Blog

Mar10

Avrupa Avcı-Toplayıcıları, Tekneyle Afrika’ya Gitmiş

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Antik DNAAvcı ToplayıcıCezayirDjebbaMağripTunus



Avrupa Avcı-Toplayıcıları, Tekneyle Afrika’ya Gitmiş

Tunus’taki Djebba adlı arkeolojik alanda bulunan eski insanlardan birinin kalıntılarında yapılan analiz, DNA’sının yaklaşık yüzde 6’sının Avrupa’daki avcı-toplayıcı kökenli olduğunu gösterdi.

 

Zeynep Şoray - www.arkeofili.com

 

Yeni bir araştırmaya göre, Avrupa’daki avcı-toplayıcılar yaklaşık 8.500 yıl önce Akdeniz’i aşarak Kuzey Afrika’ya yolculuk yapmış olabilir.

Tunus’taki Hergla bölgesinde bulunan bir iskelet. C: Simone Mulazzani

Bugünkü Tunus ve kuzeydoğu Cezayir topraklarında yaşamış eski insanların arkeolojik kalıntılarından elde edilen DNA, Avrupa’daki avcı-toplayıcıların yaklaşık 8.500 yıl önce tekneyle Kuzey Afrika’yı ziyaret etmiş olabileceğini ortaya koyuyor.

Tunus ve kuzeydoğu Cezayir’i kapsayan doğu Mağrip bölgesindeki Taş Devri bireylerinin kalıntılarından elde edilen antik DNA, onların kısmen Avrupa’daki avcı-toplayıcılardan gelmiş olabileceğini ortaya koydu.

Tunus’taki Djebba adlı arkeolojik alanda bulunan eski insanlardan birinin kalıntılarında yapılan analiz, DNA’sının yaklaşık yüzde 6’sının Avrupa’daki avcı-toplayıcı kökenli olduğunu gösterdi. Bu sonuçlar, erken dönem Avrupa ve Kuzey Afrika nüfusları arasındaki temasın ilk açık genetik kanıtını temsil ediyor ve Taş Devri Avrupalı avcı-toplayıcılarla Kuzey Afrikalıların düşündüğümüzden daha fazla etkileşim içinde olabileceğini gösteriyor.

Çalışmanın ortak yazarı ve Viyana Üniversitesi’nde evrimsel antropolog olan Ron Pinhasi, “Birkaç on yıl önce bazı biyolojik antropologlar, iskelet özelliklerinin morfolojik analizlerine dayanarak Avrupalı ve Kuzey Afrikalı avcı-toplayıcıların temas kurduğunu öne sürmüştü” diyor.

O dönemde bu teori oldukça spekülatif görünüyordu. “Ancak 30 yıl sonra yeni genomik verilerimiz bu erken hipotezleri doğruladı. Bu gerçekten heyecan verici.”

Taş Devri, yaklaşık 3 milyon yıl önce taş aletlerin kullanılmasıyla başladı (modern insanlar henüz var olmadan önce) ve Kuzey Afrika ile Avrupa’nın bazı bölgelerinde metal aletlerin ve erken uygarlıkların yükselişiyle birlikte yaklaşık 5.000 yıl önce sona erdi. Taş Devri boyunca Avrupa ve Kuzey Afrika’daki insanlar çoğunlukla avcı-toplayıcı olarak yaşadı; kabaca MÖ 10.000 ile MÖ 2.000 arasına denk gelen Neolitik Dönem’de (Yeni Taş Çağı) kademeli olarak tarıma ve daha karmaşık toplumsal yapılara geçiş yaptılar.

Bu çalışmadan önce arkeologlar Kuzey Afrika’da tarıma geçiş hakkında çok fazla bilgiye sahip değildi. Çünkü genetik verilerin çoğu Mağrip’in en batı kısmındaki (günümüz Fas’ı) arkeolojik alanlardan geliyordu.

Çalışmanın ortak yazarı ve Harvard Tıp Fakültesi’nde nüfus genetikçisi olan David Reich, “Kuzey Afrika’ya dair çok fazla hikaye yoktu. Bu büyük bir boşluktu” diyor.


Djebba Sığınağı’nın görünümü. C: Lipson, M., Ringbauer, H., Lucarini, G. et al. 2025.

Mağrip’in batı kısmındaki önceki araştırmalar, bu bölgedeki insanların genetik olarak avcı-toplayıcılardan farklı olan Avrupalı çiftçi atalarına yüksek oranda sahip olduğunu gösterdi. Bu oran, yaklaşık 7.000 yıl önce çiftçilerin Cebelitarık Boğazı üzerinden göçü nedeniyle bazı popülasyonlarda yüzde 80’e kadar çıkıyordu.

Yeni çalışma, Doğu Mağrip halklarının buna kıyasla çok daha az Avrupalı çiftçi soyuna sahip olduğunu ve genetik olarak oldukça izole kaldığını ortaya koyuyor, daha erken dönemli Avrupalı avcı-toplayıcı etkisi ise şaşırtıcı bir istisna oluşturuyor.

Arkeologlar, Doğu Mağrip’te 6.000 ile 10.000 yıl önce yaşamış dokuz kişinin kemik ve dişlerinden elde edilen DNA’yı analiz etti. DNA sonuçları, yaklaşık 8.500 yıl önce yaşamış bireylerden birinin DNA’sının yüzde 6’sını Avrupalı avcı-toplayıcılarla paylaştığını gösterdi. Bu bulgu, avcı-toplayıcıların Akdeniz’i muhtemelen uzun ahşap kanolarla geçmiş olabileceğini düşündürüyor.

Alanlardan birinde Sicilya Boğazı’ndaki bir ada olan Pantelleria kaynaklı volkanik cam (obsidyen) izleri de bulundu. Bu durum, avcı-toplayıcıların deniz yolculukları sırasında birkaç adaya uğramış olabileceğine işaret ediyor.

DNA ayrıca bu bölgede Avrupalı çiftçi soyunun çok düşük olduğunu (yalnızca yüzde 20 civarında kaldığını) ortaya koydu. Bu durum, Doğu Mağrip’in Batı Mağrip’e kıyasla genetik ve kültürel açıdan çok daha dirençli olduğunu gösteriyor. Bu bulguyu, tarımın Doğu Mağrip’te ancak yaklaşık MÖ 1.000’den sonra tam olarak benimsendiğini gösteren önceki arkeolojik keşifler de destekliyor.


Live Science.

Makale: Lipson, M., Ringbauer, H., Lucarini, G. et al. (2025). 

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için