Balıkesir’de Zümrüt Adlı Kedi ve Okyanus Adlı Köpek Mozaiği

Önceki gönderi

Sonraki gönderi

Polonya’da Diş Kolyeli ve Kesik Başlı Neolitik Mezar Bulundu
Romalılar Dev Su Kemerlerini Nasıl İnşa Etti?

Romalılar Dev Su Kemerlerini Nasıl İnşa Etti?

Romalılar Dev Su Kemerlerini Nasıl İnşa Etti?

www.arkeofili.com

Antik Romalılar, 400 kilometreye uzanan ve yüzyıllarca ayakta kalan dev boyutlardaki su kemerlerini nasıl inşa etti?

İspanya’nın Segovia kentindeki Roma su kemerinin bir bölümü. C: Wikimedia Commons

Romalılar, kentlerine ve yerleşimlerine su taşıyan su kemerleriyle biliniyor. Bu su kemerleri kimi zaman çok uzun mesafeler boyunca uzanıyordu. Örneğin, Johannes Gutenberg Mainz Üniversitesi’nin açıklamasına göre, Konstantinopolis (bugünkü İstanbul) kentine su taşıyan Valens Su Kemeri 400 kilometre uzunluğundaydı.

Bu su kemerleri aynı zamanda oldukça uzun ömürlüydü. Kalıntıları, bugün görülebilen en göze çarpan Roma mimari buluntuları arasında yer alıyor. Tüm bunlar, Romalıların mühendislik becerisini gözler önüne seriyor. Peki Romalılar bu kadar büyük ve uzun ömürlü su kemerlerini nasıl inşa etti?

Güzergâhı hazırlamak

Romalılar önce su kemeri için bir su kaynağı seçerdi. Pınarlar popüler bir tercihti. Su kemerleri, su kente ya da yerleşime doğru akacak biçimde tasarlanmak zorundaydı. Brandeis Üniversitesi’nde klasik filoloji profesörü ve emekli bölüm başkanı Ann Olga Koloski-Ostrow, su kemerlerinin başarıyla inşa edilmesinin, “kaynaktan Roma gibi son varış noktasına dek sürekli hafif bir aşağı eğimle” sağlandığını söylüyor.

Romalı arazi ölçümcüleri bir güzergâhı özenle tasarlamak zorundaydı. Cambridge Üniversitesi’nden arkeolog Joseph Lewis, gerekli eğime sahip bir güzergâh seçmek için Romalı ölçümcülerin ya libra ya da dioptra kullanmış olması gerektiğini söylüyor.

 

İstanbul’daki Valens su kemerinin bir bölümü. C: Wikimedia Commons

Dioptra, ortasında bir nişan çubuğu bulunan bir disk biçimindeydi. Bir sehpaya asılabiliyor ve ölçümcü, yükseltilerini belirlemeye yardımcı olması için nişan çubuğundan yerdeki çubuklara bakabiliyordu. Lewis, ölçümcülerin, yükseklik farklarını ölçmek için nişan çubuğundan ölçüm sırıklarına doğru nişan aldığını belirtiyor.

Libranın tam tasarımı belirsiz. Ancak havada asılı duran bir çekül (şakül) taşıdığını ve ölçümcünün, yer yüksekliğindeki farkları belirlemeye yardımcı olması için bunu yerdeki çubuklarla karşılaştırabildiğini biliyoruz. Lewis, ölçümcülerin librayı su kemeri için önerilen güzergâhlar boyunca kurduğunu ve kalibre edilmiş sırıklara karşı ileri ile geri baktığını; bunun da yer yüksekliğindeki farkları belirlemelerine olanak tanıdığını açıklıyor.

Uzun ömürlü bir su kemeri inşa etmek

Romalılar, modern betondan çok daha uzun ömürlü olma eğiliminde olan bir tür beton kullandı. Roma betonu, dayanıklı ve suya maruz kaldığında sertleşen bir beton oluşturmak için kireç ve suyla birleştirilen, kül benzeri bir madde olan pozzolan kullanıyordu.
İtalya’daki Salerno Üniversitesi’nde endüstri mühendisliği profesörü olan Giovanni De Feo, Roma betonunun, özellikle köprülerde, kemer dizilerinde (arkad) ve diğer yapısal öğelerde kuşkusuz önemli bir rol oynadığını söylüyor.

