlar, silahları, atı ve bir insan kurbanıyla birlikte gömülmüş elit bir savaşçıya ait 2.000 yıllık bir mezar ortaya çıkardı. Mezar ve kurbanlar, üzerinde Büyük İskender’in yer aldığı iki altın sikke de dahil olmak üzere başka gösterişli eşyalarla birlikte bulundu.

Araştırmacılar bu elit kişiye ait mezarı, Kırım Yarımadası’nın doğusundaki Kuban bölgesinde, mezarın çevresine dizilmiş 150’den fazla antik mezardan oluşan bir nekropolde buldu. Russian Archaeology dergisinde yayımlanan çalışmaya göre mezarın bu merkezi konumu, adamın toplumsal elitlerin bir üyesi olduğuna işaret ediyor.

İnsan kurbanına dair kanıt, savaşçının mezarının yanındaki bir başka mezar topluluğundan geliyor. Araştırmacıların yazdığına göre bu komşu mezarda üç at, iki sığır, bir domuz, bir köpek ve kurban edilmiş bir kişiye ait gibi görünen bir insan leğen kemiği parçası bulunuyordu.

Biri savaşçının iskeletinin üzerinde, diğeri yakınlarda bulunan iki altın sikke, mezarın MÖ 1. yüzyılın başlarında gerçekleştiğine işaret ediyor. Mezarın konumu ve üslubu ise savaşçının yerli Meot halkından bir soylu olduğunu gösteriyor. O dönemde Meotlar, Helenistik-Pers bir krallık olan ve genişleyen Roma Cumhuriyeti’nin düşmanı olan komşu Pontus Krallığı ile müttefikti.

Araştırmacılar iki altın sikkenin sıradan bir ticaret parası değil, birer prestij eşyası olduğunu düşünüyor. Çalışmanın başyazarı, Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü’nden Mikhail Abramzon, sikkelerin büyük olasılıkla geleneksel anlamda para değil, bir tür kripto paraya benzer şekilde servet saklamanın bir aracı olduğunu söylüyor.

Yakındaki ayrı bir mezar kompleksinde üç at, iki sığır, bir köpek ve bir domuza ait kalıntılar bulundu. C: Abramzon et al. 2015

Antik Sikkeler

İki altın sikke keşfin anahtarı niteliğinde. Biri nekropolün merkezindeki mezarın yakınındaki ritüel bir kuyuda bulundu. Araştırmacılar bu sikkenin tanrılara sunu olarak oraya bırakıldığını düşünüyor.

İkincisi ise savaşçının iskeletinin çene kemiğinin altında bulundu. Bu da sikkenin gömülmeden önce ölünün ağzına yerleştirildiğini gösteriyor ve sikke, ölüleri karşıya geçiren efsanevi kayıkçıya verilen geleneksel antik ödeme olan “Kharon’un obolosu”nun bir örneği.

Her iki sikke de Büyük İskender’in (MÖ 356-323) benimsediği Yunan üslubunda altın “stater”lar ve üzerlerinde İskender’in portresi bulunuyor.

Uzmanlar bu sikkelerin, hem İskender’in hem de Pers soylularının soyundan geldiğini iddia eden ve Roma ile üç Mithridates Savaşı’nı başlatan, Büyük Mithridates olarak da bilinen Mithridates Eupator’un (MÖ 135-63) çok daha sonraki saltanatı döneminde basıldığını belirledi. Araştırmacıların çalışmada yazdığına göre sikkelerdeki İskender portreleri aynı zamanda Mithridates Eupator’a da benzeyecek şekilde tasarlanmıştı.

MS 1. yüzyılda yazan coğrafyacı Strabon’a göre Meotlar, MÖ 5. yüzyılda Karadeniz’in kuzey kıyısında kurulmuş bir Yunan ve İskit devleti olan komşu Bosporos Krallığı’na dahil olmuş yerli bir halktı. MS 2. yüzyılda Yunan tarihçi Appianos, Bosporos Krallığı’nın MÖ 2. yüzyılda genişleyen Mithridates İmparatorluğu’nun bir parçası hâline geldiğini yazmıştı. Dolayısıyla MÖ 1. yüzyıldaki gömme işlemi sırasında Meotlar Mithridates’in müttefikiydi.

Antik “stater” tarzında iki altın sikke bulundu. Bunlardan birinin bir sunu olduğu, diğerinin ise adamın dilinin üzerine yerleştirildiği anlaşılıyor. C: Abramzon et al. 2015

Mezar Hediyeleri

Savaşçı silahlarıyla (mezarında iki demir mızrak ucu ve bir demir ok ucu bulundu), binicilik donanımıyla ve kurban edilmiş atıyla birlikte gömülmüştü. Araştırmacıların yazdığına göre mezarda ayrıca, muhtemelen Kıbrıs’tan ya da Doğu Akdeniz’deki Levant bölgesinden ithal edilmiş, yağ ya da parfüm için kullanılan küçük bir kap olan nadir bir cam “alabastron” gibi lüks eşyalar da bulunuyordu.

Mezarda antik Yunancada “kantharos” olarak adlandırılan çift kulplu bir pişmiş toprak kupa da bulundu. Kupanın yüzeyine, bir güneş simgesi olan bir pentagram kazınmıştı. Araştırmacılar bu simgenin büyüsel tehditlere karşı manevi bir koruma olarak görüldüğünü düşünüyor.

Araştırmacılar yakındaki mezar topluluklarındaki kurbanların farklı amaçlara hizmet etmiş olabileceğini düşünüyor. Sığırlar, bir tanrıyı memnun ettiğine inanılan toplu hayvan kesimi anlamına gelen antik “hekatomb” tarzında sunulmuş olabilir. Atlar öbür dünyada binmek, domuz öbür dünyada yemek içindi ve köpek ölü savaşçının ruhuna rehberlik etmesi amacıyla gömülmüş olabilir.

Hayvanlarla birlikte kurban edilen insanın rolü bilinmiyor, ancak bu kişi savaşçıya hizmetkâr olarak eşlik etmek üzere kurban edilmiş olabilir.

Araştırmacılara göre sikkeler ve mezar hediyeleri, hem bu dönemde Meot halkının inançlarını hem de komşu Bosporos Krallığı’nın antik Yunan geleneklerinden ne ölçüde etkilendiklerini gösteriyor.


Live Science. 14 Ekim 2026.

Makale: bramzon, M. G., de Callatay, F., Treister, M. Y., & Shevchenko, N. F. (2026). Russian Archaeology, (3), 206–220

 

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya