Tayvan’da Bulunan Bu Denisovalı Hiç Balık Yememiş
Tayvan’da Bulunan Bu Denisovalı Hiç Balık Yememiş
Paylaş
www.arkeofili.com
Tayvan açıklarında bulunan Denisovalı kaval kemiği, bu bireyin büyük hayvanları avladığını ancak su ürünleri tüketmediğini düşündürüyor.

İzotop verileri, Denisovalıların et ağırlıklı bir beslenme düzenine sahip olduğunu gösteriyor. C: John Hawks
Asya’da modern insanlarla birlikte yaşamış eski bir hominin, büyük av hayvanlarını avlamaya iyi uyum sağlamış olabilir fakat görünüşe göre balık avlamakta pek başarılı değildi.
Deniz ürünlerinden uzak durmanın, Denisovalılar olarak bilinen bu tarihöncesi türün yok oluşuyla bir ilgisi olup olmadığı belirsiz. Ancak beslenmeye dair bu yeni bilgiler, en yakın evrimsel akrabalarımızdan birinin ekolojik davranışına dair en azından daha net bir tablo sunuyor.
Denisovalılar Neandertallerin kardeş soyuydu ve Homo sapiens’in Afrika’dan ayrıldıktan sonra kıtaya yayıldığı dönemde Avrasya’nın geniş bölgelerinde yaşıyordu. Ancak antropologlar Neandertal fosillerini yaklaşık 200 yıldır incelerken, Denisovalıların varlığını 2010’da öğrendik ve onları anlamanın henüz başındayız.
Bu yılın başlarında araştırmacılar, balıkçıların Tayvan açıklarında deniz dibinden çıkardığı bir Denisovalı kaval kemiğini analiz ederek bu Pleistosen insanlarının yaşamlarına dair ilgi çekici ayrıntılar ortaya koydu.
Her şeyden önce radyokarbon tarihlendirmesi, Penghu 3 olarak bilinen örneğin 45.000 yıllık olduğunu gösterdi. Bu da Denisovalıların, modern insanların Okyanusya’ya giderken Güneydoğu Asya’dan geçtiği dönemde Tayvan’da bulunduğunu kanıtladı.
Araştırmacılar kemiğin uzunluğuna dayanarak Penghu 3’ün yaklaşık 190 santimetre boyunda olduğunu hesapladı. Bu, ortalama bir Homo sapiens ya da Neandertalden belirgin biçimde daha uzun. Kaval kemiği ayrıca iyileşmiş bir yaralanmanın izlerini taşıyordu. Henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş yeni bir çalışmanın yazarları, bu bireyin bir avı kovalarken yaralanmış olabileceğini düşünüyor.
Araştırmacılara göre bu anatomik özellikler, güçlü bedenlerini ve açık arazideki yüksek hareketliliklerini kullanarak düzenli avcılık yaptıkları, son derece hareketli bir yaşam tarzıyla uyumlu.
Çalışmanın yazarları bu iddiayı desteklemek için Penghu 3’ün bacak kemiği üzerinde izotop analizleri yaptı. Analizler, bu Denisovalının tükettiği bitkilerin savanlar ve taşkın ovaları gibi açık ortamlara özgü olduğunu gösterdi. Azot izotopu düzeyleri ise bu eski homininin çok miktarda et tükettiğini ve muhtemelen mega otçulları avladığını düşündürüyor.
Bu bulgu, Çin’deki bir mağarada Denisovalı kalıntılarıyla birlikte gün ışığına çıkarılan bir av silahları topluluğu da dahil olmak üzere son dönemdeki diğer keşiflerle de uyumlu. Araştırmacılar bu taş aletlere dayanarak, yerel Denisovalıların ortamlarını paylaştıkları çok sayıda büyük hayvanı avladığını öne sürmüştü.
Ancak şaşırtıcı bir şekilde izotop verileri, Penghu 3’ün yakındaki nehirlerin ve kıyı şeridinin sunduğu su ürünlerinin hiçbirini tüketmediğine işaret ediyor.
Yazarlara göre bölgenin anakaraya bağlı olduğu buzul döneminde Penghu Kanalı’nda bir eski nehir sisteminin bulunması son derece olası. Buna rağmen Penghu 3’te su kaynaklı besin tüketimine dair belirgin bir sinyal bulunamadı.
Buna karşılık o dönemde Çin’de ve Güneydoğu Asya’da yaşayan modern insanlar hem karasal hem de su ortamlarından yararlanarak çevrelerinde sunulan besinlerin tamamından faydalanıyordu.
Araştırmacılara göre bu durum, Doğu Asya’daki erken modern insanlar ile Denisovalılar arasında besin arama esnekliği bakımından dikkat çekici farklılıklar bulunduğunu gösteriyor.
Bu balıksız beslenmenin Denisovalıların akıbetini tam olarak nasıl etkilediğini söylemek zor ve soylarının tükenmesinin nedenine dair şu anda birkaç kuram bulunuyor. Ancak araştırmacılar bu yeni kanıtlara dayanarak, yaklaşık 45.000 yıl önce topraklarına giren Homo sapiens ile yaşanan rekabetin bu esrarengiz homininin sonuna katkıda bulunmuş olabileceğini öne sürüyor.
IFL Science. 9 Ekim 2026.
Makale: Yoneda, M. et al. 2026.