Blog

Haz20

Denisovalı DNA’sı, Okyanusya Halkının Bağışıklığını Etkiliyor

Kategori: Arkeoloji ve Sanat Haberleri  |  Yorum: 0 yorum

etiketler  Antik DNABağışıklıkDenisovalıGenetik



Denisovalı DNA’sı, Okyanusya Halkının Bağışıklığını Etkiliyor

Yeni bir çalışmaya göre Okyanusya’daki bazı insanlar; soyu tükenmiş insan grubu olan Denisovalılardan kalan ve bugün hâlâ bağışıklık sistemlerinde aktif olan binlerce genetik varyant taşıyor.

 

www.arkeofili.com

 

Bugün soyu tükenmiş Denisovalılardan miras kalan genler, Okyanusya’daki bazı insanların bağışıklık sisteminde aktif bir rol oynuyor.

 

Papua Yeni Gine’de ve Okyanusya’nın diğer bölgelerinde yaşayan bazı insanlar, soyu tükenmiş olan Denisovalılardan DNA dizileri miras aldılar ve bu DNA, bağışıklık sistemlerinde hala aktif bir rol oynuyor. C: Wikimedia Commons

Yeni bir çalışmaya göre Okyanusya’daki bazı insanlar; soyu tükenmiş insan grubu olan Denisovalılardan kalan ve bugün hâlâ bağışıklık sistemlerinde aktif olan binlerce genetik varyant taşıyor.

Bulgular, Denisovalılardan gelen DNA’nın bugüne dek yapılmış en kapsamlı haritasından geliyor. Çalışmanın ortak yazarı, Serena Tucci, keşfin Denisovalı DNA’sının “yalnızca eski birlikteliklerin bir kalıntısı olmadığını; bugün biyolojimizi etkilemeyi sürdürdüğünü” gösterdiğini söylüyor.

Deneyler; günümüz insanlarının bağışıklık sistemlerinde hâlâ işlev gören, Denisovalılardan gelen 3.127 varyantı ortaya koydu. Yeni araştırmaya göre bu varyantların bir kısmı, bağışıklık tepkisini açıp kapatan genleri kontrol ediyor.

Ancak çalışmanın baş yazarı Patrick Reilly, tanımlanan bağışıklık sistemi genlerinin çoğunun aynı zamanda diğer bedensel işlevleri de etkilediği için bu genlerin hayatta kalmaya tam olarak nasıl yararlı olduğunun belirsiz kaldığını söylüyor.

Denisovalı DNA’sı bugün insanlarda aktif

Önceki araştırmalar, Yeni Gine, Solomon Adaları ve Fiji’yi de içeren Okyanusya bölgesindeki günümüz insanlarının bir kısmının Denisovalı DNA’sı taşıdığını göstermişti. Örneğin Papua Yeni Gineli insanların genomlarında; Asya’da yaşamış ve yaklaşık 30.000 yıl önce ortadan kaybolmuş bu gizemli insan grubuyla tarih öncesi birliktelikleri sayesinde yüzde 5’e varan oranda Denisovalı DNA taşıdığı biliniyor. Bu oran, modern Doğu Asyalıların tipik olarak yalnızca yaklaşık yüzde 0,1 Denisovalı DNA taşıdığı düşünüldüğünde, dünyadaki en yüksek oranlardan biri.

Önceki araştırmalar ayrıca günümüz Tibetlilerinin yüksek rakımlarda yaşamaya uyumlarını destekleyen EPAS1 geninin Denisovalı versiyonunu taşıdığını da gösterdi. Papua Yeni Gine’nin yüksek ve alçak topraklarında yaşayan insanlar, yerel çevrelerine bağlı olarak farklı Denisovalı gen varyantları taşıyor.

Yine de Okyanusyalılar, genomik veri tabanlarında büyük ölçüde yetersiz temsil ediliyor. Reilly’ye göre Okyanusyalıların genomlarını dizilemek, Denisovalıların yaşamına bir bakış sunabiliyor ve Pasifik Adalıları arasındaki sağlık eşitsizliklerinde var olan boşlukları kapatmak için bir gereklilik taşıyor.

Bu boşluğu doldurmak için Reilly ve ekibi, 12 popülasyondan 177 Okyanusyalının genomunu dizledi ve bunları daha önce yayımlanmış, dünya genelindeki popülasyonlardan gelen 1.284 genomla karşılaştırdı. Ardından bu parçaları bilinen Denisovalı genomuyla ve üç Neandertal genomuyla karşılaştırdılar.

Sonuç olarak ekip; daha önce tanımlanandan üç kat daha fazla Denisovalı genetik dizisini içeren bir katalog oluşturdu, bunların yüzde 70’inden fazlası Okyanusyalılara özgüydü.

Doğal seçilim, Pasifik Okyanusu’ndaki Yeni Gine, Bismarck Takımadaları ve Solomon Adaları’nı içeren Yakın Okyanusya bölgesinde yaşayan insanlarda; kemik gelişimi, metabolizma ve doğurganlıkla bağlantılı genler dahil olmak üzere bu varyantların bir kısmının sıklığını artırdı.

Reilly, ekibin Denisovalı DNA’nın bu popülasyonlarda genlerin davranışını değiştirip değiştirmediğini değerlendirmek için deneyler de yürüttüğünü söylüyor.

Bu deneyler, Denisovalı genetik varyantlarının çeşitli bağışıklık sistemi genlerini açıp kapatabileceğini ortaya koydu, fakat hedeflenen bağışıklık fonksiyonları incelenen Okyanusya popülasyonları arasında farklılık gösterdi.

Reilly’ye göre en az 42.000 yıl önce Okyanusya’ya göç eden ilk insanlar, yeni çevrelerine girdiklerinde ve yeni hastalık yapıcı patojenlerle karşılaştıklarında Denisovalı genlerden yararlandı.

Yazarlar çalışmada şöyle yazıyor: “Bu durum, insanların Pasifik’e yayılışı sırasında yeni bağışıklık ortamlarına ve patojenlere tepki olarak gerçekleşen birden fazla bağımsız yerel uyum örneğiyle tutarlı.”

Araştırmacılar doğal seçilimin bu genler üzerinde tam olarak neden işlediğini bilmiyor olsalar da Reilly’ye göre bulgular, patojenlerin insanların ve onların soyu tükenmiş akrabalarının evrim biçimini şekillendirmede oynadığı büyük rolü öne çıkarıyor.


Live Science. 19 Haziran 2026.

Makale: Patrick F. Reilly et al. (2026). 

 

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için