Ancak Roma su kemerlerinin bu kadar uzun süre ayakta kalmasını sağlayan tek etken bu değildi.

De Feo, bu dikkate değer korunmuşluğun, bir dizi etkenin birleşiminden kaynaklandığına inandığını söylüyor. Örneğin Romalılar, kararlı jeolojik oluşumları izleyen güzergâhlar seçmeye özen gösteriyordu.

De Feo, çoğu durumda Orta Çağ’a dek süren düzenli bakımın da Roma su kemerlerinin zamana direnmesine yardımcı olduğunu belirtiyor. Yani Romalılar, volkanlardan ve kararsız olan diğer arazilerden kaçınmaya çalışıyordu.

 

Fransa’daki Pont du Gard’da bir nehirden geçen Roma dönemine ait su kemeri. C: Wikimedia Commons

Su kemerleri her zaman yer üstünde uzanmıyordu; kimi zaman, arazinin yer üstüne yerleştirmeyi güçleştirdiği bölgelerde uzun yer altı bölümleri oluyordu. Radboud Üniversitesi’nden araştırmacı Gerda de Kleijn, bazı su kemerlerinin kent dışında yer üstünde neredeyse hiç bölümü olmadığını, bazılarının ise önemli bir mesafe boyunca kemerler üzerinde uzandığını yazıyor.

Su kente yaklaştıkça, kimi zaman kiri ve diğer görünür kirleticileri gidermeye yardımcı olan havuzlara giriyordu. Fordham Üniversitesi’nde emekli klasik filoloji profesörü Harry Evans, suyun havuza dolduğunu, tortunun dibe çöktüğünü, ardından suyun buradan dağıtım tankına doğru yoluna devam ettiğini söylüyor.

Bir su kemerini inşa etmek için gereken işçi sayısı, kemerin büyüklüğüne ve tamamlanma süresine bağlıydı. Araştırmacılar 2022 tarihli bir makalede, yaklaşık 20 kilometre boyunca uzanan Atina’daki Hadrianus Su Kemeri’nin, yaklaşık 500 işçilik bir ekip tarafından 15 yılda tamamlanmış olabileceğini tahmin etti.

Su kemerinin bakımı

Bir su kemeri inşa edildikten sonra, düzenli bakım onu iyi durumda tutuyordu. Johannes Gutenberg Mainz Üniversitesi’nden Cees Passchier, Fransa’daki Divona’da bir Roma su kemerini inceledi. Passchier ve meslektaşları, 2023 tarihli bir çalışmada, zamanla su kemeri üzerinde karbonat birikmesi gerektiğini buldu. Passchier, bakım işçilerinin, su kemerini yeniden sıvamadan önce karbonatı “kısmen kazıdığını” söylüyor. Passchier, bazı başka su kemerlerinde ise kazma zahmetine girmeyip, “hiçbir şeyi temizlemeden karbonatın üzerini basitçe sıvadıklarını” belirtiyor.

Su kemerlerini işler durumda tutmak için önemli sayıda işçi gerekiyordu. Ancak bu, kemerin büyüklüğüne göre değişiyordu.

Passchier, “Divona gibi küçük bir yer için, muhtemelen 10-12 kişilik işgücü yeterli olurdu” diyor. Passchier, “Roma’da ise su kemerlerini çalışır durumda tutmak için birkaç yüz kişilik bir kadro olduğunu biliyoruz” diye ekliyor.

Roma İmparatorluğu çöktükten sonra bile su kemerlerinin çoğu ayakta kaldı. Bazıları Orta Çağ’a, hatta modern zamanlara dek kullanıldı ve bakımı yapıldı. Su kemerlerinden biri olan, MÖ 19’da inşa edilen Aqua Virgo, bugün hâlâ Roma’ya su taşıyor.


Live Science. 5 Eylül 2026.

 

 

Bloga dön

Kazı Notları’na Katılın

Yeni kitaplar, dergi sayıları ve arkeoloji dünyasından seçmeleri kaçırmayın.

Sosyal Medya